Ve bu medeniyeti yarattı, karanlığı ışığa döndüren bu harika tabloyu, ve bu medeniyeti uzaydan görebilirsiniz.그리고 이 문명을 만들어 냈죠. 여기 멋진 그림이 있습니다. 어둠을 빛으로 바꿈으로서 우리는
Ve bu medeniyeti yarattı, karanlığı ışığa döndüren bu harika tabloyu, ve bu medeniyeti uzaydan görebilirsiniz.ובנו את הציביליזציה הזאת, התמונה הנפלאה הזאת, שהפכה את החושך לאור
Ve bu medeniyeti yarattı, karanlığı ışığa döndüren bu harika tabloyu, ve bu medeniyeti uzaydan görebilirsiniz.و بنت هذة الحضارة، هذه الصورة الخلابة، التى حولت الظلام الى نور،
Ve bu medeniyeti yarattı, karanlığı ışığa döndüren bu harika tabloyu, ve bu medeniyeti uzaydan görebilirsiniz.このすばらしい写真のように 闇を明るく照らし出し 宇宙から見ても文明が見えるのです
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.A Einstein também acha que trabalhar em grutas e viajar pelo espaço são trabalhos perigosos.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Einstein azt is hiszi, hogy barlangokban dolgozni és az űrben utazni veszélyes munka.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Einstein dodatkowo uważa, że praca w jakiniach i podróżowanie w kosmosie mogą być bardzo niebezpieczne.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Einstein pensa anche che lavorare nelle cave e viaggiare nello spazio-- siano tutti lavori molto pericolosi.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Einstein vindt ook dat werken in grotten en door de ruimte reizen -- dat dat zeer gevaarlijke jobs zijn.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.아인슈타인은 동굴에서 일하는 거나 우주 여행을 하는거나 모두 위험한 직업이라 생각한답니다
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Nu är det så att Einstein vet att arbeta i grottor och att färdas genom rymden - båda är mycket farliga jobb.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Айнщайн също смята, знаете ли, че работата в пещери и пътуването в космоса -- това са много опасни работи.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.Енштейн також думає, що працювати в печерах і подорожувати через космос - це все дуже небезпечна робота.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.עכשיו, אינשטיין חושבת גם, אתם יודעים, לעבוד במערות ולטוס בחלל -- אלה עבודות ממש מסוכנות.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.الان، آينشتاين تعتقد أيضاً، تعلمون، العمل في الكهوف و السفر عبر الفضاء -- تلك كلها أشغال خطيرة جداً.
Ve Einstein ayrıca mağaralarda çalışmanın ve uzayda yolculuk yapmanın çok tehlikeli olduğunu düşünüyor.すごく危険な仕事だわ 落っこちるかもしれないもの
Ve geçen zamanın yarısında olanlar, geniş bir uzayda insanlığa ve Dünya'ya ilgisizlikle bakma ile ilgili.더 큰 우주 속에서 벌어진 일은 인류와 지구에 있어
Ve geçen zamanın yarısında olanlar, geniş bir uzayda insanlığa ve Dünya'ya ilgisizlikle bakma ile ilgili.To, čo sa medzitým stalo, prinieslo tento pocit bezvýznamnosti ľudstvu a Zemi vo väčšom vesmíre.
Ve geçen zamanın yarısında olanlar, geniş bir uzayda insanlığa ve Dünya'ya ilgisizlikle bakma ile ilgili.ומחצית הזמן מה שקרה היה מן סוג כזה של
Ve geçen zamanın yarısında olanlar, geniş bir uzayda insanlığa ve Dünya'ya ilgisizlikle bakma ile ilgili.وفى منتصف الوقت ، ماذا حدث هو علاقة هذا النوع من
Ve geçen zamanın yarısında olanlar, geniş bir uzayda insanlığa ve Dünya'ya ilgisizlikle bakma ile ilgili.起こったことは 大きな宇宙では 地球や 人類はちっぽけだという
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.E nonostante ciò, lo spazio intergalattico è così lontano che neanche lo vedreste.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.En toch is die intergalactische ruimte zo groot dat je het niet eens zou zien.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.És mégis, az intergalaktikus térből nézve, annyira messze van, hogy nem is látná.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Et pourtant, depuis l'espace intergalactique, c'est tellement loin que vous ne la verriez même pas.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.그런데도 그런 초신성의 빛조차 닿지 않을 정도로 은하간 공간은 아주 먼 곳입니다.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Napriek tomu všetkému, z medzigalaktického priestoru je to tak ďaleko, že by ste to nevideli.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.No entanto, no espaço intergaláctico, está tão longe que nem conseguíamos vê-la.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Pero, en el espacio intergaláctico, está tan lejos que ni la verías.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Přesto byste ji z intergalaktického prostoru na tu dálku ani nezahlédli.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Și totuși din spațiul intergalactic, este atât de departe că nici nu ați vedea-o.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Und dennoch, vom intergalaktischen Raum ist es so weit entfernt, dass man es nicht einmal sehen würde.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Vậy mà trong không gian liên ngân hà, nó xa tới độ bạn sẽ chẳng nhìn thấy nó.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.Αλλά στον διαγαλαξιακό χώρο θα ήσασταν τόσο απομακρυσμένοι που δε θα μπορούσατε καν να τη διακρίνετε.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.И все пак от междугалактичното пространство е толкова далеч, че дори няма да я видите.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.ובכל זאת מהחלל הבין גלקטי, זה כל כך רחוק שאפילו לא תראו אותה.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.ولكن من حيث القياسات الفضائية المجرية، فهي بعيدة جدا حتى إنك لن تراها.
Ve genede gökadalar arası uzaydan o kadar uzaktadır ki, göremezsiniz bile.見る事すらできないこともあるでしょう 加えてそこはとても冷たい-
Ve görsel lazer tarayıcılar için yazılım yazıyordum. Yani temelde bu, 3 boyutlu uzayda hareket idi.Я писал программы для лазерных сканеров, в основном, для движения в 3D пространстве.
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.그리고 그는 아마,' 어쩌면 우주에는 공기가 없어서 저 행성 들이 계속해서
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.Og han tænkte at måske var der ingen luft derude.
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.И той вероятно предположил че, може би няма въздух там.
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.והוא בטח שיער, כי יתכן ושם אין כלל אויר
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.واعتقدو عدم وجود مقاومه للهواء هناك
Ve o muhtemelen uzayda hava olmadığını teorize etti.だから、惑星は軌道を ずっと回り続けることができるんじゃないか、ってね。
Ve serbest düşen bir cisim, diyelim ki güneş geçiyor ve uzaydaki doğal eğriler boyunca yolundan sapacaktır.그리고 자유낙하하는 물체는 예를 들어, 태양 같은 것을 지나치게 되면 그 물체는 공간속에서 자유곡선을 따라
Ve serbest düşen bir cisim, diyelim ki güneş geçiyor ve uzaydaki doğal eğriler boyunca yolundan sapacaktır.Và một đồ vật rơi tự do đang trôi qua, mặt trời chẳng hạn, và nó sẽ bị làm cong theo đường cong tự nhiên.
Ve serbest düşen bir cisim, diyelim ki güneş geçiyor ve uzaydaki doğal eğriler boyunca yolundan sapacaktır.Y un objeto en caída libre pasaría, digamos, el Sol y se desviaría por las curvas naturales del espacio.
Ve serbest düşen bir cisim, diyelim ki güneş geçiyor ve uzaydaki doğal eğriler boyunca yolundan sapacaktır.וגוף בנפילה חופשית שיעבור, נאמר, ליד השמש, הוא ינוע לאורך העקמומיות
Ve serbest düşen bir cisim, diyelim ki güneş geçiyor ve uzaydaki doğal eğriler boyunca yolundan sapacaktır.و أن جسما في سقوط حر مارا بقرابة، لنقل، الشمس لسينعطف
Ve serbest düşen bir cisim, diyelim ki güneş geçiyor ve uzaydaki doğal eğriler boyunca yolundan sapacaktır.すぐそばを自由落下していたとすると その何かは 宇宙の湾曲に沿って運動することになります
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.그리고 이제 3D 공간에서 움직입니다-- 이렇게 위로 아래로.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.A poté se to začne pohybovat ve třech dimenzích -- nahoru a dolů.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.A teraz sa to začína hýbať v trojrozmernom priestore - hore alebo dole.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.A teraz zaczyna się poruszać w przestrzeni 3D więc w górę lub dół.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.E agora começa a mover-se em espaço tridimensional -- para cima ou para baixo.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.En nu begint het te bewegen in een drie-dimensionale ruimte - dus omhoog of omlaag.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.E ora inizia a muoversi in uno spazio tridimensionale - verso l'alto o verso il basso.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.Et maintenant il commence à se déplacer dans un espace en trois dimensions -- de haut en bas.
Ve sonunda üç-boyutlu uzayda aşağıya ve yukarıya doğru hareket etmeye başlar.Iar acum începe să se miște în spațiu tridimensional -- deci în jos sau în sus.