Ana içeriğe geç
Sözlük

uzayda ile cümle

uzayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Bản thân các thiên hà không nằm ngẫu nhiên trong không gian, chúng có xu hướng co cụm lại.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galakser selv er ikke strøget tilfældigt i rummet; de har det med at hænge i hobe.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaksi itu sendiri tidak terpencar secara acak di alam; mereka cenderung berkelompok.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaktyki występują w gromadach. Galaktyki występują w gromadach.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaxien selber sind nicht zufällig im Universum verstreut; sie tendieren dazu, in Clustern aufzutreten.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaxie samotné nejsou náhodně rozesety v prostoru; mají sklon k tomu se kupit.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Galaxiile însele nu sunt presărate aleator în spaţiu; ele tind să se grupeze.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.은하 그 자체는 우주에 임의적으로 뿌려진게 아닙니다. 그것들은 은하단을 이룹니다.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Las propias galaxias no están repartidas aleatoriamente por el espacio, sino que tienden a acumularse.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Le galassie inoltre non si trovano sparse a caso nello spazio; tendono a formare ammassi.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Sterrenstelsels zelf zijn niet willekeurig verspreid in de ruimte; ze hebben de neiging te clusteren.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Οι ίδιοι οι γαλαξίες δεν είναι σκορπισμένα τυχαία στο χώρο. Τείνουν να ομαδοποιούνται.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Галактики сами по себе не разбросаны случайно в космосе, они имеют тенденцию скапливаться в группы.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.Галактиките не са безразборно разпръснати в пространството; те проявяват склонност към групиране.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.הגלקסיות עצמן לא מפוזרות באופן אקראי בחלל הן נוטות ליצור צבירים
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.بل إن المجرات لا تنتشر في الفضاء عشوائيا ؛ ولكن تتجه إلى التجمع.
Gökadalar uzayda rasgele serpiştirilmemişlerdir, öbeklenmeye çalışırlar.集合体を作る性質を持っています これは有名な集合体の例で かみのけ座銀河団と言います
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.Sen lisäksi valmistan teitä avaruustyön kovuuteen-
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.- skal jeg lære jer at klare påvirkningerne i rummet -
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.?כמה זה עלה, 400 דולר
Görevim, sizi uzaydaki fiziksel ve ruhsal zorluklara karşı eğitmek.مهمتى أن أدربكم على التعامل مع العقل والطبيعية الجسدية للعمل في الفضاء
Gündüz vakti uzaydan bakınca yedi milyar insanı zor görürsünüz. Orada yaşıyoruz.Durante il giorno, guardando dallo spazio, sette miliardi di persone si vedono appena.
Gündüz vakti uzaydan bakınca yedi milyar insanı zor görürsünüz. Orada yaşıyoruz.Vous savez, en journée, depuis l'espace vous ne pouvez pas voir qu'il y a 7 milliards de personnes sur Terre.
Gündüz vakti uzaydan bakınca yedi milyar insanı zor görürsünüz. Orada yaşıyoruz.Την ημέρα, όταν κοιτάτε από το διάστημα μετά βίας βλέπετε τα 7 δισ. ανθρώπους.
Gündüz vakti uzaydan bakınca yedi milyar insanı zor görürsünüz. Orada yaşıyoruz.В дневное время, глядя из космоса, едва можно увидеть 7 миллиардов людей.
Gündüz vakti uzaydan bakınca yedi milyar insanı zor görürsünüz.בשעות היום, כשצופים מהחלל,
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.A poluição, o aquecimento global, essas coisas, têm consequências distantes no tempo e no espaço.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Föroreningar, global uppvärmning: för de här sakerna är konsekvenserna avlägsna i tid och rum.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Forurening, global opvarmning, disse ting -- konsekvenserne er langt ude i fremtiden.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Globalne ocieplenie, zanieczyszczenia - powiązania są odległe w czasie i przestrzeni.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.환경오염, 지구 온난화 등의 이런 것들은 그 결과가 시공간과 멀리 떨어져 있습니다.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.La contaminación, el calentamiento global, esas cosas, las consecuencias están distantes en tiempo y espacio.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Poluarea, încălzirea globală, toate aceste lucruri au consecințe îndepărtate în timp și spatiu.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Polusi, pemanasan global, hal-hal ini, konsekuensi menjadi sangat jauh dalam ruang dan waktu.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Szennyezés, globális felmelegedés, ezek a dolgok -- a következmények messze vannak időben és térben.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Verschmutzung, globale Erwärmung, diese Dinge, die Konsequenzen sind zeitlich und räumlich weit entfernt.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Vervuiling, de opwarming van de aarde, dit soort dingen, de gevolgen zijn ver weg in tijd en ruimte.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Znečištění, globální oteplování atd., důsledky jsou vzdálené v čase i prostoru.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Μόλυνση, υπερθέρμανση, όλα αυτά τα προβλήματα, έχουν συνέπειες που θα τις δούμε στο μακρινό μέλλον.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Замърсяване, глобално затопляне, тези неща, следствията са отдалечени във времето и пространството.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Последствия загрязнений, глобального потепления и многого другого очень далеки во времени.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.זיהום, התחממות גלובלית, דברים כאלה התוצאות הן רחוקות בזמן ובמרחב
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.التلوث, الاحترار العالمي, و هكذا أشياء, آثارها بعيدة في الزمان و المكان.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.その因果関係は時間 空間共にスケールが違います 教訓を肌で感じ 学ぶことは非常に難しいですが
Hayatı idame için tüm bunlara ihtiyacınız vardır - uzayda ya da suyun altında.매우 감사해 한다는 점에서 비슷합니다.
Hayatı idame için tüm bunlara ihtiyacınız vardır - uzayda ya da suyun altında.- всего того, что необходимо, чтобы выжить в космосе или под водой.
Hayatı idame için tüm bunlara ihtiyacınız vardır - uzayda ya da suyun altında.כל הדברים שאתה צריך על מנת להשאר בחיים בחללית או מתחת לפני הים.
Hayatı idame için tüm bunlara ihtiyacınız vardır - uzayda ya da suyun altında.كل المتطلبات التي تحتاجها للبقاء على قيد الحياة في الفضاء أو في أعماق البحار.
Hayatı idame için tüm bunlara ihtiyacınız vardır - uzayda ya da suyun altında.宇宙飛行士のジョー・アレンからもこう聞きました
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helium-3: très rare sur la surface de la Terre, très commun dans l'espace.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.헬륨-3는 지구상에서는 보기 힘들지만 우주에는 매우 흔하죠.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Hel-3, bardzo rzadki na Ziemi, powszechny w kosmosie.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helio 3: molto raro sulla superficie della Terra, molto comune nello spazio.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helio-3: muy raro en la superficie de la Tierra, muy común en el espacio.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Heliu-3: foarte rar pe suprafața Pământului, foarte comun în spațiu.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helium-3: hyvin harvinaista Maan pinnalla, hyvin yleistä avaruudessa.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helium-3: meget sjælden på overfladen af jorden, meget almindelig i rummet.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helium - 3: rất hiếm trên bề mặt Trái Đất, rất thông dụng trong vũ trụ.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Helium-3: zeer zeldzaam op het aardoppervlak, veel te vinden in de ruimte.
Helyum-3: Dünyanın yüzeyinde çok nadir ama uzayda sıkça.Ήλιο-3: πολύ σπάνιο στην επιφάνεια της Γης, πολύ κοινό στο διάστημα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod