Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.Tuan Presiden, pesawat ulang-alik Atlantis baru meletup di ruang angkasa.
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.- Un attacco a sorpresa! Signor Presidente, Atlantis č appena esplosa.
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.Κύριε Πρόεδρε, το "Ατλάντις" εξεράγη στο διάστημα.
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.Г- н Президент, "Атлантис" се взриви в космоса.
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.- Ракетна атака? Г-н Президент, "Атлантис" се взриви в космоса.
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.שתיים: פיקוד ההגנה האווירית של צפון ארה"ב ומפקדת החלל
Bay Başkan, uzay mekiği Atlantis, uzayda infilak etti.سيدى الرئيس المركبة الفضائية أطلانطس انفجرت فى الفضاء
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Alors j'ai tendance à considérer qu'il y a une sorte de hiérarchie des cyber-besoins dans l'espace.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.De manier waarop ik erover denk is als een hiërarchie van cyberbehoeften in de ruimte.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Entonces la manera en que suelo considerarlo es como una jerarquía de cibernecesidades.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Hajlamos vagyok úgy megközelíteni, hogy létezik a "szájberszükségleteknek" egy hierarchiája.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Ich neige also dazu, es so zu sehen, dass es eine Hierarchie der Cyber-Bedürfnisse in diesem Raum gibt.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Il modo in cui tendo a pensarla io è come una gerarchia di cyber bisogni nello spazio.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Jadi saya cenderung untuk berpikir ini seperti piramida kebutuhan-cyber.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.그렇기에 제가 생각하곤 하는 방식은 일종의 사이버욕구의 위계 구도입니다.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Modul in care tind sa vad lucrurile este sub forma unei ierarhii a cyber-nevoilor in spatiu.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Por isso tenho tendência a pensar nisto como uma hierarquia das cibernecessidades no espaço.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Představuji si to jako jakousi hierarchii kybernetických potřeb v prostoru.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Przypomina mi to więc hierarchię cyber-potrzeb w przestrzeni.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Så jag brukar tänka på det som en hierarki av cyberbehov i rymden.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Ο τρόπος λοιπόν που τείνω να σκέφτομαι γι'αυτό είναι σαν μία ιεραρχία κυβερνο-αναγκών στο διάστημα.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Затова начинът, по който съм склонен да мисля за него, е като йерархия от кибернужди в пространството.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.Так что я склонен относиться к этому как к иерархии киберпотребностей.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.ואני נוטה לחשוב על כך כעל מידרג של צרכים וירטואליים.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.لذا فالطريقة التي أميل للتفكير بها هي مثل التسلسل الهرمي للإحتياجات على الإنترنت في الفراغ.
Benim burada düşünmeye çalıştığım şey uzaydaki sanalihtiyaçlar gibi bir hiyerarşi.サイバー環境の 必要段階説です マズローの欲求段階説 みたいですけどね
Beynimiz bu noktanın üç boyutlu uzayda nerede olduğunu anlamaya çalışır. -이 사람, 정확히 말하면 이 사람의 뇌가 3차원 공간에서 이 점이 어디에 위치하고 있을지를 추정하는 것입니다
Beynimiz bu noktanın üç boyutlu uzayda nerede olduğunu anlamaya çalışır. -Ja sam lub mój mózg będzie próbował zastanowić się, gdzie ten punkt jest w trój wymiarowej przestrzeni.
Beynimiz bu noktanın üç boyutlu uzayda nerede olduğunu anlamaya çalışır. -Lembre-se, este é o lado direito do livro Este é o lado que tem a parte curvilínea do B
Beynimiz bu noktanın üç boyutlu uzayda nerede olduğunu anlamaya çalışır. -Това е, което хората наричат огледален образ. Той обръща ляво и дясно и може да помислите, защо е така.
Beynimiz bu noktanın üç boyutlu uzayda nerede olduğunu anlamaya çalışır. -ואבין, או המוח שלי ינסה להבין איפה קיימת הנקודה
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Bagaimana kesadaran Anda menangani tubuh Anda yang sedang didelokalisasi dalam ruangan?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Come farebbe la vostra coscienza a reagire al fatto che il vostro corpo è delocalizzato nello spazio?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Comment votre conscience pourrait gérer le fait que votre corps soit séparé dans l'espace?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?¿Cómo actuaría tu consciencia si tu cuerpo estuviera deslocalizado en el espacio?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Como é que a vossa consciência lidaria com o vosso corpo deslocalizado no espaço?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Cum ar trata conştiinţa voastră delocalizarea în spaţiu a corpului vostru?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Hoe zou je bewustzijn omgaan met je lichaam gedelokaliseerd in de ruimte?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Hogyan kezelné a tudatuk azt, hogy a testük kikerülne a térből?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Jak by vaše vědomí zvládlo vaše tělo delokalizované v prostoru?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Jak twoja świadomość radziłaby sobie z ciałem zdelokalizowanym w przestrzeni?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Kako bi se vaša zavest odzivala na vaše telo, dislocirano v prostoru?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?여러분의 신체가 공간 상에 흩어져 있는 것을 여러분의 의식은 어떻게 받아들일까요?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Nhận thức của bạn sẽ điều khiển cơ thể bạn bị phân tách trong không gian như thế nào?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Wie würde Ihr Bewusstsein damit umgehen, dass Ihr Körper im Raum delokalisiert ist?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Как ваше сознание справлялось бы с тем, что тело ваше делокализовано?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Как вашето съзнание ще управлява тялото ви, което се премества в космоса?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?Як ваша свідомість справлялась би з тим, що ваше тіло делокалізоване?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?כיצד התודעה שלנו תתיחס לגופנו שאינו נמצא במקום מוגדר בחלל?
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?كيف سيتعامل عقلك الواعي مع " التموضع المختلف في الفضاء "
Bilinciniz, uzayda yeribelli olmayan vücudunuzu nasıl yönetebilirdi?空間の一ヶ所に存在しない体に対応するのでしょうか? 話にはもう一つ続きがあります
Bir başka fikir, bir diğer çoklama yolu da uzayda çoklamadır.다른 생각, 다른 방법의 다중 처리로는 공간 활용입니다.
Bir başka fikir, bir diğer çoklama yolu da uzayda çoklamadır.עכשיו, עוד רעיון, דרך נוספת לריבוב היא ריבוב בחלל,
Bir başka fikir, bir diğer çoklama yolu da uzayda çoklamadır.والآن، فكرة أخرى، طريقة أخرى للمضاعفة هي المضاعفة في الحيز
Bir başka fikir, bir diğer çoklama yolu da uzayda çoklamadır.空間的多重化では 神経細胞の別々の部分で
Bir Fransız uydusu, uzayda bir cisim belirledi.Een Franse satelliet vond...
Bir Fransız uydusu, uzayda bir cisim belirledi.Egy francia műhold észlelte...
Bir Fransız uydusu, uzayda bir cisim belirledi.En fransk satellit har upptäckt...
Bir Fransız uydusu, uzayda bir cisim belirledi.Ranskalainen satelliitti on havainnut...
Bir Fransız uydusu, uzayda bir cisim belirledi.[Reporter] Ein französischer Satellit hat im All ein Objekt ausgemacht.