George Liska'ya göre, "gereksiz yere uzayan Bizans–Pers anlaşmazlığı İslam'ın yolunu açtı".По словам Джорджа Лиски, «излишне длительный византийско-персидский конфликт открыл путь исламу».
Astos, bir tanesini teftiş ederken tuzağa düşer ve kapsül uzaya fırlatılıp patlatıldığında ölür.Астос оказывается взаперти одной из них и погибает, когда та выбрасывается в космос и взрывается.
Modül 7 Şubat 2008 tarihinde Atlantis uzay mekiğinin STS-122 uçuşu sırasında uzaya fırlatıldı.Модуль был запущен 7 февраля 2008 года, на борту шаттла «Атлантис» в ходе полёта STS-122.
SpaceX Dragon uzayaracını geliştirmeye 2004 yılının sonlarına doğru başladı.SpaceX начала разработку космического корабля Dragon в конце 2004 года.
Bu ölçümler ise sekiz saate kadar uzayabiliyordu.Этот режим мог длиться до 8 часов.
Dizinin yaratıcısı Joss Whedon dizi hakkında "Dokuz kişinin uzaya bakıp, dokuz farklı şey görmesi." dedi.Уидон говорил, что это сериал о «девяти людях, которые смотрят в темноту космоса и видят девять разных вещей».
12 Nisan - Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu.12 апреля — Юрий Гагарин стал первым человеком в космосе.
Ayrıca uzay teknolojisi ve uzaya yapılan uçuşlarla ilgili birçok kitabı vardır.Автор нескольких книг о космических технологиях и полётах в космос.
Bir kısmı ise süresiz olarak uzaya gönderilirler.Затем пару изгоняют в космос.
Bu yöntem Japon IKAROS (İng: IKAROS) güneş yelkeni uzayaracı ile başarılı bir şekilde test edilmiştir.Солнечный парус в качестве движителя был успешно испытан на японском аппарате «IKAROS».
Birbiriyle neredeyse aynı iki uzay aracı 2006 yılında uzaya fırlatıldı.Ранее, в июле 2014 года, с помощью такой же ракеты-носителя уже были выведены на орбиту два подобных спутника.
1928'de Oslo'lu bilim adamları uzaya kısa dalga sinyalleri göndermişlerdir.В 1929 году DLS на коротких волнах запустил свою иновещательную службу Weltrundfunksender.
Anten: Elektromanyetik enerjiyi uzaya yayar.При интерференции энергия волн перераспределяется в пространстве.
1970 - Apollo 13 uzaya fırlatıldı.1970 — запущен Аполлон-13.
(Daha erken olabildiği gibi 18. aya kadar da uzayabilir).(X век) или ещё более раннем.
Bu aether'ın yıldızlararası uzaya uzandığı düşünülmüştür.По мнению авторов, его поставляет межзвездное пространство.
Açıklıkların hepsi ışıkla dolduğunda, uzayaracı ufka göre merkezileştirilmiş oluyordu.Заполучив всё необходимое, они понеслись к обозначенному фонарём месту.
STS-26: Uzay mekiği Challenger felaketinden sonra uzaya dönüş (STS-51-L).100-м пилотируемым полётом после гибели шаттла «Челенджер» (STS-51-L).
1965 - İlk Sovyet haberleşme uydusu, Maniya-1 uzaya fırlatıldı.1965 — в космос запущен первый советский спутник связи «Молния-1».
Bu uyduda, uzaya giden ilk hayvan olan Laika adlı köpek de bulunuyordu.Группа названа в честь собаки по кличке Лайка, которая была первым животным на околоземной орбите.
Pting'e bolca enerji verip onu uzaya fırlatır.Доктор скармливает её птингу, давая предостаточно энергии, и выбрасывает его обратно в космос.
19 Nisan 1971'de ilk insanlı uzay istasyonu olan Salyut 1'i uzaya gönderdiler.19 апреля 1971 года на орбиту была выведена первая космическая станция «Салют-1».
Plastik olduğu için uzayabilir.Может использоваться в качестве пестицида.
Dövüşçü, uzayan ayak ve kolları ile uzak dövüşte avantaj sağlamaktadır.Она оказывается очень хорошей платформой, прежде всего для ударов руками или ногами с дальней дистанции.
George Liska'ya göre, "gereksiz yere uzayan Bizans–Pers anlaşmazlığı İslam'ın yolunu açtı".حسب جورج ليسكا , في "لفترات طويلة دون داع الصراع البيزنطي–الفارسي فتح الطريق أمام الإسلام".
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.الأعراض عادة ما تتحسن خلال يومين، ولكن قد تستمر لمدة تصل إلى سبعة أيام.
Bu adalar gel-git girişleri hariç, bariyer zincirler kesintisiz bir şekilde 100 kilometreden fazla uzayabilir.باستثناء مداخل المد والجزر التي تفصل بين الجزر، قد تمتد سلسلة الحاجز دون انقطاع لأكثر من مائة كيلومتر.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.للتقليل من هذه المخاطرة، أُجريت عملية شطف بغاز النيتروجين قبل إطلاق المقراب إلى الفضاء.
Dragon uzayaracı SpaceX'in NASA'ya 2006 Mart ayında sunduğu önerisinin bir parçasıydı.وكانت المركبة الفضائية دراجون جزءا من تطويرات مؤسسة سبيس إكس ، و قُدمت إلى ناسا في مارس 2006.
NASA'nın Spitzer Uzay Teleskopu uzaya fırlatılmış en büyük kızılötesi teleskoptur.سبكتر-R وكانت الإذاعة أكبر تلسكوب الفضاء في المدار.
Valentina Tereşkova – Kozmonot Uzaya çıkan ilk kadındır.فالنتينا تيريشكوفا تصبح أول امرأة تطير في الفضاء.
İnanılmaz boyutlarda uzayabilme ve eseneme gücü vardır.لديها ردود الفعل لا يصدق والقدرة على شم المتاعب.
On saniye sonra uzayaracı roketten ayrılır ve yörüngeye girer.بعد 10 دقائق و 42 ثانية من الإقلاع وصل الصاروخ إلى مدار حول الأرض.
Bu özel durumda çift tabakalar oluşturulmaktadır, yük ayırma, bazı Debye uzunluklarını uzayabilir.بهذه الحالة الخاصة تكون الطبقات المزدوجة متشكلة ويمكن أن يمتد توزيع الشحن إلى عشرات من أطوال ديباي.
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.فالمركبة الفضائية من بين الكواكب الحالية تفعل هذا مع سلسلة من التعديلات ذات المدى القصير.
Aksi halde, uzayadamının dünyaya dönmeni mümkün olmayacaktı.وعند إجراء ذلك فلن يكون هناك إمكانية للعودة التلقائية إلى الأرض.
Uzaya çıkışını Soyuz TM-32, inişini ise Soyuz TM-31 aracı ile gerçekleştirdi.شارك في المهمات الفضائية: Soyuz TM-31 Soyuz TM-32.
25 Ağustos 2012 tarihinde voyager, Heliosfer'i aşarak yıldızlar arası uzaya ulaşmıştır.وبالحساب الفلكي يعتبر اليوم 25 أغسطس يوم دخول نجم سهيل.
Ayrıca uzaya ilk giden hayvan türüdür.الحيوان الوحيد الذي يستطيع العيش في الفضاء.
Valentina Tereşkova 16 Haziran 1963'te Vostok 6'yla uzaya gönderilen ilk kadın oldu.فالنتينا تيريشكوفا، أول امرأة في الفضاء، تدور حول الأرض 48 مرة على متن فوستوك 6 في 16 يونيو 1963.
Uzun sürebilir; hastalığın toplam süresi 1 yıla uzayabilir.قد يستغرق العلاج ما يصل إلى سنة واحدة للقضاء تماما على المرض.
Sonunda Ay'a iniş yapacak aracı tasarlayıp görev alacak uzayadamlarını seçtiler.ثمة مهمة أخرى كانت لدى المركبة وهي تهيئة الظروف لتحليق رواد الفضاء إلى القمر واختيار موقع لهبوطهم.
Uzay aracı bu yörünge için yeterli kaçış hızı ile gezegenler arası uzaya fırlatılmalıdır.وسوف تحصل مركبة الفضاء على سرعة هروب لإرسالها في طريقها إلى فضاء ما بين الكواكب.
2006 - Marcos Pontes, uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.2006 — Marcos Pontes é o primeiro astronauta brasileiro a viajar para o espaço.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Os sintomas geralmente melhoram em dois dias, mas podem durar até sete dias.
Astos, bir tanesini teftiş ederken tuzağa düşer ve kapsül uzaya fırlatılıp patlatıldığında ölür.Astos fica preso em uma que ele está inspecionando, e morre quando a cápsula é lançada no espaço e explode.
Oğlu Roman Romanenko da kozmonottur ve Mayıs 2009’da Soyuz TMA-15 ile uzaya çıkmıştır.Seu filho, Roman Romanenko, também é um cosmonauta e já foi ao espaço em maio de 2009 na missão Soyuz TMA-15.
Gagarin: "Uzayaracı normal çalışıyor.Gagarin informa:"..a nave está operando normalmente.
Soyuz 21 uzayadamları istasyonda 7 Temmuz - 24 Ağustos 1976 arasında görev yaptı.Os cosmonautas da Soyuz 21 trabalharam na estação de 7 de Julho a 24 de Agosto de 1976.
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.As atuais naves interplanetárias fazem-no com uma série de ajustamentos de trajetória de curto prazo.
Ayrıca uzay teknolojisi ve uzaya yapılan uçuşlarla ilgili birçok kitabı vardır.É autor de diversos livros sobre tecnologia espacial e voos espaciais.
Amerikalı uzayadamı Tom Stafford, cenazeye katılanlar arasındaydı.O astronauta norte-americano Tom Stafford ajudou a carregar o caixão.
Ayrıca yaptığı icatlarının birkaçı uzaya fırlatılmıştır.Uma parte de suas cinzas foi lançada ao espaço.
Her yıldız sürekli olarak gazın uzaya akmasına neden olan bir yıldız rüzgârı üretir.Toda estrela gera um vento estelar de partículas, que causa um fluxo contínuo de saída de gás para o espaço.
Diğer bir deyişle, karasal ekvatorun uzaya bir yansımasıdır.Em outras palavras, é uma projeção do equador terrestre para o espaço.
Güneş'in merkezinde bulunan her gama ışını uzaya kaçmadan önce birkaç milyon görünür ışık fotonuna dönüşür.Cada raio gama no núcleo solar é convertido em vários milhões de fótons visíveis antes de escaparem no espaço.
Fakat bu süre kısalabileceği gibi uzayabilir de.É quanto você pode durar.
12 Nisan - Yuri Gagarin uzaya çıkan ilk insan oldu.12 de abril - Yuri Gagarin, primeiro homem no espaço.
Uzaya giden ilk Suriyeli ve ikinci Arap'tır.Ele foi o segundo árabe e primeiro e único cidadão da Síria no espaço.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.Para reduzir esse risco, foi realizada uma limpeza com gás nitrogênio antes do lançamento.