Çünkü tedirgin endişeli uzaya bakıp yaratıcı güvende ve civelek olamazlardı.وغير آمن ، لا يمكنك رفع رأسك للذهاب و تقلع في الفضاء و تكون مرحا و آمن و خيالي .
Çünkü tedirgin endişeli uzaya bakıp yaratıcı güvende ve civelek olamazlardı.遊び心や安心感を抱けず 想像力も失われます 精神的に生きて帰れた人達は
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Ainda não estamos no espaço exterior.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz. Anlaşıldı, Houston.Orosz űrállomás látható.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz. Anlaşıldı, Houston.Station russe en vue.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz. Anlaşıldı, Houston.Veo la estación espacial.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Chưa ra đến không gian bên ngoài! Nghe rõ, Houston.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.De echte ruimte komt nog.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.- Încă nu am ieşit în spaţiu. - Recepţionat.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Jsme teprve na začátku vesmíru.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Kita belum di angkasa luar.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Nismo še v pravem vesolju.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Non siamo ancora entrati nel cosmo.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Przed nami przestrzeń pozaziemska.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Vielä ei olla edes ulkoavaruudessa!
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Vi er stadig ikke i det ydre rum!
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Vi har inte nått yttre rymden än!
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Δεν βγήκαμε ακόμα στο διάστημα.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Още не сме в открития космос.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Още не сме в открития космос.
Dış uzaya henüz gitmiyoruz..משאבת דלק שם למטה
Dış uzaya henüz gitmiyoruz.لم نصل إلى الفضاء الخارجى بعد
Dünya'da gizlenmek yerine uzaya yayılmaktır.지구 위에서만 남아있을 것이 아니라 우주로 펴져 나가야 한다는 것입니다
Dünya'da gizlenmek yerine uzaya yayılmaktır.là không chỉ núp mình trên trái đất, mà là vươn ra không gian.
Dünya'da gizlenmek yerine uzaya yayılmaktır.הוא להפסיק להסתתר על כוכב הלכת ארץ אלא לצאת ולהתפזר בחלל החיצון.
Dünya'da gizlenmek yerine uzaya yayılmaktır.ليس في أن نكمن في كوكب الأرض بل أن ننتشر في الفضاء.
Dünya'da gizlenmek yerine uzaya yayılmaktır.宇宙に広がってゆくことにかかっている こういった大きな問いに対する答えによって
Dünya'yı ve Dünya'daki insanları kalıcı olarak uzaya taşımamız bizim ömrümüz içinde olacak.Ještě v průběhu našeho života opustíme Zemi, lidé opustí Zemi, odpoutají se od ní.
Dünya'yı ve Dünya'daki insanları kalıcı olarak uzaya taşımamız bizim ömrümüz içinde olacak.우리가 살고 있는 지금 이 시대에
Dünya'yı ve Dünya'daki insanları kalıcı olarak uzaya taşımamız bizim ömrümüz içinde olacak.זה יקרה בימי חיינו, אנחנו הולכים לקחת את כדור הארץ,
Dünya'yı ve Dünya'daki insanları kalıcı olarak uzaya taşımamız bizim ömrümüz içinde olacak.في نطاق حياتي ... ان استطيع ان اخرجكم جميعاً
Dünya'yı ve Dünya'daki insanları kalıcı olarak uzaya taşımamız bizim ömrümüz içinde olacak.行われるようになるでしょう これはエキサイティングなことです
Dur, bebeğim. Hayır, hayır. Uzaya gidiyorum ve geri dönmeyeceğim.Je pars dans l'espace et je reviens pas.
Dur, bebeğim. Hayır, hayır. Uzaya gidiyorum ve geri dönmeyeceğim.Lecę w kosmos, i mogę nie wrócić!
Dur, bebeğim. Hayır, hayır. Uzaya gidiyorum ve geri dönmeyeceğim.Me voy al espacio y no voy a regresar.
Dur, bebeğim. Hayır, hayır. Uzaya gidiyorum ve geri dönmeyeceğim.Излитам в космоса и няма да се върна!
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.이 구불어진 12차원 공간을 평평한 4차원 공간으로 변형합니다.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Bierzemy tę zakrzywioną 12-wymiarową przestrzeń i ją modyfikujemy w płaską przestrzeń 4-wymiarową.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Fogjuk ezt a hajlított 12-dimenziós teret, és transzformáljuk egy lapos, négydimenziós térbe.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Luăm acest spaţiu curbat cu 12 dimensiuni şi îl transformăm într-un spaţiu uniform cu 4 dimensiuni.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Nous profitons de cet espace courbe à 12 dimensions et le transformons en un espace plat à quatre dimensions.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Prendiamo questo spazio curvo 12-dimensionale e lo trasformiamo in uno a 4 dimensioni.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Tomamos este espaço curvo de 12 dimensões e transformamo-lo num espaço plano de quatro dimensões.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Usamos este espacio curvo de 12 dimensiones y lo transformamos en un espacio plano de 4 dimensiones.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Vezmeme tento zakrivený 12-rozmerný priestor a transformujeme ho na plochý, štvorrozmerný priestor.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Vezmeme tento zakřivený dvanáctirozměrný prostor a přeměníme jej na plochý čtyřrozměrný prostor.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.We nemen deze 12-dimensionale gekromde ruimte en vormen ze om tot een vlakke vierdimensionale ruimte.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Παίρνουμε αυτόν τον κυρτό χώρο των 12 διαστάσεων και τον μετατρέπουμε σε έναν επίπεδο τετραδιάστατο χώρο.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Вземаме това извито 12-мерно пространство и го трансформираме в плоско четиримерно пространство.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.Візьмемо цей викривлений 12-вимірний простір і перетворимо його на чотиривимірну площину.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.אנו נוטלים את המרחב ה-12-מימדי והופכים אותו למרחב שטוח 4-מימדי.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.نأخذ هذا الفضاء المنحني المحتوي على 12 بُعد ونُحوله الى فضاء مُسطح من أربعة أبعاد.
Eğik 12 boyutlu uzayı alıyoruz ve onu dört boyutlu düz bir uzaya dönüştürüyoruz.平らな4次元空間に 変換しています その4次元空間は
Elbette, henüz uzayın başlangıcındayız. Dış uzaya henüz gitmiyoruz.Und wir sind gerade erst am Rande des Weltalls!
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu.Ale kiedy poleciałam w kosmos, wzięłam ze sobą kilka przedmiotów.
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu. Bunlardan biriDar când am fost în spațiu, când am fost în spațiu am avut un număr de lucruri cu mine acolo.
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu.그러나 제가 우주에 갔을때, 저는 수 많은 것들을 가지고 갔답니다.
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu.Mais quand je suis allée dans l'espace, j'ai apporté plusieurs choses avec moi.
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu.Ma quando andai nello spazio, quando andai nello spazio portai con me una serie di cose.
Fakat ben uzaya gittiğimde yanımda götürdüğüm bazı şeyler oldu.Nhưng khi tôi bước vào vũ trụ, khi tôi vào vũ trụ tôi mang theo nhiều thứ