Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.massa tietoisuuteen. Sitten astronautit menivät avaruuteen ja kokivat tämän eristäytynäisyyden huipun.
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.Mentre lo sbarco sulla luna rappresentò l'apice della separazione.
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.Myslím že to začalo v 60. letech, s ekologickým hnutím, to bylo první probuzení davového vědomí.
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.Και οι αστροναύτες πήγαν στο διάστημα και βίωσαν την επιτομή του διαχωρισμού.
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.電送された写真は、
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."A proto chci povzbudit veřejný zájem o vesmír."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Aşadar, vreau sǎ stimulez interesul publicului pentru spaţiu."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."C'est pourquoi j'encourage l'intérêt de tous pour l'espace."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Chcę promować publiczne zainteresowanie przestrzenią".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Do đó tôi muốn thúc đẩy sự quan tâm của công chúng về vũ trụ."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."E quindi voglio incoraggiare l'interesse della gente per lo spazio."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Ezért szeretném bátorítani az érdeklődést az űr iránt."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Ik wil daarom de publieke interesse in de ruimte aanmoedigen."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Jag vill därför uppmuntra allmänhetens intresse för rymden."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Karena itu saya ingin mendorong ketertarikan masyarakat pada ruang angkasa. "
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."그렇기 때문에 나는 우주에 대한 사람들의 관심을 북돋아 주고 싶다" 라고요.
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Por lo tanto quiero crear interés público en el espacio."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Portanto, quero encorajar o interesse público no espaço".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Und deshalb will ich das allgemeine Interesse am Weltraum fördern."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Θέλω λοιπόν να ενθαρρύνω το δημόσιο ενδιαφέρον για το διάστημα".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Заради това искам да насърча обществения интерес към космоса."
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Поэтому хочу поощрить интерес общественности к космосу".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."Тому хочу заохотити зацікавлення суспільства до космосу".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."ולכן אני רוצה לעודד את העניין של הציבור בחלל".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."لذلك أريد أن أشجع إهتمام العامة بالفضاء".
Ben de bu yüzden uzaya karşı halkın ilgisini arttırmayı arzu ediyorum."彼を連れてケネディ宇宙センターを出て
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Acho que a raça humana não tem future se não for para o espaço.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Cred cǎ rasa umanǎ nu are un viitor decât dacǎ merge în spaţiu.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Creo que la raza humana no tiene futuro si no va al espacio.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Dla rasy ludzkiej nie ma przyszłości bez lotów w kosmos.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Hiszem, hogy az emberi fajnak nincs jövője, ha nem megy az űrbe.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Ich denke, dass die Menschheit keine Zukunft hat, wenn sie sich nicht in den Weltraum aufmacht.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Jag tror att mänskligheten inte har någon framtid om vi inte ger oss ut i rymden.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Je pense que la race humaine n'a pas de futur si elle ne va pas dans l'espace.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.내 생각에는 만약 우주로 진출하지 않는다면 인류의 미래는 존재하지 않는다.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Myslím, že lidská rasa nemá budoucnost, pokud nevycestuje do vesmíru.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Penso che la razza umana non abbia un futuro se non va nello spazio.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Saya rasa umat manusia tidak memiliki masa depan jika tidak ke luar angkasa.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Tôi nghĩ rằng nhân loại sẽ không có tương lai nếu không đi ra ngoài không gian.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Πιστεύω ότι το ανθρώπινο είδος δεν έχει μέλλον αν δεν πάει στο διάστημα.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Вважаю, що у людської раси немає майбутнього, якщо люди не полетять у космос.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Мисля, че човешката раса няма бъдеще, освен ако не излезе в космоса.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.Считаю, что у человеческой расы нет будущего, если она не пойдет в космос.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.אני חושב שלמין האנושי אין עתיד אם הוא לא יוצא לחלל החיצון.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.أظن أن ليس للبشرية مستقبل إن لم تذهب الى الفضاء.
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır.だから宇宙について大衆の関心を喚起したいのだ」と
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.A minha resposta é uma parede de arenito feita com bactérias e areia solidificada, alongando-se pelo deserto.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.대응책은 사암벽입니다. 박테리아와 단단히 만든 모래로 만들어져 사막을 가로질러 펼쳐진 벽입니다.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.Moją odpowiedzią jest mur z piaskowca wykonany z bakterii i zbrylonego piasku, ciągnący się przez pustynię.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.Моят отговор е стена от пясъчник, изградена от бактерии и втвърден пясък, простираща се през пустинята.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.התשובה שלי היא קיר אבן חול שעשוי מבקטריה וחול מוקשה, שנמתח לרוחב המדבר.
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.وردي هو جدار مكون من الحجر الرملي مصنوع من البكتيريا والرمال المتحجرة بحيث يمتد عبر الصحراء
Benim yanıtım, bakterilerden ve katılaşmış kumdan yapılma çöl boyunca uzayan kumtaş bir duvar.砂の壁が 私の回答です さて、砂というのは、すばらしい
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.Bien, hablemos sobre el futuro, los pasos hacia el espacio, lo que está disponible hoy.
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.Ein paar Worte über die Zukunft, die Schritte in den Weltraum, was es schon gibt.
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.미래를 좀 경험해 보고 싶고, 우주에 한 걸음 더 나아가고프다면 어떤 것을 해 볼 수 있을까요.
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.Most egy kicsit a jövőről, lépesek az űrben, mi az ami elérhető lesz önöknek.
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.Něco málo o budoucnosti, krocích do vesmíru, které jsou vám dostupné.
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.Opowiem teraz o przyszłości kosmonautyki.
Birazcık da gelecekle ilgili, uzaya adımlar, size uygun şeylerden bahsedeyim.Parliamo del futuro, dei passi verso lo spazio, e di cosa è disponibile per voi