Ana içeriğe geç
Sözlük

uzaya ile cümle

uzaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu olay sonrasında hala uzaya tek bilet kesen şirket olma özelliğini korumaktadır.Samuti andsin edasi oma otsuse tulevikus kaitsta tiitlit ainult ühes kohas. ...
Daha çok yüksek tonajlı mekiklerin uzaya fırlatılmasında tercih edilmiştir.Teine variant oleks olnud tunduvalt riskantsem kui Atlantise kosmosesse saatmine.
İlk nişan uzaya çıkan ilk insan olan Sovyet kozmonot Yuri Gagarin'e verilmiştir.Esimene Maa orbiidile jõudnud kosmonaut oli Juri Gagarin.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.2003-ban minden ember, akit az USA fellőtt, meghalt.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.2003년에는 미국이 우주로 보낸 우주비행사 전원이 사망하는 사고가 있었습니다. (콜롬비아 호 사고)
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.2003年には、たった3、4回の宇宙飛行しかなかったのに、です
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.Alle Leute, die die USA 2003 ins All geschickt hat, sind umgekommen.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.Em 2003, todas as pessoas que os EUA enviaram para o espaço morreram. Só existiram 3 ou 4 voos em 2003.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.En 2003, tous ceux que les Etats-Unis ont envoyés dans l'espace ont été tués.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.En el 2003, todos los que EEUU mandó al espacio murieron.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.In 2003 stierf iedereen die door de VS de ruimte in werd gestuurd.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.În anul 2003, toți cei pe care i-a trimis SUA în spațiu au murit.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.Nel 2003 tutti gli astronauti USA che volarono morirono.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.V roce 2003 každý, koho Spojené státy poslaly do vesmíru, zahynul.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.W 2003 każda osoba, którą Stany Zjednoczone wysłały w przestrzeń kosmiczną, zginęła.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.Το 2003, όλοι όσους έστειλαν η ΗΠΑ στο διάστημα σκοτώθηκαν.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.В 2003 все, кого США отправили в космос, погибли.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.През 2003 г., всеки, когото Съединените Щати изпратиха в Космоса беше убит.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.У 2003 всі, кого Сполучені Штати посилали в космос, загинули.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.בשנת 2003, כל מי שהאמריקאים שלחו לחלל נהרג.
2003'te ABD'nin uzaya gönderdiği herkes öldü.في عام 2003, جميع من أرسلتهم الولايات المتحدة إلى الفضاء قد قتل.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.1957년 10월 4일에 로켓을 발사했습니다.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.1957. október 4-én fellőtték a rakétájukat.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.4. októbra 1957 bola ich raketa vypustená.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.4. oktobra 1957 so izstrelili raketo.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.A 4 de outubro de 1957, lançaram o foguetão.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Am 4. Oktober 1957 starteten sie ihre Rakete.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Au lansat racheta pe 4 octombrie 1957.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Czwartego października 1957 roku rakietę wystrzelono.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Den 4:e Oktober, 1957, sköt de upp sin raket.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.El 4 de octubre de 1957 lanzaron su cohete.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Il 4 Ottobre del 1957 lanciarono il loro razzo.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Le 4 octobre 1957, ils lancèrent leur fusée.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Ngày 4 tháng 10 năm 1957, họ phóng tên lửa.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Odpálili raketu 4. října 1957.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Op 4 oktober 1957 lanceerden ze hun raket.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Pada 4 Oktober 1957, mereka meluncurkan roketnya.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Στις 4 Οκτωβρίου 1957 εκτόξευσαν τον πύραυλό τους.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Запуск ракети відбувся 4-го жовтня 1947 року.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.Запуск ракеты состоялся 4-го Октября 1957 года.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.На 4-ти октомври 1957 г. те пуснали ракетата си.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.ב-4 לאוקטובר, 1957, הם שיגרו את הטיל שלהם.
4 Ekim 1957'de roket uzaya fırlatıldı.このとき、あるロシアの科学者はこう書き残しています
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Ale zarazilo mě, jak moc se tenhle ponor, tyhle hloubkové ponory, podobaly kosmické misi.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Elképesztő a hasonlóság egy ilyen mély merülés és egy űrhajós küldetés között.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.한편 저는 이러한 심해 잠수가 우주 미션과 많이 유사하다는 생각을 하게 되었습니다.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Maar het viel me op hoe veel deze duik, deze diepe duiken leken op ruimtemissies.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Mais, ça m'a frappé à quel point cette plongée, ces profondes plongées, ressemblaient à une mission spatiale.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Ma sono rimasto fulminato da quelle immersioni profonde, era come una missione spaziale.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Men, det slog mig hur mycket detta dyk, dessa djupa dyk var som en rymdexpedition.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Men, det slog mig hvor meget dette dyk , disse dybe dyk, var ligesom en rummission.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Olin yllättynyt, kuinka tuo sukellus syvälle oli kuin avaruuslento.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Uderzyło mnie jak bardzo to zejście pod wodę, te głębokie zejścia pod wodę przypominały misję kosmiczną.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Und mir fiel auf, wie sehr diese Tiefseetauchgänge, einer Weltraummission ähnelten.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Αλλά συνειδητοποίησα πως αυτή η κατάδυση, στα βάθη του ωκεανού, ήταν σαν μια αποστολή στο διάστημα.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.И меня осенило — насколько эти погружения, глубоководные погружения, были похожи на космические миссии.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.І я зрозумів, наскільки ці занурення, глибокі занурення були схожі на космічну місію.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.Но ме порази как това гмуркане и дълбоководните спускания бяха като космическа мисия.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.אך, עלה בדעתי כמה שהצלילה הזאת, צלילות העומק האלו היו כמו משימה בחלל.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.ولكني ذهلت اذ كيف يمكن .. لعملية الغوص .. عمليات الغوص العميقة ان تبدو كما هي المهمة الفضائية
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod