uzay ile cümle

uzay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
NASA Goddard Uzay Uçuşu Merkezi.Goddard Space Flight Center (em inglês).
Süresi birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.Duram de alguns segundos a vários minutos.
Özel görelilik, kuvvetlerin ve alanların sürekli dönüştüğü bir şekilde uzay ve zamanı değiştirir.Reclusos, podem moldar o tempo e o espaço.
Pakistan'ın tek uzay üssü burada bulunur.A igreja tem uma única nave central.
Uzun süreli görevler Uluslararası Uzay İstasyonu Seferi olarak adlandırılır.Expedição 44 foi uma missão tripulada de longa duração a bordo da Estação Espacial Internacional.
İlk insanlı Gemini'den önce Sovyetler iki Vostok kapsülünü uzaya gönderdi.Esta foi a primeira missão soviética que colocou duas espaçonaves ao mesmo tempo em órbita.
Kozmik toz, uzayda var olan bir tozdur.Matéria é qualquer substância que ocupa lugar no espaço.
Bu konuşmada tamamı ile yeni olan, uzayı kuantumlaştırma yaklaşımını ilk kez ortaya atmıştır.Foi ali que, pela primeira vez, começou a explorar o novo campo da meteorologia.
Katı roket güçlendiricisinde oluşan bir sistem hatası yüzünden Uzay Mekiği Challenger faciası gerçekleşti.Esta foi a causa do desastre com o Space Shuttle Challenger.
Böyle bir denklem n-boyutlu bir Öklid uzayında (n–1)-boyutlu hiper düzlem belirtir.Eles são utilizados para visualizar uma função potencial escalar (n)-dimensional em espaço (n-1) dimensional.
Her iki misyonda Marine Mark 2 uzay aracının tasarımını paylaşmak içindi.Os dois projetos deveriam dividir o desenvolvimento da espaçonave Mariner Mark II, diminuindo custos.
Discogs'ta Uzay Heparı - SonsuzaWilco (em inglês) no Discogs Wilco (em inglês) no Discogs
Uzay adamlarının eğitimi de burada gerçekleşir.Os treinamentos dos cursos de astronautas são todos realizados no Centro.
O transmadde bir portal cihazı icat etti, kullanıcının verdiği yetenekle uzayın her yerine ışınlanmaktadır.A Ponte Espumante é uma antigo portal capaz de viajar para todo mundo no universo.
Göze çarpan bir örnek de sözde Öklid uzayı olarak ,uzay zamanının tasviridir.Um mundo onde, de fato, a própria noção de espaço-tempo desaparece.
Kubasov aynı zamanda Mir uzay istasyonunun geliştirilmesinde rol oynadı.Ele também esteve envolvido no desenvolvimento da estação espacial "Mir".
Google Earth'ın uzayı izlemeye olanak veren yeni hizmetidir.Google Sky é um recurso do Google e do Google Earth para visualizar o espaço.
Dünya uzaylıların işgali altındadır.A Terra é invadida por alienígenas do espaço exterior.
Müze öncelikle Sovyet Uzay Programı'na odaklanır.Dentre outras coisas, gerencia o programa espacial australiano.
Uzay ve zaman da algılardan bağımsız düşünülemez.Tempo e espaço não pertencem, portanto, a mesma natureza.
1971 - İlk uzay istasyonu Salyut 1, uzaya fırlatıldı.1971 - A estação espacial Salyut 1, da URSS, é alimentada por painéis solares.
Bu sayede, Salyut 6, uzun süreli uzay görevlerini destekleyebildi.Com a Salyut 6, o programa de estações espaciais soviético envolvia estadias de curta-duração e longa-duração.
Bu dönemde havacılık tarihindeki tek gelişme uzayda elde edilen bu başarı değildi elbette.No entanto, Perdidos no Espaço foi, sem dúvida, seu maior sucesso.
Ana Motorlar ana motorun görevleri Uzay mekiklerinin 3 adet ana motoru vardır.Difícil para uma embarcação de um só eixo propulsor 3.
HSV renk uzayı 1978 yılında Alvy Ray Smith tarafından tanımlandı.De HSV kleurruimte werd in 1978 opgezet door Alvy Ray Smith.
2001 - Milyoner Dennis Tito, dünyanın ilk uzay turisti oldu.2001 - Dennis Tito is de eerste ruimtetoerist.
Dışarı çıkınca bir uzay gemisi görür.Buiten ziet hij een ruimteschip.
Dragon uzayaracı SpaceX'in NASA'ya 2006 Mart ayında sunduğu önerisinin bir parçasıydı.Het Dragon-ruimtevaartuig was onderdeel van het voorstel dat SpaceX in maart 2006 naar NASA stuurde.
Bazen Uzay anlamında da kullanılır.De term wordt ook gebruikt in de ruimtevaart.
İlk Kırkbeşliği olan "Oriental Space" (Doğunun Uzayı) Almanya'da kaydedilmiştir.Hun eerste EP "Oriental Space" werd in Duitsland opgenomen.
Max'in eski uzaylı arkadaşı vardır ismi Xylene.Max is een oude vriend van de alien Xylene.
Sonra Küçük Gezegen Merkezi, 2007 VN84’ün aslında uzay aracı olduğunu bir makalede onayladı.Het Minor Planet Center bevestigde later in een communiqué dat 2007 VN84 het ruimtevaartuig was.
Man) Bir Varmış Bir Yokmuş: Uzay (Once Upon a Time...De Ruimte is het vervolg op Er was eens...
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.De symptomen knappen meestal binnen twee dagen weer op, maar kunnen wel zeven dagen aanhouden.
Özellikle uzay gruplarıyla ilgilendi.Hij hield vooral van Space Invaders.
1973 - ABD'nin ilk uzay istasyonu olan Skylab fırlatıldı.1973 - Skylab, het eerste ruimtestation van de Verenigde Staten wordt gelanceerd.
RKA ayrıca Space Adventures şirketi aracılığıyla UUİ için ücret ödeyen yolcular için uzay turizmini sağlar.Roskosmos biedt ook ruimtetoerisme aan betalende passagiers aan naar het ISS via het bedrijf Space Adventures.
2014 - Rosetta uzay aracından ayrılan Philae keşif aracı, 67P adlı kuyruklu yıldıza indi.2014 - De ruimtesonde Philae, gelanceerd uit Rosetta landt op de komeet 67P.
Uzay adamlarının eğitimi de burada gerçekleşir.Ook vindt hier training van astronauten plaats.
Jack onların uzaylı olmadığını insan olduklarını öğrenir.John kan hem overtuigen dat hij geen alien is.
Burası Japonya'nın uzay araştırmaları ağının merkezidir.Dit is het centrum van Japans ruimtenetwerk.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Het zijn de grootste moleculen die ooit in de ruimte werden aangetroffen.
Uzay merkezinin Yoshinobu ve Osaki olmak üzere iki fırlatma kompleksi bulunmaktadır.Zo zijn er twee lanceercomplexen, Yoshinobu en Osaki.
25 Nisan 2005’te insansız uzay roketi hedefinin ilk görüntüsünü 64 milyon km mesafeden aldı.Op 25 april nam de sonde de eerste foto van zijn doelwit op een afstand van 64 miljoen kilometer.
1982 yılında çok büyük bir uzay gemisi Johannesburg üzerine konuşlanır.In 1982 strandt een buitenaards ruimteschip boven Johannesburg in Zuid-Afrika.
27 Eylül'de uçuşun komutanı Zhai Zhigang Çin'in ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi.Zhai Zhigang maakte de eerste Chinese ruimtewandeling.
Sally Ride, 1983 senesinde uzaydaki ilk Amerikalı kadın oldu.1983 - Sally Ride is de eerste Amerikaanse vrouw in de ruimte.
Bu yüzden gözlemler genellikle balonlarla veya uzay gözlemevleriyle atmosfer dışına taşınmak zorundadır.Deze waarnemingen worden dus veelal ook vanuit de ruimte gedaan, of vanuit luchtballonnen.
Minkowski uzayında bunlar düz çizgilerdir.Bij wereldlijnen door de minkowski-ruimte geldt het volgende.
Ve uzaya doğru uçar.In de lucht vliegen.
Adelson gibi Gershun da ışık alanını uzaydaki 5 boyutlu fonksiyon ile tanımlamıştır.Net als Adelson definieerde Gershun het lichtveld in ieder punt in de ruimte als een vijfdimensionale functie.
Formal olarak 4boyutlu ışık alanı boş uzayda ışık demetlerinin ışınım yapması olarak tanımlanmıştır.Formeel is het 4D lichtveld gedefinieerd als de stralingsdichtheid langs lichtstralen in een lege ruimte.
Uzayda uzun süreli insan gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.Men wist niet eens zeker of een mens wel zo lang in de ruimte in leven kon blijven.
Anikeyev asla bir uzay görevi tamamlayamadı.Hierdoor heeft ze nooit aan een ruimtemissie deelgenomen.
Astronot, kozmonot ya da uzay insanı, uzay çalışmalarına katılmak üzere eğitilen kişidir.Een ruimtevaarder, astronaut of kosmonaut is een persoon die in de ruimte is of in de ruimte is geweest.
Açılımı Alien Life Form (uzaylı yaşam formu) şeklindedir.Zijn naam is de afkorting voor "Alien Life Form".
Gagarin: "Uzayaracı normal çalışıyor.Gagarin meldt "Het voertuig werkt normaal.
Rusya ve ABD Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) temel ortaklarıdır.Rusland en de Verenigde Staten nemen het initiatief tot de bouw van het internationale ruimtestation ISS.
Zamanla uzaylılar insan kadınları ile çiftleşip karışmışlardı.Buitenaardse wezens hebben zich vervolgens met de inheemse bevolking gemengd.
Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır.Dit veld strekt zich uit tot miljarden kilometers ver het heelal in.

İlgili Sayfalar