uzay ile cümle
uzay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1982'de uzay programını terk etti ve uzayla ilgili alanlarda çeşitli başka görevler aldı.Ele deixou o programa espacial em 1982 e manteve várias posições em campos relacionados ao espaço.
Fakat uzay zaman bir bütün olarak daha karışıktır.No entanto, o espaço-tempo como um todo é mais complicado.
Şimdi ise, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda kullanılıyor.Ela também é utilizada na Estação Espacial Internacional.
Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde imal edilmişti ve 90,000'lik spektral çözünürlüğü gerçekleştirebiliyordu.Foi construído pelo Goddard Space Flight Center, e podia alcançar uma resolução espectral de 90.000.
Bu teoriler, sırasıyla 10 veya 11 uzay-zaman boyutlarının varlığını gerektirir.Essas teorias exigem a presença de 10 ou 11 dimensões espaciais, respectivamente.
Renk uzayı belirli bir renk organizasyondur.Um espaço de cores é uma organização específica de cores.
Atmosfer ve dış Uzay ile kesin bir sınır yoktur.Não existe um limite definido entre o espaço exterior e a atmosfera.
Halkın bildiği kadarıyla, Sovyet uzay programı hiçbir zaman başarısızlığa maruz kalmamıştı.O povo tinha a impressão que o programa espacial soviética jamais experimentou falhas.
Oyun, 2072 yılının siberpunk vizyonunda bir uzay istasyonunda geçer.O jogo se passa a bordo de uma estação espacial em uma visão cyberpunk do ano 2072.
2006 - Marcos Pontes, uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.2006 — Marcos Pontes é o primeiro astronauta brasileiro a viajar para o espaço.
Chacao Kanalı'nın uzaydan görüntüsü (Google Haritaları)Imagem de satélite do Canal de Chacao (Google Maps)
Bu uzayı boş düşünebilirim, ama şeyi uzay olmaksızın değil.Podemos pensar o espaço sem coisas, mas não coisa sem espaço.
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.A Lockheed ficou responsável pela construção da nave espacial em que o telescópio ficaria alojado.
Dolayısıyla Unicode kod uzayının toplam uzunluğu 17 × 65.536 = 1.114.112'dir.Assim, o tamanho total do espaço de código do Unicode é de 17 x 65.536 = 1.114.112.
Rusya uzay sanayisi 100'ün üzerinde şirketten ve 250,000 çalışandan oluşmaktadır.A indústria espacial da Rússia consiste em mais de 100 empresas e emprega 250.000 pessoas.
Çin'in insan taşıması için tasarlanan ilk uzay aracı Ocak 1968'de Shuguang-1 (曙光一号) olarak adlandırıldı.A primeira nave espacial tripulada chinesa foi nomeada Shuguang-1 (曙光一号) em janeiro de 1968.
Ayrıca, başarılı bir uzaylı türün, tıpkı Homo sapiens gibi, bir süper avcı olması gerektiği öne sürülmüştür.Também foi proposto que uma espécie alienígena bem sucediada seria um superpredador, como é o Homo sapiens.
Çin Ulusal İnsanlı Uzay Programı, Proje 921 tanımını Proje 921-1 ile ilk önemli hedef olarak verildi.O código Projeto 921 foi dado ao programa espacial chinês como um todo e 921-1 era seu principal objetivo.
Son zamanlarda Hubble Uzay Teleskobu bu olayın kalıntılarının fotoğraflamıştır.O telescópio espacial Hubble recentemente fotografou os remanescentes deste evento.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Os sintomas geralmente melhoram em dois dias, mas podem durar até sete dias.
Sektörün en büyük şirketi RKK Energiya, ana insanlı uzay uçuşu kuruluşudur.A maior empresa do setor é a RKK Energia, principal empreiteira de vôos espaciais tripulados.
İlk Kırkbeşliği olan "Oriental Space" (Doğunun Uzayı) Almanya'da kaydedilmiştir.O seu primeiro EP "Espaço Oriental" foi gravado na Alemanha.
Astos, bir tanesini teftiş ederken tuzağa düşer ve kapsül uzaya fırlatılıp patlatıldığında ölür.Astos fica preso em uma que ele está inspecionando, e morre quando a cápsula é lançada no espaço e explode.
Çin Ulusal Uzay İdaresi.Administração Espacial Nacional da China.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Dimensões extras A natureza tem mais de quatro dimensões de espaço-tempo?
Oğlu Roman Romanenko da kozmonottur ve Mayıs 2009’da Soyuz TMA-15 ile uzaya çıkmıştır.Seu filho, Roman Romanenko, também é um cosmonauta e já foi ao espaço em maio de 2009 na missão Soyuz TMA-15.
Komisyonun amacı uzay araştırmaları programının tanıtılmasıdır.O objetivo da comissão era reconhecer o programa de exploração espacial.
Sarff Kolonisi üçünü alıp bir uzay istasyonuna götürür.Sarff leva os três para o que parece ser uma estação de espaço.
Gophers Mac ve Tosh, Uzaylı bir golf sahasında Marslı gopherlar olarak göründü.Goofy Gophers aparecem como marcianos em um campo de golfe alienígena.
Gagarin: "Uzayaracı normal çalışıyor.Gagarin informa:"..a nave está operando normalmente.
Uzay zaman geometrisi dilinde Minkowski metriği ile ölçülmez.Na linguagem da geometria do espaço-tempo, ela não é medida pela métrica de Minkowski.
Hubble Uzay Teleskobu.Telescópio espacial Hubble.
Çin EVA uzay giysisi 2. üretiminin projesini iptal etti.Projeto que visava criar uma segunda geração de trajes espaciais chineses.
Bu H τ {\displaystyle {\mathcal {H}}_{\tau }} bir Hilbert uzayı formudur.Seja H {\displaystyle H\,} um espaço de Hilbert.
Uluslararası Uzay İstasyonu).Estação Espacial Internacional.
Kurum 28 Aralık 2015'te şimdi dönüştürülmüş Federal Uzay Ajansı temelinde kurulmuştur.A corporação foi estabelecida com base na agora extinta Agência Espacial Federal em 28 de dezembro de 2015.
Kore Uzay Araştırmaları Enstitüsü (KARI) Güney Kore'nin havacılık ve uzay ajansı şirketidir.O Instituto de Pesquisa Aeroespacial da Coreia (KARI) é a agência de aeronáutica e espaço da Coreia do Sul.
Uzay tutmasının süresinin değişke olmasına rağmen 72 saatten fazla sürmediği görülmüştür.A duração do mal-estar espacial varia, porém em nenhum caso ela durou mais de 72 horas.
En etkili iki güç Gök (Uzay dahil) ve Yer'dir.Assim será enquanto durarem os céus e a terra.
Program iptal edildiği zaman, Salyut Uzay istasyonu'nda çalışmaya başladı.Porém, com o cancelamento do programa, participou do programa de estações espaciais Salyut.
Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) şu anda uzayda kalıcı olarak yaşanılan tek yapıdır.A ISS é a única instalação habitada permanentemente no espaço.
Bazıları da uzaylı olabileceğini tahmin eder.Por vezes, sugere-se que eles mesmos sejam extraterrestres.
Uzay aktivitelerinin planlanması ve geliştirilmesinden sorumludur.Ela é a responsável pelo planejamento e desenvolvimento das atividades espaciais do país.
Bu dış bakış açısıyla, cisim anlık olarak uzay boyunca seyahat edebilir.Deste ponto de vista externo, o objeto pode se mover-se instantaneamente através do espaço.
1980'de NASA tarafından Solar Maksimum uzay uydusu fırlatıldı.Em 1980, a Solar Maximum Mission foi lançada pela NASA.
14 Temmuz 2015 tarihinde New Horizons uzay aracı Plüton'a uçan ilk uzay aracı olmuştur.Em 14 de julho de 2015, a sonda espacial New Horizons se tornou a primeira a sobrevoar Plutão.
Sovyetler Birliği Telgraf Ajansı (TASS) Sovyet uzay programındaki tüm resmî duyurular için emsal oluşturdu.A TASS estabeleceu padrões para todos os comunicados oficiais do programa espacial soviético.
Kruşçev'in 1964'te düşüşüyle Korolyov'a insanlı uzay programının kontrolünün verilmesi tamamlandı.Com a queda de Krushchev em 1964, Korolev recebeu o controle completo do programa espacial tripulado.
İkincisi için her zaman evrensel kapsam uzayına başvurabiliriz ve nedenselliği tekrar sağlayabiliriz.Para estes últimos, podemos sempre ir para o espaço de cobertura universal, e restabelecer a causalidade.
Her yöntemin sakıncaları ve üstünlükleri vardır ve uzay itkisi etkin bir araştırma alanıdır.Qualquer método tem vantagens e desvantagens, pelo que esta é uma área de pesquisa de grande atividade.
Tören zamanı gelmeden hemen önce, Doktor kısa süren baş ağrıları sırasında uzaylı figürleri görmektedir.Pouco antes de chegar à cerimônia, a Doutora tem visões de figuras alienígenas e breves dores de cabeça.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Usando o princípio da equivalência, este tensor é prontamente generalizado para o espaço-tempo curvo.
Çin, Dünya’nın en etkin uzay programlarından birine sahip, ve bu ulusal gururun büyük bir kaynağıdır.O programa espacial chinês é um dos mais ativos no mundo e é um grande orgulho nacional.
Soyuz 21 mürettebatı, uzay istasyonunu planlanan tarihten önce ve aceleyle terk ettiler.O grupo da Soyuz 21 deixou a estação subitamente, antes da data programada de retorno.
Soyuz 21 uzayadamları istasyonda 7 Temmuz - 24 Ağustos 1976 arasında görev yaptı.Os cosmonautas da Soyuz 21 trabalharam na estação de 7 de Julho a 24 de Agosto de 1976.
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.As atuais naves interplanetárias fazem-no com uma série de ajustamentos de trajetória de curto prazo.
Ayrıca uzay teknolojisi ve uzaya yapılan uçuşlarla ilgili birçok kitabı vardır.É autor de diversos livros sobre tecnologia espacial e voos espaciais.
Amerikalı uzayadamı Tom Stafford, cenazeye katılanlar arasındaydı.O astronauta norte-americano Tom Stafford ajudou a carregar o caixão.
Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express'i muhtemel sülfat epsomite ve kieserite kalıntıları bulmuştur.A sonda Mars Express da Agência Espacial Europeia encontrou evidências do que pode ser epsomita e kieserita.
Ayrıca yaptığı icatlarının birkaçı uzaya fırlatılmıştır.Uma parte de suas cinzas foi lançada ao espaço.