uzay ile cümle

uzay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Uzayda 541 gün geçirmiştir.Complessivamente ha passato più di 343 ore nello spazio.
Bu bilgilerden daha sonraki MIR ve Uluslararası Uzay İstasyonu projelerinde yararlanıldı.Ciò si è ripercosso positivamente nella successiva costruzione della Stazione Spaziale Internazionale.
Yöney uzayları, modern matematiğin merkezinde yer alan bir konudur.La nozione di spazio vettoriale è centrale in tutta la matematica moderna.
Şirket, ana fırlatma merkezi olarak Fransız Guyanası'nda bulunan Guyana Uzay Merkezi'ni kullanmaktadır.Arianespace utilizza come sito di lancio il Centre spatial guyanais a Kourou nella Guyana francese.
2005 - Avrupa Uzay Ajansına (ESA) ait Huygens adlı uzay sondası Satürn'ün uydusu Titan'ın yüzeyine indi.2005 – Arrivano sulla Terra le foto della sonda Huygens su Titano.
Uzay kamplarına ve astronatlara karşı büyük merakı vardır.Ha ora una nuova passione per lo spazio e gli astronauti.
Bazıları da uzaylı olabileceğini tahmin eder.In apparenza sembrano siano stati degli alieni.
Uzay gemisi normal bir şekilde kalkar.Il bordo è abbastanza regolare.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX è un'azienda di trasporto aerospaziale privata.
ABD'nin Nevada çölüne Mars gezegeninden gelen bir uzay gemisi iner.Ci sono navi che provengono dal deserto della Mongolia.
1969 - Sovyetler Birliği, Soyuz 5 uzay aracını fırlattı.1969 – L'Unione Sovietica lancia la Sojuz 5.
Hayat çizgisi uzay-zamanda tek bir noktayı takip eder.Dopo questa crisi rimane un unico spazio-tempo in un solo universo.
Bundan sonra Vega 2 uzay aracı 9 Mart'ta uçuşa geçti.Il suo flyby avvenne il 6 marzo, mentre il flyby di Vega 2 avvenne il 9 marzo.
Bu gelişmeler, Uzay Yarışı'nın başlangıcı sayılmaktadır.Questa data segnò l'inizio della corsa allo spazio.
1959 - Sovyet uzay roketi Luna-3, Ayın görünmeyen yüzünün ilk fotoğraflarını çekti.Nell'ottobre del 1959 la sonda sovietica Luna 3 ottenne la prima immagine della faccia nascosta.
Görevi, Apollo uzayaracının seyir ve komuta kontrol sistemini (PINGS) yönetmekti.La linea è dotata di Sistema di Comando e Controllo (SCC).
Bu başarı, Çin'i insanları uzaya bağımsız olarak gönderen üçüncü ülke yapmıştır.La Cina divenne la terza nazione ad inviare un uomo in orbita.
Anikeyev asla bir uzay görevi tamamlayamadı.Igea non è mai stato raggiunto da alcuna sonda spaziale.
Uzay aracı üç eksenli dengelenmiştir.Il satellite è stabilizzato su tre assi.
20 Eylül 2013 tarihinde NASA artık uzay aracıyla bağlantı kurma çabalarından vazgeçti.Tuttavia, il 3 settembre 2013 la NASA diede comunicazione di aver perso i contatti con la sonda.
Yüzeyi pek çok uzay aracına evsahipliği yapmıştır.È stato coinvolto in numerose operazioni di controllo da terra di missioni spaziali.
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve NASA arasında uluslararası iş birliğin bir ortak projesidir.È un progetto congiunto dell'Agenzia Spaziale Europea (ESA) e della NASA.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.Il gioco comincia in un futuro lontano nello spazio.
Bu sırada bir sonraki gün gerçekleştirilecek olan uzay istasyonundan ayrılma için hazırlıklara başlamışlardı.In seguito sono iniziati i preparativi per la prima passeggiata spaziale, prevista per il giorno successivo.
Ayrıldığı nokta ise uzay zamanın bükülmesidir.Il tema dell'esposizione fu L'Uomo nell'era dello spazio.
3 Haziran - Edward White uzayda ilk yürüyüşü gerçekleştirdi.Con questa tuta Edward White ha realizzato la prima passeggiata spaziale americana nel 1965.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.Attualmente è disperso nello spazio.
Uzaya giden ilk Suriyeli ve ikinci Arap'tır.Faris fu il primo siriano nello spazio.
Bu riski azaltmak için teleskop uzaya bırakılmadan önce içine bir nitrogen gaz boşaltımı yapıldı.Per ridurre il rischio, venne eseguita una pulizia all'azoto prima del lancio.
1976 - Viking 2 uzay aracı Mars'ın yörüngesine yerleşti.2026 – Missione automatica su Marte.
Rastegele uzaylı birleşimi oldu, Kevin sadece yaygın formlardan daha fazla güçler istiyordu.Essendo una fusione casuale degli alieni, Kevin ha accesso solo ai poteri prevalenti della sua forma.
Uzay'da bir yer kaplamadığı gibi, zaman ile de sınırlandırılamaz.Ci si può spostare liberamente nello spazio ma non nel tempo.
Bu uzaylara Banach uzayı adı verilmektedir.Tali spazi sono chiamati spazi di Banach.
İkincisi için her zaman evrensel kapsam uzayına başvurabiliriz ve nedenselliği tekrar sağlayabiliriz.Poi distruggeremo anche il secondo generatore e torneremo in superficie.
Görev, 7 Eylül 1995 tarihinde Kennedy Uzay Merkezi'nda başlatıldı.La missione venne lanciata dal Kennedy Space Center il 30 ottobre 1985.
Bu uçuş sayesinde Méndez uzaya çıkan ilk Kübalı, ilk Latin Amerikalı ve ilk siyahi olur.È stato il primo latinoamericano a viaggiare nello spazio e il primo astronauta cubano di colore.
Endeavour Uzay Mekiği, Challenger Uzay Mekiği faciasından sonra kullanılmıştır.Lo Space Shuttle Challenger prese il nome dall'HMS Challenger.
Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır.Stimò che nella galassia vi possano essere ben 50 miliardi di sistemi planetari.
Ayrıca ünlü Hubble Uzay Teleskobu, ismini astronom Edwin Hubble'dan almaktadır.Prende il nome dal famoso astronomo statunitense Edwin Hubble.
STS-300, Discovery uzay mekiği faciasında fırlatılması gerekiyordu.La missione STS-33, venne eseguita con lo Space Shuttle Discovery.
Jeoidin uzaydaki yeri ortalama yer elipsoidi (örneğin WGS84) referans alınarak tanımlanır.L'avionica dell'MD-80 è stata aggiornata nel corso degli anni (con, ad esempio, l'aggiunta dell'EFIS).
Uzay Yarışı bu kriz ile başlamıştır.La corsa spaziale era cominciata.
Yörüngeler listesi Uzay mekaniğiElenco delle sonde spaziali
Uzay Kampı Türkiye Resmi Websitesi(EN) Institute for Cooperation in Space Sito ufficiale
Ayrıca bu uzaylı git gide büyümektedir.Appare inoltre un'astronave aliena.
GKM, Uluslararası Uzay İstasyonunun (ISS) ABD'ye ait tarafını da yönetir.Lo MCC gestisce anche la parte americana dell'ISS.
2001 yılında NASA, Johnson Uzay Merkezi’nden gelen teklif üzerine bu bölüme geçmiştir.Nel 1984 ha iniziato a lavorare per la NASA al Johnson Space Center.
Uzayda Surfer onu yakalar ve boşluğa bırakır.L'entità afferra Farman, lo sbatacchia nell'aria e lo scaglia contro l'astronave.
1995 - Uzay mekiği Discovery, Rus uzay istasyonu Mir ile tarihi buluşmasını gerçekleştirdi.1995 – Lo Space Shuttle Atlantis si congiunge con la stazione spaziale russa Mir.
Ben uzaylılar tarafından kaçırıldım.Меня похищали инопланетяне.
Uzaylılar hangi dilde konuşuyor?На каком языке заговорят инопланетяне?
Uzay seferlerinin öncüleriydiler.Они были пионерами космического полёта.
Ben uzaylı yaşama inanmam.Я не верю в инопланетную жизнь.
Uzaylı mısın?Ты инопланетянин?
Doktor, Bill'e kendisinin uzaylı olduğunu itiraf eder.Доктор признаётся Билл в том, что он пришелец.
Çeyrek milyon insan ve uzaylı için bir ticaret ve diplomasi yeri.Место торговли и дипломатии, четверть миллиона людей и инопланетян.
Uzay görevleri, özellikle insanlı olanlar, geniş hazırlık gerektirir.Космические миссии, в особенности с участием человека, требуют тщательной подготовки.
Böylece, modern fiziğin bu dili uzay zamanının dört boyutlu olduğunu söyler.Таким образом, на языке современной физики, пространство-время четырёхмерно.
Bu özellikle uzay mimarisinde önemlidir.Этот принцип особенно важен в космической архитектуре.
2,5 milyon ton dönen metal içine sarılmış insanlar ve uzaylılar, gecenin içinde yapayalnız.Люди и инопланетяне в оболочке двух с половиной миллионов тонн вращающегося металла, одни во мраке космоса.

İlgili Sayfalar