uzay ile cümle

uzay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
8 Haziran - Atlantis uzay mekiği STS-117 tarafından başarılı bir şekilde fırlatıldı.8 juin : décollage de la navette spatiale américaine Atlantis pour la mission STS-117 à destination de l'ISS.
Başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte bir uzay sondası yapılacağı plânlandı.Le satellite devait être initialement lancé par la navette spatiale américaine.
NASA bu uygulamayı Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde gerçekleştirdi.Le développement de la mission a été confié par la NASA au Centre de vol spatial Goddard.
Uzay Yarışı bu krizle başlamıştır.La course vers l'espace était commencée.
Bu küme geometrik uzay olarak görülür ve bir boyutlu Öklid uzayı olarak adlandırılır.La technologie y est d'apparence futuriste et en rapport avec l'univers spatial décrit.
Modül 7 Şubat 2008 tarihinde Atlantis uzay mekiğinin STS-122 uçuşu sırasında uzaya fırlatıldı.Il réalise son premier vol le 7 février 2008, lors du vol STS-122 dans la Navette spatiale Atlantis.
Uzayı kolonize etmek kaderimizdir.Son but est de coloniser la planète.
Ancak Sovyetler'in Uzay Yarışını kaybetmesiyle birlikte gözden düştü.Il aide les Soviétiques pour la course à l’espace, mais comment ?
Challenger Uzay Mekiği kazası).Article détaillé : Accident de la navette spatiale Challenger.
1969 - Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı.1961 : Pour la première fois de l'histoire de l'humanité un homme est lancé dans l'espace.
Ancak özel görelilikte ayrıca zaman koordinatı da uzayın, daha doğrusu uzayzamanın bir parçasıdır.Le temps est donc la condition de toute intuition, même spatiale.
Bir faz uzayı birçok boyuttan oluşabilir.Un piège peut être de n'importe quelle taille.
Uzay gemisi Dünya yörüngesine yerleşecek ve yeterli yakıtla doldurularak Ay’a gidip gelecekti.L'équipage décide d'aller se poser sur la Lune pour chercher du carburant supplémentaire.
1969 yılında kurulan örgüt, Uzay Araştırmaları Hindistan Ulusal Komitesi'nde (INCOSPAR) yer almaktadır.Celui-ci crée en février 1962 le Comité national indien pour la recherche spatiale (INCOSPAR).
X bir topolojik uzay, A onun herhangi bir altkümesi olsun.Soit X un espace topologique, et soit x un point de cet espace.
Günlük hayatta, uzayda üç tanıdık boyut vardır (yukarı/aşağı, sağ/sol, ileri/geri) ve zamanın boyutu yoktur.Notre vie quotidienne se passe dans un espace à trois dimensions (longueur, largeur, hauteur).
Onlar, onun Dünya'nın başındaki dev bir uzay gemisi tarafından yutulduğundan habersizlerdir.Cela les mène ensuite au cœur d'un immense vaisseau spatial.
Jack onların uzaylı olmadığını insan olduklarını öğrenir.Le garçon apprend qu'il est un extra-terrestre.
Orada Havacılık ve Uzay Mühendisliği bölümünü bitirdi.Elle couvre les domaines de l'ingénierie spatiale et aérospatiale.
Uluslararası Uzay İstasyonu birçok millet tarafından birlikte yapılan devasa bir projedir.La station spatiale internationale est le fruit d'un long travail entre différents pays.
Uluslararası Uzay İstayonu tarihin en çok ziyaret edilen uzay istasyonu.La Station Spatiale Internationale est le satellite le plus facile à observer.
Man) Bir Varmış Bir Yokmuş: Uzay (Once Upon a Time...Série Il était une fois… l'Espace.
Rasathaneler uzayı gözlemlemek için yapılırlar.Ces radars sont utilisés de manière courante pour la surveillance de l'espace.
2071 yılında, uzay gemileri Bebop'ta seyahat eden bir grup paralı avcının maceralarını anlatır.En 2071, l'équipage du vaisseau spatial Bebop voyage dans le système solaire à la recherche de primes.
Ulysses, bir insansız uzay sondası.Lunik, une sonde spatiale du programme Luna.
Bunu başaran uzayaracı, dönüş yolculuğuna geçti.Cependant, ce dernier s'échappe sur le chemin du retour.
Karşıt madde dış uzayda bir yerlerde bulunabilir.Les matières organiques existent dans l'espace.
Bu filmde bu sefer iki uzaylı ırkın savaşını Colorado'daki bir kasabaya taşıyor.Le film met en scène une guerre entre deux clans corses en plein Paris.
Kepler-452b, Kepler uzay aracı tarafından keşfedilmiştir ve keşfi, 23 Temmuz 2015 tarihinde açıklanmıştır.Article connexe : Exoplanète Kepler-452 b, découverte le 23 juillet 2015.
Bunlar bugüne kadar uzayda bulunan en karmaşık moleküllerdir.Ce sont les combinaisons spatiales les plus complexes à avoir été utilisées jusqu'à présent.
1959 - Sovyet uzay roketi Luna-3, Ayın görünmeyen yüzünün ilk fotoğraflarını çekti.1959 - 7 octobre : La sonde soviétique Luna 3 transmet les premières images de la face cachée de la lune.
John F. Kennedy Uzay Merkezi tanınmış tesislerden biridir.Le nom administratif est John F. Kennedy Space Center.
Ana madde: Skylab Skylab, Birleşik Devletler'in bağımsız tek uzay istasyonudur.Skylab B, le modèle de rechange de Skylab, première station spatiale américaine.
NGC 7049'un başlıktaki görüntüsü Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilmiştir.La galaxie NGC 406 captée par le télescope spatial Hubble.
Uzaydan görünümVision spatiale.
Chris Hadfield, (doğum: 29 Ağustos 1959 Sarnia, Ontario, Kanada) Uzayda yürüyen ilk Kanadalı astronot.Chris Austin Hadfield, né le 29 août 1959 à Sarnia en Ontario, est un astronaute canadien.
Bu durumun sonucu olan uzay zaman topolojk küre S2 homotopik eşitlik tir.L'espace des orbites de cette action est homéomorphe à la 2-sphère S2.
İkisini de uzay gemilerine götürürler.Ils repartent tous deux dans le vaisseau.
Böyle bir uzayda tek tek noktalar birer kapalı altkümedir.Tout rétract d'un espace séparé est fermé dans cet espace.
Üç uzay ana mekiği motorunun bu itme gücüne anca ulaşıyor.Trois principaux moteurs activent ces processus paraglaciaires.
Uzayabilen iplerde, Hooke Yasası uygulanır.Le calcul des contraintes fait intervenir la loi de Hooke généralisée.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.L'électron est dit délocalisé dans l'espace.
Curiosity'deki bu ekipman Kanada Uzay Ajansı tarafından geliştirildi.L'instrument a été financé par la Division des sciences spatiales de l'Agence spatiale canadienne.
JWST(James Webb Uzay Teleskobu): 2018’de fırlatılması planlanmaktadır.Il faudra attendre la mise en service du James Webb Space Telescope en 2018 pour espérer pouvoir les détecter.
1971 - İlk uzay istasyonu Salyut 1, uzaya fırlatıldı.1971 : mise sur orbite de la première station spatiale, Saliout 1.
Avrupa Uzay Ajansı tarafından geliştirilmiştir.Cet instrument est développé par l'Agence spatiale européenne.
Her topolojik vektör uzayı basit bağlantılıdır.En particulier, tout espace vectoriel topologique est uniformisable.
Grumm: Çok kötü bir uzaylıdır.Xen est un monde extraterrestre.
Fırlatma aracı Uzay üssüBase de lancement Aire de lancement Portail de l’astronautique
Oyuncu uzay gemisini sektörler boyunca yönlendirmelidir.Le joueur est aux commandes d’un vaisseau spatial.
Vostok 6, ilk defa bir kadının görev aldığı uzay uçuşu.C'est le second vol spatial dont le commandant de la mission est une femme.
Bu uzay aracı aynı şekilde kuyruklu yıldızları ve Güneş sistemini daha iyi anlamada yardımcı olacaktır.Ces étoiles pourraient permettre d'améliorer la compréhension de l'origine du système solaire.
Bu yüzden uzay ve havacılık teknolojilerinde ve denizcilik alanında çok kullanılır.Il est souvent rouge dans le domaine aéronautique et violet dans le domaine spatial.
Discogs'ta Uzay Heparı - SonsuzaProgramme Discovery Titan Portail de l’astronautique
2003 yılında uzaya çıkan ilk Çin vatandaşıdır.En 2013, il est le premier Chinois à participer au Tour d'Italie.
Her ne kadar HSV ve HSB aynı uzayı tanımlasalar da HSL farklı bir renk uzayıdır.Si le NCA et le NCL sont identiques, l'atmosphère est convective.
DIRECT projesi uzay mekiği türevli araçlara alternatifti.Le projet, désormais annulé, était une alternative aux fusées Ares.
Bu yöntem Japon IKAROS (İng: IKAROS) güneş yelkeni uzayaracı ile başarılı bir şekilde test edilmiştir.Le concept de voile solaire a été démontré par le projet japonais IKAROS.
Kozmonotlar Vasili Lazarev and Oleg Makarov yeni uzayaracını sınadılar ve başarılı olduğunu teyit ettiler.Les deux cosmonautes embarqués, Vasili Lazarev et Oleg Makarov, effectuaient leur seconde mission.
Hiçbir yaratık uzayda yaşayamaz.Ninguna criatura puede vivir en el espacio.

İlgili Sayfalar