uzay ile cümle

uzay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Doktor ve Rose sonraki uzay zaman çaprazında çoğu seyahetlere tekrar yola hazırlardı.Le Docteur et Rose se préparent ensuite à de nouveaux voyages à travers le temps et l'espace.
Fakat öbür uzaylılar buna izin vermez.Mais les marins survivants ne se laisseront pas faire !
GTRF Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından tanımlanır.Il est nommé d'après l'Agence spatiale européenne (ESA).
Ana madde: Minkovski uzayzamanı.Article détaillé : Espace de Minkowski.
Uzaydaki nokta parçacık kanununa göre fiziki olaylar harekette olduğu gibi düşünülür.Les évènements physiques sont perçus comme des mouvements selon la loi des points matériels dans l'espace.
Lowell Gözlemevi: Bubir bilimsel gözlemevi ve uzay ve astronomi konularını ele alan bir modern müzedir.Lowell Observatory : observatoire et un musée moderne sur l'Univers et l'astronomie.
1999 yılında Uzay Teleskop Bilim Enstitüsü'ne geçmeden bir süre önce Miller Araştırmacıları üyesi oldu.Auparavant, il a travaillé pendant 20 ans au Space Telescope Science Institute.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Dimensions supplémentaires Est-ce que la nature admet plus de quatre dimensions spatio-temporelles ?
Bir diğer büyük tesis ise Huntsville, Alabama'daki Marshall Uzay Uçuş Merkezi'dir.Le démonstrateur est développé par le Centre de vol spatial Marshall de Huntsville, Alabama.
İlk uzay blogcusu, ilk kadın uzay turisti, ilk Müslüman kadın astronot.Une américano-iranienne, qui est la première femme touriste de l'espace, et première iranienne.
Çok nadir bazı durumlarda, bunun altı aya uzayabileceği belirtiliyor.Mais bizarrement elle n'entrerait en vigueur que 6 mois plus tard.
Çin üçüncü büyük uzay gücü haline hazırda bekliyor.L'Italie est désormais la troisième puissance spatiale de l'Europe occidentale.
Uzaylılarla zorlu bir mücadeleye girerler.Un combat a lieu avec les aliens.
STS-107'nin kalkışı, 113. uzay mekiği kalkışıdır.La mission STS-107 fut le 113e lancement de la navette spatiale.
Şirket daha sonra Taş Devri'nin Jetgiller adıyla bilinen bir uzay çağı versiyonunu üretti.La société produit plus tard une version futuriste des Pierrafeu sous le nom des Jetson.
Valentina Tereşkova – Kozmonot Uzaya çıkan ilk kadındır.Valentina Tereshkova: The First Woman in Space.
Uzay turizmi için talep sınırsızdır.La station spatiale internationale manque d'espace de rangement.
Resurs-DK uzay aracı Samara, Rusya'da bulunan Rus uzay şirketi TsSKB tarafından yapılmıştır.Les satellites Resours-P sont construits par la société spatiale russe TsSKB Progress à Samara, en Russie.
2001 Mars Odyssey, Mars gezegeninin yörüngesinde dönen bir robotik uzay aracıdır.2001 Mars Odyssey doit être placé en orbite autour de la planète Mars.
Uzay Mekiği Pathfinder, hiç uzaya gitmemiş hatta hiç insanlı ve insansız uçuş yapmamıştır.L'équipage de l'Itasca ne vit ni n'entendit jamais l'avion.
İsviçre Uzay Ofisi (İUO) İsviçre ulusal uzay programını yürütmekten sorumlu kurum.Le Swiss Space Office (SSO) est le programme spatial national de la Suisse,.
Uzayda ilk kadın.Elle a été la première femme française dans l'espace.
Rus Uzay Ajansı tarafından geliştirilmiştir.Article détaillé : Agence spatiale fédérale russe.
Bir Hausdorff uzayın her bir altuzayı da Hausdorff'tur.Bien entendu, vous savez ce qu’est un espace de Hausdorff ?
Uzaydan Altınapa GölüPortail de la plongée sous-marine
Anikeyev asla bir uzay görevi tamamlayamadı.Les deux hommes n'ont jusque-là jamais effectué de mission spatiale.
Uzayda, itki sisteminin amacı bir uzay aracının hızını (v) değiştirmektir.L'objectif d'un système de propulsion spatiale est d'accroitre la vitesse v d'un engin spatial.
1 Eylül - ABD'nin Pioneer 11 adlı uzay aracı, Satürn'ü ziyaret eden ilk uzay aracı oldu.Septembre 1er septembre : le vaisseau spatial Pioneer 11 devient le premier engin spatial à visiter Saturne.
Eğer integral yakınsanıyorsa, tüm uzay zaman üzerinde alınır.Quand il s’unit avec Infiny, il possède la puissance combinée de l’intégralité du continuum espace-temps.
Asıl sorun uzayda uzun süre kalındığı zaman ortaya çıkmaktadır.Le risque est particulièrement grand pour les satellites qui restent dans l'espace pour de longues périodes.
Uzay görevleri, özellikle insanlı olanlar, geniş hazırlık gerektirir.Les environnements, notamment les stations spatiales, seront beaucoup plus détaillés.
Evrenimiz belki de uzak gelecekte de Sitter uzayına benzeyebilir.Il pourrait également ressembler à un espace de Sitter dans un futur lointain.
Bazıları da uzaylı olabileceğini tahmin eder.Mais l’un d’entre eux semble être un alien.
STS-1, uzay mekiği kullanılan ilk uzay uçuşudur.STS-1 est le premier vol de la navette spatiale américaine.
Uzaylıların 9 Numaralı Planı, Ed Wood'un 1959 yapımı bilim kurgu türündeki uzun metraj filmi.Plan 9 from Outer Space, film de Ed Wood sorti en 1959.
Ara sıra uzaya uçar.Du temps dans l'espace.
Ulusal Hava ve Uzay Müzesi.National Air and Space Museum Le National Air and Space Museum.
Resimde X {\displaystyle X} uzayı E {\displaystyle E} olarak alınmıştır.Soit x {\displaystyle x} la position courante dans l'espace de recherche.
Sicim kuramında tutarlılık uzay-zamanın 10, 11 ve 26 boyutta olmasını gerektirir.La théorie des cordes requiert pour sa cohérence 10, 11 ou 26 dimensions.
1976 - Viking 2 uzay aracı Mars'ın yörüngesine yerleşti.1976 : la sonde Viking 2 atterrit sur Mars.
Şimdi ise, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda kullanılıyor.Ces systèmes sont tous aujourd'hui utilisés à bord de la Station spatiale internationale.
Döneminde Çin, Dünya Ticaret örgütü'ne üye olmuş, Uzaya kendi imkânlarıyla uydu gönderen üçüncü ülke olmuştur.En 2003, la Chine devient la troisième nation à envoyer un homme dans l'espace par ses propres moyens.
Örneğin bir Hausdorff uzayın her bir noktası, kapalı bir altuzaydır.En particulier la dimension de Hausdorff d'un espace métrique dénombrable est nulle.
En çok bilim kurgu dizisi Uzay Yolu'nun yaratıcısı olarak bilinmektedir.Il est à ce titre considéré comme l'inventeur de l'ascenseur spatial.
Ordu uzaylıları durdurmak için nükleer füze atar.Shoot spatial consistant à éradiquer les aliens.
İlk uzay yürüyüşlerini yaptı.C'est sa première mission spatiale.
Semptomlar genelde iki gün içinde düzelir ama iyileşmek için yedi güne uzayabilir.Les symptômes s'aggravent généralement durant deux jours mais ne durent que jusqu'à sept jours.
3 Ekim - Uzay mekiği Atlantis ilk uçuşunu gerçekleştirdi.3 octobre : la navette américaine Atlantis effectue sa première mission.
Uzay elbisesinin üçüncü bölümü ayakkabılardır.Base nautique sur la Scarpe.
NASA, Hadfield'in Uluslararası Uzay İstasyonu'na ilk Kanadalı komutan olacağını 2010'da ilan etti.Chris Hadfield devient alors le premier astronaute canadien à commander la station spatiale internationale.
Cosmos 557 (Rusça: Космос-557), 11 Mayıs 1973'te uzaya fırlatılan Sovyet uzay istasyonudur.Космос-557 (Cosmos 557) Cosmos-557 est le nom de code d'une station spatiale soviétique du programme Saliout.
2001 - NEAR Shoemaker adlı uzay aracı, 433 Eros adı verilen asteroidin yüzeyine indi.La sonde spatiale NEAR Shoemaker achève sa mission en se posant à la surface de l'astéroïde (433) Éros.
Ay'ın öte yüzünün ilk fotoğrafları bu uzayaracı tarafından çekilmiştir.Les premiers pas sur la lune, c’était lui.
ASTP, Apollo uzayaracının son uçuşu olmuştur.Il s'agit du dernier vol du programme Apollo.
Uzay, son sınır.Dernière mission d'une navette spatiale.
İniş motoru uzayda ateşlenen ilk ayarlanabilir roket motoru olma özelliği taşıyordu.Le moteur de descente était le premier propulseur réglable envoyé dans l'espace.
Ayrıca 20 saat uzay yürüyüşü gerçekleştirdi.Ils y arrivent après un voyage de 20 ans dans l'espace.
Jack kendisi için yeni bir hayat istemektedir ve uzaya dönmeyi planlamaktadır.Jack leur annonce son besoin d'une nouvelle vie et part vers les étoiles.
Lockheed firması ise teleskobun içine yerleştirileceği uzay gemisini yapmakla görevlendirildi.La société Lockheed est chargée de construire la sonde spatiale.
Her iki uzay aracındaki görüş alanı ana sensörü bir yıldız işaretleyicisidir.Le senseur d'attitude principal pour les deux satellites est un capteur stellaire.

İlgili Sayfalar