ê (# 234;) Küçük e, uzatma vurgusuê (#234;) 小文字 e サーカムフレックス
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Alors si je vous ai donné cette image, je ne veux pas m'étendre trop là dessus.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Așa că dacă vă dădeam acea imagine, nu vreau să continui prea mult despre asta.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Bij dat beeld wil ik dus niet te lang stilstaan.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Chociaż przedstawiłem wam ten obraz, nie chcę się w to zagłębiać za bardzo.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.여러분에게 그 영상들을 드릴 수 있다면 이 이야기를 길게 하지 않아도 될 텐데 말입니다
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Mas, como vos dei esta imagem, não quero alongar-me mais sobre isso.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Perciò vi spiego la situazione, ma non voglio dilungarmi troppo su questo.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Por eso, si les doy esa imágen, no quisiera detenerme mucho en eso.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Wenn Sie sich jetzt ein Bild machen können, ich möchte mich nicht zu lange damit aufhalten.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.Така че, ако ви покажа тази снимка, не искам да говоря прекалено дълго за това.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.То есть если я вам передаю эту картинку, я не хочу сильно долго об этом говорить.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.כך שאם אני נותן לכם את התמונה הזו, אני לא רוצה להאריך בזה.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.أوضحت لكم هذه الصورة، ولا أودّ الإطناب في ذلك أكثر.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.こんな状況の中 ある人が 私の事務所を訪れました
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.그 손을 드는 순간에 복병이 그 처소에서 급히 일어나 성읍에 달려 들어가서 점령하고 곧 성읍에 불을 놓았더라
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên , binh_phục lập_tức đứng_dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành , chiếm lấy và phóng_hỏa nó .
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.Vừa giơ tay lên, binh phục lập tức đứng dậy khỏi chỗ mình núp mà chạy vào thành, chiếm lấy và phóng hỏa nó.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.והאורב קם מהרה ממקומו וירוצו כנטות ידו ויבאו העיר וילכדוה וימהרו ויציתו את העיר באש׃
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.فقام الكمين بسرعة من مكانه وركضوا عندما مدّ يده ودخلوا المدينة واخذوها واسرعوا واحرقوا المدينة بالنار.
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸 手 、 伏 兵 就 從 埋 伏 的 地 方 急 忙 起 來 、 奪 了 城 、 跑 進 城 去 、 放 火 焚 燒
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıp kente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler.他 一 伸手 、 伏兵 就 從 埋伏 的 地方 急忙 起來 、 奪 了 城 、 跑進 城 去 、 放火 焚燒
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.22를
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Musí to být dostatečně dlouhé, abych mohl vyznačit 22.
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Tallinjen skal gå til mindst 22.
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Я маю переконатися, що дістануся до 22, або поза 22.
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.我需要確認的是我能涵蓋到22或超出22
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?집에 있으면 나가고 싶었어요. 왜냐하면 모든 경기가, 제 생각에 모든 경기가 오버타임이었어요, 맞죠?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Oder die Häuser: Man war draußen, denn jedes Spiel, oder beinahe jedes Spiel, ging in die Verlängerung.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Of als je je huis uitkwam - want elke wedstrijd, of bijna elke wedstrijd, werd beslist in de verlenging.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou à la maison, on sortait, car à chaque match, enfin je crois presque tous, il y avait des prolongations.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou então as casas — saía-se à rua, porque todos os jogos ou então quase todos, iam para prolongamento, certo?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Vagy a házak, kimentél, mert minden meccs, vagyis azt hiszem majdnem minden meccs hosszabbításos volt, ugye?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Або як ми виходили з будинків у перервах, адже майже кожна гра виходила пізно ввечері.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?А вечером после окончания игры можно было выйти из дома, ведь почти каждая игра заканчивается поздно.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Или къщите, от които излизате, защото всяка игра, мисля, че почти всяка игра, свършва, нали?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?או הבתים, הייתם יוצאים, מפני שבכל משחק, ובכן, אני חושבת שכמעט כל משחק, עבר להארכה, נכון?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?او المنازل, تخرج من المنزل, لأن كل مباراه حسنا, اظن في كل مباراه, تذهب الى الاشواط الاضافيه, صحيح؟
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?確か試合は延長戦ばかりで 外に出てみると どの家も明かりがついているんです
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?마침내, 11 곱하기 12 에 이르렀습니다.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?11かける12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?A teď konečně 11x12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?A teraz konečne 11x12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?E finalmente, chegamos a onze vezes doze.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?En dan ten slotte zijn we bij elf keer twaalf uitgekomen.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?E poi, finalmente, siamo a 11 per 12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?És akkor végül a tizenegyszer tizenkettő.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?Et finalement, nous sommes à onze fois douze.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?Finalmente, llegamos al 11 x 12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?Hvad giver 11 gange 12?
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?I na zakończenie mamy 11 razy 12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?Und dann sind wir schließlich bei elf mal zwölf.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?Και τέλος, φτάσαμε στο 11 επί 12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?И накрая стигаме до 11 по 12.
Fazla uzatmadan, 11 kere 12 kaç eder?ولدينا الآن، 11x12
Fazla uzatmadan bölüm 1.1 hakkında konuşmaya başlayalım.Quindi, senza ulteriori indugi, andiamo affrontare sezione 1,1.
Fazla uzatmadan bölüm 1.1 hakkında konuşmaya başlayalım.Zo, laten we direct van start gaan met sectie 1.1.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.A tito lidé odpověděli bez známek pochybností: "Ano!" Jako bych je požádala o slánku.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.Badani odpowiadali: "Tak!", jakby chodziło o podanie soli.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.E, de facto, respondiam-me: "Sim!" como se eu lhes tivesse pedido para me passarem o sal.