Ana içeriğe geç
Sözlük

uzat ile cümle

uzat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.Títo ľudia, ako inak, odpovedali: "Áno!" ako keby som sa ich opýtala, či by mi podali soľ.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.Und tatsächlich sagten diese Leute: "Ja!", so als ob ich sie gebeten hätte das Salz zu reichen.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.Và, quả thực, những người này đều trả lời "Có!," như thể họ lịch sự trả lời khi tôi nhờ họ 1 việc vặt vậy.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.Y de hecho contestan con un "¡Sí!" como si hubiera pedido que me pasaran la sal.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.Και, πράγματι, οι άνθρωποι αυτοί απαντούσαν "Ναι!" σαν να τους είχα ζητήσει να μου δώσουν το αλάτι.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.И наистина, тези хора казваха "Да!", все едно ги бях попитала биха ли ми подали солницата.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.И, само собой, люди всегда отвечали "Да!", как будто я их просила передать соль.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.І вони завжди відповідали "Так!" як ніби я попросила передати мені сіль.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.ואכן האנשים האלה היו עונים: "כן!" כאילו שאלתי אם הם מוכנים להעביר לי את המלח.
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.فى الحقيقة هؤلاء الناس كانوا يجيبون بنعم ! كما لو انى أسألهم أن يمرروا لي الملح
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.「もちろん!」と答えるのです 私はたじろぎました
Gerçekten de, bu insanlar, sanki tuzu uzatmalarını istemişim gibi "evet" dediler.而事實上,呢啲人會答「會!」 就好像我問佢地可唔可以遞啲鹽過來
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Dai una mano al pianeta .......
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Dale una mano al planeta. .......
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Dê uma mão para o planeta .......
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Help de planeet een handje .......
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Je rêve de donner un coup de main à la planète .......
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Podaj Planecie Dłoń www.greenpeace.pl/chcesz
Gezegenimize elinizi uzatin. .......Ulurkan tanganmu untuk bumi .......
Gezegenimize elinizi uzatin. .......ساهم في حماية كوكبنا الرأي الحر .......
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.Aber das ist vielleicht eine gute Übung für dich
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.Deoarece tocmai am realizat că asta durează de ceva timp deja.
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.벌써 꽤 많은 시간이 지났다는 걸 방금 깨달아서요
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.ok.
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.Protože jsem si teď uvědomil, že už počítám docela dlouho.
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.Właśnie się zorientowałem, że to trwa już całkiem długo.
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.لأنني ادركت انني استهلكت وقتاً طويلاً
Ğ Farkettim ki biraz fazla uzatmışım.これは、いい実践になるでしょうね。
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Du får inte gå in här.
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Hei!
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Hei!
Gidecek hiç bir yerim yok. Bunu gerçekten bu kadar uzatmak istiyor musun? Bunu bana neden yaptın?Эй!
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Avec des innovations comme le Great Western, nous pouvons étirer cette balance jusqu'à l'infini absolu.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Con innovaciones como el Great Western podemos estirar ese equilibrio hasta el límite absoluto.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Cu inovatii ca Great Western, putem inclina balanta la maximum.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Great Western 과 같은 혁신에서는 그러한 조화가 최고로 잘 맞은 경우라고 할 수 있죠.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Le innovazioni come il Great Western possiamo estendere quell'equilibrio a limiti assoluti.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Met innovaties zoals de Great Western kunnen we dat evenwicht tot aan de uiterste limiet oprekken.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Mit Hilfe von Innovationen wie der Great Western können wir diese Balance bis zum äußersten Limit treiben.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.Olyan fejlesztésekkel mint a Great Western, ezt az egyensúlyt ki tudjuk tolni a végső határokig.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.S inováciami ako Great Western môžeme túto rovnováhu maximálne využiť.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.W przypadku innowacji takich jak Great Western możemy ów limit naciągnąć do ostatnich granic
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.С инновациями, такими как Большая западная железная дорога, мы можем довести этот баланс до предела.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.С иновации като "Грейт Уестърн" можем да разтегнем този баланс до абсолютната градина
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.עם חידושים כמו "המערבית הגדולה", אנו יכולים למתוח את האיזון הזה עד לגבול המוחלט.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.بفضل ابتكارات كالغرب الأعظم, بامكاننا الوصول بهذا التوازن للحدود القصوى.
Great Western gibi buyuk buluslarla, dengeyi mutlak sinirlarina kadar uzatabiliriz.私たちはその均衡を絶対的な限界まで引き伸ばしました どういうわけか私たちは、この状態からこんな感じになってしまいました
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart antaa leivän minulle.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, dã-mi pâinea.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, du pain, s'il te plaît.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, pásame el pan.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, reich mir mal das Brot.
Hagbart, ekmeği uzat.Hagbart, reich mir mal das Brot.
Hagbart, ekmeği uzat. O kadar tereyağı alma.Vem har lärt dig att bre smör på rätsidan av brödet?
Hall bir şey uzattı metamorfize yüzü, otomatik olarak kabul etti.Csarnok amit ő, bámul a átalakult arc, el automatikusan.
Hall bir şey uzattı metamorfize yüzü, otomatik olarak kabul etti.le visage métamorphosé, acceptée automatiquement.
Hall bir şey uzattı metamorfize yüzü, otomatik olarak kabul etti.metamorphosed 얼굴이 자동으로 받아들였습니다.
Hall bir şey uzattı metamorfize yüzü, otomatik olarak kabul etti.وجه مغيرة ، قبلت تلقائيا.
Hall bir şey uzattı metamorfize yüzü, otomatik olarak kabul etti.その後、彼女はそれが何であったかを見たとき、彼女は、大声で叫んだ、それをドロップし、千鳥
Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir?A kdož pak z vás pečlivě o to mysle, můž přidati ku postavě své loket jeden?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod