Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.И рече: Вземи си го. И той простря ръка та го взе.
Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.И сказал он: возьми себе. Он протянул руку свою и взял его.
Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.ויאמר הרם לך וישלח ידו ויקחהו׃
Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.فقال ارفعه لنفسك. فمدّ يده واخذه
Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.以 利 沙 說 、 拿 起 來 罷 。 那 人 就 伸 手 、 拿 起 來 了
Elişa, ‹‹Al onu!›› dedi. Adam elini uzatıp balta demirini aldı.以利沙 說 、 拿起 來罷 。 那人 就 伸手 、 拿起 來了
Ellerini uzatacak.Ще протегне ръце.
Ellerini bize doğru nasıl uzattığına bakın.Spójrzmy na sposób, w jaki jej otwarte dłonie są skierowane w naszą stronę.
Ellerini bize doğru nasıl uzattığına bakın.Взгляните на форму ее рук, которые раскрываются по направлению к нам.
Ellerini bize doğru nasıl uzattığına bakın.Подивіться, як її долоні повернуті до нас.
Ellerini uzatacak.היא תשלח את ידיה
Ellerini uzatacak.سوف يحاول إبعاد يديه.
Ellerini uzatacak.Allungherà le mani.
Ellerini uzatacak. Düştüğe yöne doğru dönecek ve kendini durdurmaya çalışacak.Er wird seine Arme ausstrecken, sich in Fallrichtung wenden und versuchen sich abzustützen.
Ellerini uzatacak.Het gaat zijn handen uitsteken.
Ellerini uzatacak.Il va mettre ses mains en avant.
Ellerini uzatacak.손을 앞으로 뻗으면서
Ellerini uzatacaksın ve onu Tanrı"ya vereceksin, o da alacak.Natáhneš ruku, dáš ji Bohu a on si ji vezme.
Ellerini uzatacaksın ve onu Tanrı"ya vereceksin, o da alacak.Ты протягиваешь руку и даешь это Богу и он возьмет.
Ellerini uzatacak.Va a sacar sus manos.
Ellerini uzatacak.Va ridica mâinile
Ellerini uzatacak.Wyciągnie ręce.
Ellerini uzatacak.転ぶ方に体をひねって 地面に手をつこうとします
El sıkışmaktan o kadar nefret ediyorsa elini niye öyle uzatıyordu ki?De ce îºi întindea mâna, din moment ce nu-i plãcea sã dea mâna cu nimeni?
El sıkışmaktan o kadar nefret ediyorsa elini niye öyle uzatıyordu ki?Po co wyciąga dłoń, skoro tak tego nie lubi?
El sıkışmaktan o kadar nefret ediyorsa elini niye öyle uzatıyordu ki?Pourquoi elle tend la main, alors ?
El sıkışmaktan o kadar nefret ediyorsa elini niye öyle uzatıyordu ki?Wieso reicht sie ihre Hand, wenn sie das Händeschütteln so hasst?
El sıkışmaktan o kadar nefret ediyorsa elini niye öyle uzatıyordu ki?Γιατί απλώνει το χέρι της αφού απεχθάνεται τόσο πολύ την χειραψία;
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.22를
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Musí to být dostatečně dlouhé, abych mohl vyznačit 22.
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Tallinjen skal gå til mindst 22.
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.Я маю переконатися, що дістануся до 22, або поза 22.
En az 22'ye kadar uzatmam gerekiyor.我需要確認的是我能涵蓋到22或超出22
Enerji devrimi istiyorum. Gezegenimize elinizi uzatin. .......Ich wünsche mir die Energierevolution 15 00:01:18,400 --> 00:01:24,035 Gib der Erde deine Hand .......
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?집에 있으면 나가고 싶었어요. 왜냐하면 모든 경기가, 제 생각에 모든 경기가 오버타임이었어요, 맞죠?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Oder die Häuser: Man war draußen, denn jedes Spiel, oder beinahe jedes Spiel, ging in die Verlängerung.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Of als je je huis uitkwam - want elke wedstrijd, of bijna elke wedstrijd, werd beslist in de verlenging.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou à la maison, on sortait, car à chaque match, enfin je crois presque tous, il y avait des prolongations.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Ou então as casas — saía-se à rua, porque todos os jogos ou então quase todos, iam para prolongamento, certo?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Vagy a házak, kimentél, mert minden meccs, vagyis azt hiszem majdnem minden meccs hosszabbításos volt, ugye?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Або як ми виходили з будинків у перервах, адже майже кожна гра виходила пізно ввечері.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?А вечером после окончания игры можно было выйти из дома, ведь почти каждая игра заканчивается поздно.
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?Или къщите, от които излизате, защото всяка игра, мисля, че почти всяка игра, свършва, нали?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?או הבתים, הייתם יוצאים, מפני שבכל משחק, ובכן, אני חושבת שכמעט כל משחק, עבר להארכה, נכון?
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?او المنازل, تخرج من المنزل, لأن كل مباراه حسنا, اظن في كل مباراه, تذهب الى الاشواط الاضافيه, صحيح؟
Evden dışarı çıkınca, her oyun, sanırım her oyun uzatmaya gidiyordu değil mi?確か試合は延長戦ばかりで 外に出てみると どの家も明かりがついているんです
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?Cat, kan je je been erover zetten, die kant?
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?좋습니다. 캐서린, 다리를 저 쪽으로 놓아봐요. 좋아요.
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?Przenieść nogę na tę stronę?
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?Vâng, Cat, bạn có thể đặt chân lên phía bên kia không?
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?Κατ, μπορείς να βάλεις το πόδι σου εδώ σ' αυτή την πλευρά;
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?Да, Кэт, ты можешь поставить ноги на ту сторону?
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?כן. קאת, תוכלי להעביר את הרגל לצד הזה? כן.
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?نعم. هل يمكنك وضع الساق على هذا الجانب؟ نعم.
Evet. Cat, bacağını şu kenardan uzatabilir misin?回転できる?
Fakat, ancak onların patladıkları kadar çabuk, daha fazla protein uçlara bağlanır ve onları uzatır.Ale jak tylko to nastąpi zaraz przyłączają się do ich końców kolejne białka, co je wydłuża.
Fakat, ancak onların patladıkları kadar çabuk, daha fazla protein uçlara bağlanır ve onları uzatır.하지만 허물어지자마자 더 많은 단백질이 양 끝에 달라붙어서 더 길게 자랍니다.
Fakat, ancak onların patladıkları kadar çabuk, daha fazla protein uçlara bağlanır ve onları uzatır.Nhưng ngay vào lúc chúng tiêu tan,
Fakat, ancak onların patladıkları kadar çabuk, daha fazla protein uçlara bağlanır ve onları uzatır.Zodra ze ontploffen, hechten andere proteïnen zich eraan en maken ze langer.
Fakat, ancak onların patladıkları kadar çabuk, daha fazla protein uçlara bağlanır ve onları uzatır.אך באותה מהירות בה הם מתפוצצים, חלבונים נוספים נצמדים לקצוות ומאריכים אותם,