Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Będziemy trzymać żadnych wielkich ceregieli, - znajomego lub dwa;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Gillar du denna brådska? Vi håller inga stora ado, - en vän eller två;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Kan du lide dette hastværk? Vi holder ikke nogen stor ståhej, - en ven eller to;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Líbí se vám tento spěch? Budeme mít žádný velký povyk, - přítel nebo dva;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Majd tartani nem nagy felhajtás, - egy barát vagy kettő
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Páči sa vám tento zhon? Budeme mať žiadny veľký rozruch, - priateľ alebo dva;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Pidätkö tätä kiirettä? Me jatkamme mitään suurta hälyä, - ystävä tai kaksi;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;¿Te gusta esta prisa? Vamos a seguir sin grandes preámbulos, - uno o dos amigos;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Vamos continuar sem delongas grande, - um ou dois amigos;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Vi terremo senza grande rumore, - un amico o due;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Vom păstra nici o zarvă mare, - un prieten sau doi;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;We houden geen grote ado, - een vriend of twee;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Wir halten keine großen Umschweife, - ein oder zwei Freunde;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Вам нравится эта спешка? Мы будем держать не большой суматохи, - друг или два;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Харесвате ли това бързане? Ние ще продължаваме да няма голямо вълнение - приятел или две;
Bıçağı bana ver. Dışarı çık Rainsford. Neden uzatıyorsun?Beri aku pisau itu.
Bıçağı bana ver. Dışarı çık Rainsford. Neden uzatıyorsun?Ge mig den där kniven.
Bıçağı bana ver. Dışarı çık Rainsford. Neden uzatıyorsun?Дайте мені цей ніж.
Bıçağı bana ver. Dışarı çık Rainsford. Neden uzatıyorsun?Дайте мне этот нож.
Bıçağı bana ver. Dışarı çık Rainsford. Neden uzatıyorsun?أعطني أن سكين.
Bıçağı bana ver. Dışarı çık Rainsford. Neden uzatıyorsun?、レインズフォードが出てくる。
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Aaron şi -a întins mîna peste apele Egiptului; şi au ieşit broaştele şi au acoperit ţara Egiptului.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Arão, pois, estendeu a mão sobre as águas do Egito, e subiram rãs, que cobriram a terra do Egito.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông rạch xứ Ê-díp-tô, ếch nhái bò lên lan khắp xứ.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.A-rôn giơ tay mình trên các sông_rạch xứ Ê - díp-tô , ếch_nhái bò lên lan khắp xứ .
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Då räckte Aron ut sin hand över Egyptens vatten, och paddor stego upp och övertäckte Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Entonces Aarón extendió su mano sobre las aguas de Egipto, y subieron ranas que cubrieron la tierra de Egipto
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.És kinyujtá kezét Áron Égyiptom vizeire, és békák jövének fel és ellepék Égyiptom földét.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.In iztegne Aron roko svojo nad vodami Egipta, in žabe so prilezle na dan in pokrile deželo Egiptovsko.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.I vztáhl Aron ruku svou na vody Egyptské; a vystoupily žáby a přikryly zemi Egyptskou.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.아론이 팔을 애굽 물들 위에 펴매 개구리가 올라와서 애굽 땅에 덮이니
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Maka Harun mengacungkan tongkatnya ke atas semua air, lalu muncullah katak-katak memenuhi seluruh negeri
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Niin Aaron ojensi kätensä Egyptin vetten yli, ja sammakoita nousi, ja ne peittivät Egyptin maan.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte sin Hånd ud over Ægyptens Vande. Da kravlede Frøerne op og fyldte Ægypten.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Og Aron rakte ut sin hånd over Egyptens vann, og froskene kom op og dekket hele Egyptens land.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Vtedy vystrel Áron svoju ruku na egyptské vody, a vyšly žaby a pokryly Egyptskú zem.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.Аарон простер руку свою на воды Египетские; и вышли жабы и покрыли землю Египетскую.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.И Аарон простря ръката си над египетските води и възлязоха жабите и покриха Египетската земя.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.ויט אהרן את ידו על מימי מצרים ותעל הצפרדע ותכס את ארץ מצרים׃
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.فمدّ هرون يده على مياه مصر. فصعدت الضفادع وغطت ارض مصر.
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞 倫 便 伸 杖 在 埃 及 的 諸 水 以 上 、 青 蛙 就 上 來 遮 滿 了 埃 及 地
Böylece Harun elini Mısırın suları üzerine uzattı; kurbağalar çıkıp Mısırı kapladı.亞倫 便 伸 杖 在 埃及 的 諸水 以上 、 青蛙 就 上 來遮滿 了 埃及 地
Böylece kodu yeniden yazarak savaşı uzatacaklardı.Chcieli najpierw przepisać kod, aby umożliwić prowadzenie dłuższych bitew.
Böylece kodu yeniden yazarak savaşı uzatacaklardı.그 사이에 전투가 더 오래갈 수 있도록 코드를 다시 쓰겠다고요.
Bu da artı 5. Aslında bunu biraz daha uzatayım.Ich versuche, so gerade wie möglich zu zeichnen.
Bu gibi durumlarda oturma izninin uzatılması ya da iptali konusu her zaman bireysel olarak düşünülür.في هذه الحالات يتم تقدير الوضع دائماً على حدة، فيما إذا كان سوف يستمر ترخيص الإقامة بعد الطلاق، أم سوف يلغى.
Bu gibi durumlarda oturma izninin uzatılması ya da iptali konusu her zaman bireysel olarak düşünülür.如果您持有因家庭团聚签发的定期居留许可,离婚可能会影响居留许可。离婚后,移民局会酌情考虑是否给您续签,还是取消居留许可。更多信息,请访问InfoFinland上的居留许可问题。
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Acest inel - "El a alunecat un şarpe de smarald inelul din degetul său şi se întinse pe palmă.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Cet anneau - "Il a glissé un serpent vert émeraude bague de son doigt et il tendit sur la paume de sa main.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Denna ring - "Han halkade en smaragd orm ringen från sitt finger och höll den ut på handflatan.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Denne ring - "Han gled en smaragd slange ring af sin finger og holdt den ud på sin hule hånd.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Deze ring - "Hij gleed een smaragd slang ring van zijn vinger en hield het uit op de palm van zijn hand.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Este anel - "Ele escorregou uma serpente esmeralda anel de seu dedo e estendeu-o na palma da sua mão.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Ez a gyűrű - "Ő elcsúszott smaragd kígyó gyűrűt az ujjáról tartotta ki fel a tenyerében.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.그의 손가락에서 반지를하고 자신의 손바닥 위에 그것을 가졌다.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Pierścień ten - "Wsunął węża szmaragd pierścień z palca i trzymał go na dłoni.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Tämä rengas - "Hän liukastui smaragdi käärme sormus sormeen ja piti sitä ulos, kun kämmen kätensä.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Ta obroč - "On je spodrsnilo kača smaragdno prstan s prstom in jo dvignil ven na dlan svoje roke.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Tento prsten - "Protáhl se had Emerald prsten z prstu a držel ji na dlaň.
Bu halka "O bir zümrüt yılan süzüldü parmağını halka ve elinin avuç üzerine uzattı.Този пръстен - "Той се подхлъзна змия смарагд пръстен от пръста си и го държеше върху дланта на ръката си.