Biraz nakiti uzattıktan sonra arabadaki eleman arabaya atladı-僕らは感心したよ...
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.A gdy kto przystąpił, i ukłonił mu się, ściągnął rękę swą, a ująwszy go, całował go.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Ano i když někdo přicházel, klaněje se jemu, vztáhl ruku svou, a uchopě ho, políbil jej.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.In če je kdo pristopil, da mu stori poklon, je iztegnil svojo roko ter ga zadržal in ga poljubil.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Ja kun joku lähestyi kumartaaksensa häntä, ojensi hän kätensä, tarttui häneen ja suuteli häntä.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.사람이 가까이 와서 절하려 하면 압살롬이 손을 펴서 그 사람을 붙들고 입을 맞추니
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Nếu có ai đến gần đặng lạy người , Áp - sa-lôm giơ tay ra đỡ lấy người và hôn .
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Nếu có ai đến gần đặng lạy người, Áp-sa-lôm giơ tay ra đỡ lấy người và hôn.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Og når nogen gikk frem og vilde bøie sig for ham, rakte han ut sin hånd og tok fatt i ham og kysset ham.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Og når nogen nærmede sig for at kaste sig ned for ham, rakte han Hånden ud og holdt ham fast og kyssede ham.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Quando uno gli si accostava per prostrarsi davanti a lui, gli porgeva la mano, l'abbracciava e lo baciava
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Şi cînd se apropia cineva să se închine înaintea lui, el îi întindea mîna, îl apuca, şi -l săruta.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Sucedía que cuando alguno se acercaba para postrarse ante él, éste extendía su mano, lo asía y lo besaba
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.Και οποτε τις επλησιαζε δια να προσκυνηση αυτον, ηπλονε την χειρα αυτου και επιανεν αυτον και εφιλει αυτον.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.И когато някой се приближаваше да му се поклони, той простираше ръка та го хващаше и го целуваше.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.И когда подходил кто-нибудь поклониться ему, то он простирал рукусвою и обнимал его и целовал его.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.והיה בקרב איש להשתחות לו ושלח את ידו והחזיק לו ונשק לו׃
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.وكان اذا تقدم احد ليسجد له يمد يده ويمسكه ويقبله.
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.若 有 人 近 前 來 要 拜 押 沙 龍 、 押 沙 龍 就 伸 手 拉 住 他 、 與 他 親 嘴
Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.若 有 人 近前 來 要 拜押 沙龍 、 押 沙龍 就 伸手 拉住 他 、 與 他 親嘴
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Am distribuit aceste pasaje de transport rapid prin centrul orașului și le-am extins până în periferii.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Chúng tôi phân phối các tuyến tàu vận chuyển nhanh trong Trung tâm thành phố, và mở rộng vào các vùng ngoại ô.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.우리는 이들 빠른 교통로를 시내 중심으로 분배시키고 교외까지 확장시켰습니다.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Rozložili sme tieto rýchle dopravné cesty cez centrum mesta a rozšírili sme ich do okrajových častí.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.We verdeelden de snelle vervoerscorridors over het centrum van de stad en breidden ze uit naar de rand.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Ανοίξαμε περάσματα ταχείας κυκλοφορίας σε όλο το κέντρο της πόλης και τα προεκτείναμε στα περίχωρα.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Ми розподілили ці швидкісні транспортні коридори по усьому центру, і протягнули їх аж до околиць.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Мы распределили коридоры скоростного транспорта по центру города и продлили их до окраинных районов.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.Разпространихме тези бързи транспортни коридори през центъра на града и ги разширихме в предградията.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.פזרנו את מסדרונות התחבורה המהירה האלו בכל מרכז העיר ומשכנו אותם אל הפרברים.
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.قمنا بتوزيع ممرات النقل السريع هذه على طول قلب المدينة و مددناها حتى الأحياء الطرفية
Biz bu hızlı ulaşım koridorlarını şehir merkezinden dağıtarak onları kenar mahallerin içlerine kadar uzattık.市中心部から郊外へと 分布させました なぜ高速かというと
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Se noi proviamo a esporci e ad essere vulnerabili ci fanno neri.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Als wij naar buiten komen en kwetsbaar zijn, krijgen we een pak slaag.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Amikor megközelítünk valakit és megmutatjuk a sebezhetőségünket, a legszarabb formánkat fedjük fel.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Când ne expunem într-o poziţie vulnerabilă suntem bătuţi măr.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Cuando conseguimos ser vulnerables tenemos que salir como podemos de ese lío.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Gdy wyciągamy do kogoś rękę i otwieramy się pozwalamy by nas zmiażdżono.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Když se otevřeme a jsme zranitelní, vytřískají z nás duši.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Keď ideme tam von a sme zraniteľní, vybijú z nás dušu.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Khi chúng tôi tỏ mình và trông dễ bị tổn thương chúng tôi sẽ bị phản kháng ngay lập tức. và đó không phải
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.우리가 연약해지고 손을 뻗어 도움을 구하면 무진장 얻어맞기만 하죠.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Ko se obrnemo na druge in smo ranljivi, nas pretepejo.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Når vi rækker ud og er sårbare bliver vi slået til plukfisk.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.När vi sträcker ut en hand och är sårbara får vi så mycket skit.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Ollessamme haavoittuvaisia meidät hakataan.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Quand nous essayons de nous exposer et être vulnérables nous nous faisons massacrer.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır."Quando saímos da casca e somos vulneráveis "levamos porrada.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Wenn wir uns ausstrecken und verletzlich sind, kriegen wir Prügel.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Όταν βγαίνουμε έξω και γινόμαστε ευάλωτοι μας χτυπάνε αλύπητα.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Когато ние си позволим да бъдем уязвими меко казано ни излиза през носа.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Когда мы начинаем открываться и быть уязвимыми, из нас вытрясают всю душу.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.Коли ми відкриваємося і стаємо вразливими, з нас вибивають усе лайно.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.כאשר אנחנו נפתחים והופכים פגיעים אנחנו מקבלים את האגרוף בפרצוף.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.عندما نتواصل ونصبح غير حصينين فإننا نظهر عيوبنا.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.叩きのめされます 男や コーチや 父親に
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Aimez-vous cette hâte? Nous vous tiendrons pas grand bruit, - un ou deux amis;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Ali vam je všeč ta naglica? Mi bomo še naprej brez veliko ado, - prijatelja ali dva;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Apakah kamu suka tergesa-gesa ini? Kami akan tetap tidak ribut besar, - satu atau dua teman;
Biz fazla uzatmadan devam edeceğiz, bir veya iki arkadaş;Bạn thích này vội vàng? Chúng tôi sẽ tiếp tục không ado tuyệt vời, một người bạn hoặc hai;