Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.velhogy hívtalak [titeket,] és vonakodtatok, kiterjesztém az én kezemet, és senki eszébe nem vette;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Weil ich denn rufe, und ihr weigert euch, ich recke meine Hand aus, und niemand achtet darauf,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Επειδη εγω εκραζον, και σεις δεν υπηκουετε εξετεινον την χειρα μου, και ουδεις προσειχεν
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Понеже аз виках, а вие отказахте да слушате, Понеже простирах ръката си, а никой не внимаваше,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Я звала, и вы не послушались; простирала руку мою, и не было внимающего;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.יען קראתי ותמאנו נטיתי ידי ואין מקשיב׃
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.لاني دعوت فابيتم ومددت يدي وليس من يبالي
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.我 呼 喚 、 你 們 不 肯 聽 從 . 我 伸 手 、 無 人 理 會
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.我 呼喚 、 你 們 不 肯 聽從 . 我 伸手 、 無人 理會
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Ale nemají moc důvěry v úsilí prodlužovat život při vysilující nemoci nebo ve stáří.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Dar ei nu se chinuie să prelungească viaţa în cazul bolilor sau la bătrâneţe.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.하지만 그 사람들은 노환이나 또는 나이가 들었을 때, 삶을 연장하려고 많은 돈을 들이지는 않습니다.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Nhưng họ không đặt nhiều nỗ lực để kéo dài tuổi thọ khi đối mặt với bệnh suy nhược hoặc tuổi già.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Але вони не витрачають багато зусиль, щоб продовжити життя під час хвороби чи у старості.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Но они не сильно стараются продлить жизнь перед лицом истощающей болезни или в преклонном возрасте.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.אבל הם לא משקיעים הרבה במאמצים להאריך חיים לנוכח מחלות קשות או לעת זקנה.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.あるいは高齢になってまで 延命のための努力をすることには あまり執着しません トラジャでは 人間は皆
Ammy! Sonunu biraz uzat. Çılgına dönecekler.Jön...
Ammy! Sonunu biraz uzat. Çılgına dönecekler.Mereka menjadi gila.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Ale jeśli wy będziecie próbowali łapać lub przytrzymywać to, możecie je uszkodzić.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Dar dacă te grăbeşti să îl înşfaci sau să îl ții, îl vei distruge.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Es stellt sich heraus, dass wenn ich nicht - (Lachen) (Applaus)
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.비행기를 손으로 잡으시면, 여러분이 비행기를 해치게 될겁니다.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Maar als je het vastpakt, maak je het kapot.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Mais si vous essayez de l'attraper ou de le tenir, vous allez le détruire.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Ma se allungate la mano per afferrarlo o prenderlo, lo distruggerete.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Pero si se estiran para agarrarlo o tenerlo, lo destruirán.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Но ако се протегнете да го хванете или задържите, ще го унищожите.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Но если вы схватите его, он сломается.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.אך אם תנסו להושיט יד ולתפוס אותו - אתם תהרסו אותו.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.و لكنك إذا حاولت التقاطها و الإمساك بها فسوف تدمرها.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.墜落したら皆さんは木製のインディアンにでも なったつもりでいらしてください
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Apakah dia tiba-tiba mengulurkan lidahnya padaku mengolok-olok, saya tidak bisa merasa lebih dipermalukan.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Avait-il soudain, tira la langue à moi dans la dérision, je n'aurais pas pu avoir plus de humiliés.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Če bi nenadoma dal svoje jezik me v podsmijeh, jaz ne bi mogel čutiti več ponižan.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Dacă ar fi scos dintr-o dată limba lui la mine în bătaie de joc, nu am putut-am simtit mai mult umilit.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Gdyby nagle wysunął język na mnie z drwiną, nie mogłem się czuć więcej upokorzony.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Hade han plötsligt lade ut tungan åt mig i hån, jag kunde inte ha känt sig mer förödmjukade.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış.'Had hij plotseling stak zijn tong naar me in de spot, kon ik niet hebben gevoeld meer vernederd.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Hätte er plötzlich streckte die Zunge heraus zu mir in Spott, konnte ich nicht gefühlt haben mehr gedemütigt.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Havde han pludselig rakte tunge ad mig i hån, kunne jeg ikke have følt sig mere ydmyget.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Jos hän yhtäkkiä ojensi kielensä minua pilkkanaan, en olisi voinut tuntua nöyryytetään.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Kdyby se náhle dal mu jazyk na mě výsměchem, nemohl jsem se cítil více ponížen.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Keby sa náhle dal mu jazyk na mňa výsmechom, nemohol som sa cítil viac ponížený.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış.'그가 갑자기 조소의 날 그의 혀를 넣어다면 난 더 느낌이 없습니다 굴욕.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Nếu anh ấy đột nhiên đưa ra lưỡi của mình tại tôi chế nhạo, tôi không thể cảm thấy làm nhục.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Si de repente sacó la lengua a mí en tono de burla, no me habría sentido más humillado.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Vajon hirtelen kinyújtotta a nyelvét rám gúny, nem tudtam volna úgy érezte, több megalázott.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Αν είχε θέσει ξαφνικά έξω τη γλώσσα του σε με το χλευασμό, δεν θα μπορούσα να αισθάνονται πιο ταπεινώνεται.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Ако той изведнъж протегна език в мен в присмех, не можеше да усеща по- унижен.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Если бы он вдруг высунул язык у меня в насмешку, я не мог бы чувствовал себя более униженными.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."Якби він раптом висунув язика в мене на сміх, я не міг би відчував себе більш приниженими.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."האם הוא פתאום הוציא את לשונו לעברי בלעג, אני לא יכול להרגיש יותר מושפל.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış."لو كان ضعت فجأة في وجهي لسانه في سخرية ، لم أستطع أن يكون شعر أكثر ذليلة.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış.屈辱。 私は自分自身に考えた - こっそり浮気者のための私は右のサーブ....彼の目はまっすぐに輝いていた
Aslında bunu biraz daha uzatayım.이것들을 -1, -2, -3, 그리고 -4라 하면,
Aslında bunu biraz daha uzatayım.I właściwie, pozwólcie, że rozciągnę to trochę bardziej.
Aslında bunu biraz daha uzatayım.Trochu to více protáhnu
Aslında bunu biraz daha uzatayım.И всъщност, нека го разтегна още малко.
Aslında bunu biraz daha uzatayım.これはー 1、ー2、ー 3 、ー4としましょう