Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Dziecko nie prostowało poprawnie nóżek. Powiedziała, że może to oznaczać uszkodzenie mózgu.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.És nagyon nagy feje volt, amiről azt gondolta, hogy vízfejűségre utalhat.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Il bimbo non allungava le gambe correttamente. Ha detto che poteva avere un danno cerebrale.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.아이가 다리를 제대로 펴지 않고 있었어요. 의사는 이것이 두뇌 손상의 증상일 수도 있다고 했습니다.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Nerozťahoval nohy ako by mal. Povedala, že to môže značiť poškodenie mozgu.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Și mai avea și un cap foarte mare, fapt care putea indica o hidrocefalie.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Δεν τέντωνε τα πόδια του σωστά. Είπε ότι θα μπορούσε να σημαίνει ότι είχε εγκεφαλική βλάβη.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Він неправильно випрямляв свої ніжки. Вона сказала, що це може означати певні порушення у мозку.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Сын не вытягивал ноги должным образом. Врач сказала, что возможно у него повреждён мозг.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.הוא לא פושט את רגליו בצורה תקינה. היא אמרה שזה עלול לרמז על נזק מוחי.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.لم يكن الطفل يمد أرجله بطريقة صحيحة. قالت أن هذا قد يعني أن لديه تلف في الدماغ.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.脳に障害があるかもしれないと いうことでした 確かに彼の足の伸ばし方は 左右対称ではなく
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Den kommer att sträcka ut benen.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Dia akan menjulurkan kakinya keluar.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Kimereszti a lábait.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.다리를 쭉 뻗어
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Sta per estendere le sue zampe.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Va a extender sus piernas hacia fuera.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Vai estender as pernas.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Wyciąga odnóża.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak. Yaşamak için oradan uzağa süzülecek.Protáhne své nohy a odpluje pryč a bude žít a létat i příští den.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak. Yaşamak için oradan uzağa süzülecek.Sie breitet ihre Beine aus und huscht weg, um einen weiteren Tag zu leben.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak. Yaşamak için oradan uzağa süzülecek.Ze gaat haar poten strekken en ervandoor gaan om nog wat langer te leven.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.Она вытягивает ножки.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.הוא הולך למתוח את הרגליים שלו החוצה.
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.وستمد ساقيها
Bacaklarını dışarı doğru uzatacak.スッと逃げる
- Bak Uzatma. Ya git ya kal. - Abin geldi.Πάνε στην άκρη!
- Bak Uzatma. Ya git ya kal. - Abin geldi.Нещо се е случило.
Bana bak! >- Uzatma lan!Σε παρακαλώ μην φωνάζεις. Κάτι θα έγινε.
Bana bak! >- Uzatma lan!Къде е тоя глупак?
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?Bring doch mal die große Schachtel her, Marianne.
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?Ich hatte zehn Kinder. Bring doch mal die große Schachtel her, Marianne.
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?Marianne, voudrais-tu être très gentille ? Va chercher la boîte.
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?¿Te importaría alcanzarme esa gran caja de allí?
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?Vill Marianne vara vänlig och hämta hit den stora asken som står där borta.
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?Voisiko Marianne hakea tuon suuren laatikon?
Bana lütfen şuradaki büyük kutuyu uzatır mısın?Vrei sã-mi dai cutia aceea mare de acolo?
Basın konferansını uzatabilir misiniz?De... Nem tudja valahogy elhalasztani a sajtókonferenciát?
Basın konferansını uzatabilir misiniz?Mais... Auriez-vous un moyen de retarder la conférence de presse ?
Basın konferansını uzatabilir misiniz?Αλλά μπορείς να καθυστερήσεις την συνέντευξη τύπου;
Basın konferansını uzatabilir misiniz?لكن هل يمكنك اطالت اللقاء؟
Basın konferansını uzatmak istediğini söyledi.Elle m'a demandé de retarder la conférence.
Başvuru hakkında ayrıntı bilgi InfoFinland’in Uzatılmış oturma izni sayfasındadır.En savoir plus sur les formalités de demande à la page d’InfoFinland Prolongation du permis de séjour.
Başvuru hakkında ayrıntı bilgi InfoFinland’in Uzatılmış oturma izni sayfasındadır.Lisätietoa hakemisesta löydät InfoFinlandin sivulta Jatko-oleskelulupa.
Başvuru hakkında ayrıntı bilgi InfoFinland’in Uzatılmış oturma izni sayfasındadır.Mer information om ansökningsproceduren hittar du på InfoFinlands sida Fortsatt uppehållstillstånd.
Başvuru hakkında ayrıntı bilgi InfoFinland’in Uzatılmış oturma izni sayfasındadır.معلومات إضافية عن التقدم بالطلب تجدها على صفحات InfoFinland ترخيص الإقامة الاستمراري.
Benim için sorun değil. Zaten uzatmaları oynuyormuşuz gibime geliyor.Le temps vécu, c'est de la vie gagnée.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Alors que je sortais une jambe du lit, elle est allée chercher mes béquilles pour me les passer.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Când mi-am coborât piciorul din pat, s-a întins după cârje și mi le-a dat.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Dan ketika saya mengangkat kaki saya dari ranjang, dia mengambil kruk saya dan memberikannya kepada saya.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.제가 다리를 들어서 침대에서 내려오려고 하는데, 그 아이가 제 목발을 집어서 건네주는 것이었습니다.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Mentre stavo sollevando la gamba dal letto, ha preso le stampelle e me le ha date.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Und als ich mein Bein aus dem Bett hob, griff sie nach meinen Krücken und reichte sie mir.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Y como yo dejaba mi pierna fuera de la cama llegó hasta mis muletas y me las alcanzó.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Και καθώς σήκωσα το πόδι μου από το κρεβάτι, πήγε και μου έφερε τις πατερίτσες μου.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.И като вдигнах крака си от леглото, тя се пресегна за патерицити ми и ми ги подаде.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.Я поднял ногу из кровати, а она достала костыли и протянула мне.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.וכשהרמתי את רגלי כדי לצאת מהמיטה, היא הושיטה לי את הקביים.
Ben sağ bacağımı yataktan çıkartırken, o koltuk değneklerimi aldı ve bana uzattı.وكانت رجلي خارج السرير فطالت عكازتي . واعطتني اياهم