Ana içeriğe geç
Sözlük

uzat ile cümle

uzat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, uzatma işaretidir.Isto é referido como amplificação de sinal.
Bayram hutbesi uzatılmamıştır.Minha dureza não era celebrada.
Minogue'un 1998'deki Intimate and Live adlı turnesi talep üzerine uzatıldı.Em turnês, Minogue incluiu a obra somente na turnê Intimate and Live Tour, feita em 1998.
1 Nisan 1992 : Hat Pont de Neuilly durağından La Défense durağına kadar uzatıldı.A estação foi aberta em 1 de abril de 1992, durante a extensão da linha 1 da estação "Pont de Neuilly".
Bu sayede sağkalım süresi uzatılmasına karşın, şifa şansı oldukça düşüktür.Entretanto, por ser muito perecível, seu período pós colheita é curto.
Bir sonraki maç Kadıköy'de 2-2 bitti ve uzatmalara gitti.A partida terminou empatada em 2 a 2 e foi decidida na prorrogação.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.O estado de equilíbrio é atingido após 2 semanas de tratamento.
Fakat sözü uzatmak ayıbından korkuyorum da apaçık anlamanı Allah'tan diliyorum.Want nu weet ik dat gij God vrezende zijt, en uw zoon, uw enige, mij niet hebt onthouden".
Sözleşmesi 2015 sezonuna kadar uzatılmıştır.Zijn contract werd verlengd voor het seizoen 2015.
1895 — Meskene Novorossiys-Suhumi ve Maykop-Tuapse yollarının uzatılmıştır.In 1895 werd Toeapse aangesloten op de hoofdwegen Novorossiejsk-Soechoemi en Majkop-Toeapse.
Sonucu belirleyen ve 3 kez uzatmaya giden 7. maçı, Leiden 96-95 kazandı.In een historische zevende wedstrijd won Leiden na drie verlengingen met 96–95.
Haziran 2011'de kulübü Rosenborg'la 2013 yılının sonuna kadar sözleşmesini uzattı.In juni van dat jaar ondertekende de rechtsback een professioneel contract bij Rosenborg tot eind 2013.
Uçtuktan sonra yere inerken ise gagalarını aşağı doğru uzatırlar.Wanneer ze over de oceaan vliegen, trekt levend haar hen naar beneden.
Uçarken uzun boyunlarını öne, uzun bacaklarını geriye doğru uzatırlar.Duw de hielen naar voren, zodat de benen verlengd worden.
Süresi dolmadan önce kendi durum tarihini uzatmak isteyen ziyaretçiler 30 gün içinde başvurmalıdırlar.Ze mogen zelf het moment van hun dood bepalen, binnen dertig dagen.
İnce ve boyu uzatılmış figürler esere ilahi bir hava veriyor.Levende en net dode dieren verspreiden een zeer sterke lucht.
Böylece maç uzatmaya gitti.Zo ging de wedstrijd naar verlengingen.
Otoyolun, Silifke'ye kadar uzatılması planlanmaktadır.Er bestaan plannen om de snelweg door te trekken tot in Susami.
Biz çektiğimiz acıları unutuyoruz ve barış elimizi uzatıyoruz.De ingewijde strekt zijn hand uit en het lijden komt tot vrede.
Sözleşme 2008'de uzatılmıştır.De overeenkomst werd in 2008 gesloten.
Kuzey-güney pisti 1972 yılında 3.900 metre (12.800 ft) daha uzatıldı.De noord-zuid baan bereikte 3900 meter in 1972.
Sonraki yılda, terminaller ve pist sürekli uzatıldı.In de komende decennia werden de terminals en landingsbanen voortdurend uitgebreid.
Ama ömürleri bir süre uzatıldı.Buruk was geruime tijd uitgeschakeld.
5 Haziran 2014 tarihinde Olcay'ın 2016 yılında bitecek olan sözleşmesi 2 yıl uzatıldı.In december 2015 werd zijn contract met PEC, dat in de zomer van 2016 zou aflopen, met twee jaar verlengd.
Konserlerde üç dakikalık şarkı sekiz dakikaya kadar uzatılıyor.Tijdens concerten zou het nummer nog weleens willen uitlopen tot 18 minuten.
2008 yılında görev süresi bir yıl uzatıldı.In 2008 werd een jaar overgeslagen.
Bu sebeple uzatmalar oynandı.Hierdoor gingen de poortjes open.
Bu yüzden turşulama sebzelerin ömrünü uzatmak için etkili bir yöntemdir.Inleggen is een manier om groenten langer te bewaren.
Bu da oyunun süresini uzatıyor.Dit bevordert het speltempo.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Indien de wedstrijd daarna nog onbeslist is, dan volgt opnieuw een kwartier verlenging.
Uzatılarak okunan ince bir i sesidir.Het is een oorhanger die achter het oor wordt gedragen.
Buffon kulüple olan sözleşmesini 2012'ye kadar uzattı.Hij tekende een contract dat hem tot 2012 aan de Brugse vereniging bindt.
Daha sonra doğru dış bölgeye kadar uzatılır.Hierom wordt hij verbannen naar het Verre Oosten.
2013 Mayıs'ında, kulübüyle olan sözleşmesini üç yıl uzattı.In mei 2013 verlengde hij zijn contract bij de club met twee jaar.
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.De bijeenkomst begon om 12.00 uur en duurde minder dan twee uur.
Örnek: "Ayağını yorganına göre köskıl" → "Ayağını yorganına göre uzat."Bijvoorbeeld: "Typ uw code in, gevolgd door het hekje."
Boyun geri çekilip toplanabilmekte ve ileriye doğru uzatılabilmektedir.Hij hakt grote stukken uit hem (de rots) en loopt weer weg.
Elini uzatıp “Hoş gördük bacı” dedi.We hebben de handen geschud en zeiden ‘zie je later’.
Uçak, Short Skyvan'ın uzatılmış modeli olup nispeten ucuzdu ve düşük bakım maliyetlerine sahipti.Southwest hanteerde een model van lage kosten en goedkope vliegtickets.
Buna göre maça 15 dakikalık bir uzatma devresi eklenir.Zoals de titel aangeeft, duurde dit programma 15 minuten per aflevering.
Uçak, Short 330'un uzatılmış modelidir.De 360 is de opvolger van de Short 330.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.De behandeling mag 12 weken worden voortgezet.
Diğer ülkelere yapılan bu uzatma Ocak 2009'da ilan edildi.De nieuwe leden werden in februari 2009 bekendgemaakt.
Ayrıca İtalya ve Batı Almanya arasında gerçekleşen çeyrek final mücadelesi uzatmalara kaldı.Onder meer de halve finale tussen Duitsland en Italië vond plaats in het stadion.
Murat Şahin'in sözleşmesi uzatılmadı.Het contract van trainer Wim van Zwam wordt niet verlengd.
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.In theorie kan dit neerkomen op een levenslange gevangenisstraf.
Yeni terminal binası 1970'lerde yapıldı ve sonra da pist uzatıldı.Een nieuwe terminal werd gebouwd in 1970, toen ook de start- en landingsbaan werden verlengd.
2009'da, sözleşmesini 2011'e kadar uzattı.In januari 2009 verlengde het bestuur zijn contract tot 2011.
Sezon sonunda ise sözleşmesini uzatmayacağını açıkladı ve Sivasspor'dan ayrılma kararı aldı.Onnodig te zeggen dat hij na de oorlog een veroordeling opliep en uit Dudzele verdween.
Uzatma desteği de ilan edildi.De noodtoestand wordt afgekondigd.
Aralık 2015'te bu sözleşme, 1+1 yıllığına uzatıldı.In de zomer van 2015 werd die verhuurperiode met één jaar verlengd.
Determinizmin köklerini Thales'e kadar uzatmak mümkündür.Het is mogelijk de definitie van de logaritme uit te breiden naar quaternionen.
Annesi şiddetli bir biçimde öksürmeye başlar, William ona su uzatır.Daar vindt hij het vermoedelijk lijk van zijn moeder en start William met hem te verstikken.
Bana tuzu uzat, lütfen.Geef me het zout door, alstublieft.
Tom hemen mektubu çantasından çıkarıp bana uzattı.Tom haalde direct de brief uit z'n tas en gaf hem aan mij.
1 Nisan 1992 : Hat Pont de Neuilly durağından La Défense durağına kadar uzatıldı.1 kwietnia 1992: przedłużenie linii 1 od Pont de Neuilly do La Défense.
22 Temmuz 2008 tarihinde ise Chelsea ile olan sözleşmesini 2013 yılına kadar uzattı.22 lipca 2008 przedłużył kontrakt z Chelsea do roku 2013.
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.Trasy migracji rozciągają zasięg tego gatunku na wiele rejonów Afryki i Indii.
Aynı gün olağanüstü hâl seçim tarihini de içine alacak şekilde üç ay daha uzatıldı.Tego samego dnia władze Mali przedłużyły stan wyjątkowy o 3 miesiące.
O elini annesinin tuttuğu kitaba uzatıyor.Doktor pyta jej co za kartę trzyma w ręku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod