Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Один из мальчиков склоняется над Кристен, и та внезапно резко хватает его за руку и заходится криком.
Çok çok çekişmeli giden seride oynanan 7 maç da uzatmaya kaldı.Предстоит многое улучшить в нашей игре, чтобы сыграть семь матчей.
Koyun Baba’da Allah her şeye kadirdir dedikten sonra ve kadına bir elma uzatmıştır.И делал он неугодное в очах Господних во всём так, как делали отцы его.
Muamba, 7 Ağustos 2010 tarihinde Bolton ile dört yıl daha sözleşme uzattı.7 августа 2010 года Муамба подписал с «Болтоном» новый 4-летний контракт.
Luol Deng ve Ben Gordon'un sözleşmeleri uzatıldılar.Однако, Луол Денг и Бен Гордон отказались от продления контракта.
Sözleşme 2008'de uzatılmıştır.Контракт завершился в 2008 году.
26 Aralık 2014'te kulübüyle olan kontratını 2015 Ocak ayının sonuna kadar uzattı.26 декабря 2014 года продлил контракт с клубом до января 2015 года.
1997 : A hattının uzatılması ve B hattının inşası için ön çalışmalar başladı.1991: Подписание соглашения о начале строительства линии 2, и начало строительства.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.После двухнедельного перерыва проводят повторный курс лечения.
Kirpik uzatma, doğal kirpiklerin hacmini artırmanın ve çekici bir etki yaratmanın bir yoludur.Наращивание ресниц — способ увеличения объема натуральных ресниц и приданиям им привлекательного эффекта.
26 Haziran 2015 tarihinde, Monaco ile olan sözleşmesini 2019 yılına kadar uzattı.26 июня 2015 года он вновь продлил свой контракт с «Монако» до лета 2019 года.
Eğer eşitlik bozulmaz ise bir tane daha 15 dakikalık uzatma devresi oynanır.Но даже если вы исчерпаете весь лимит, у вас все равно будет по 15 секунд на ход.
Sözleşmesi 2020 senesine kadar uzatıldı.Позже контракт был продлён до 2020 года.
Böylece sezon sonunda sözleşmesi iki yıl daha uzatıldı.По окончании сезона контракт был продлён ещё на 2 года.
26 Ekim 2012 tarihinde, Spurs, Leonard'ın anlaşmasını 2013-2014 sezonuna kadar uzatmıştır.26 октября 2012 года «Спёрс» переподписали Леонарда до конца сезона 2013/14.
Eğer siz de münasip görürseniz bu işi uzatmadan bitirelim" denir.На нас лежит обязанность хорошо относиться к вам, а на вас — хорошо повиноваться нам».
30 dakikalık uzatmanın ilk dakikasında Éver Banega sarı kart gördü.На 21 минуте им была получена жёлтая карточка.
Fakat sözü uzatmak ayıbından korkuyorum da apaçık anlamanı Allah'tan diliyorum.Воистину, я опасаюсь, что вас постигнет наказание в великий день“. ».
Pist 07R / 25L de yeniden inşa edildi ve 3,500 metreye kadar uzatıldı.Взлётно-посадочная полоса 07R/25L была закрыта на 3 часа.
27 Ocak 2014 tarihinde ise, Monaco ile olan sözleşmesini Haziran 2018'e kadar uzattı.27 января 2014 года Антони продлил свой контракт с «Монако» до июня 2018 года.
Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.Для более быстрого продвижения вперёд они прокладывают в густом подлеске протоптанные тропинки.
Sonuç olarak antlaşmanın süresinin uzatılmamasına karar verildi.По результатам выступления было принято решение не продлевать срок действия контракта.
4 Şubat 2010'da, Badstuber kontratını 2014'e kadar uzattı.4 февраля 2010 года ван Бюйтен продлил свой контракт до 2012 года.
21 Mayıs 2013, Los Angeles Clippers Vinny Del Negro nun görevini uzatmadı.21 мая Лос-Анджелес Клипперс сообщили о не подписании нового контракта с Винни Дель Негро.
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.Пожизненное лишение свободы теоретически длится до конца жизни заключённого.
Pratik amaçlar peşindedir ve yardıma ihtiyacı olanlara hemen elini uzatır.Справедливый, наказывает действительно виноватых, и помогает тем, кто в этом нуждается.
Oğrun tuzağ uzattı.А сынок ей показал порог.
Fakat Marveaux, kulübüyle olan sözleşmesini 1 yıl daha uzattı.Тем не менее, Рэндолфу удалось продлить контракт с клубом ещё на один год.
2011'de sona eren sözleşmesini bir yıl daha uzattı.В 2011 году продлил свой контракт ещё на один год.
Böylece maç uzatmaya gitti.И потребовал остановить матч.
15'er dakikalık 2 devrelik uzatmalar oynandı.Через 15 минут обрушилась вторая волна.
Kiralık sözleşmesi Nisan ayına kadar uzatıldı.В феврале срок его аренды был продлён до конца апреля.
Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraksamıyorum.Я вас задеваю, а вы молчите.
Mart 2012 tarihinde Praet, sözleşmesini üç sezon uzattı.В марте 2012 года Прат заключил трёхлетний контракт с «Андерлехтом».
2016 yılında sözleşmesini 2 yıl uzatmıştır.В конце 2016 года продлил свой контракт ещё на два года.
2.Sezonda dizinin süresi 7-8 dakikaya uzatılmıştır.По приготовлении уха должна настояться под крышкой в течение 7—8 минут.
Harun kim ki, ona dil uzatıyorsunuz?"Кому и за что мстит гора?».
5 Mayıs 2013, Brooklyn Nets takımda geçici olarak antrenörlük tapan P. J. Calesimo'nun görevini uzatmadı.5 мая Бруклин Нетс объявили, что Пи Джей Карлесимо не будет назначен главным тренером клуба.
Sezon sonunda kulübüyle olan sözleşmesini 2010 yılına kadar uzattı.По окончанию сезона подписал контракт с клубом до 2010 года.
Maçın 90 dakikalık normal süresi 0-0 eşitlikle tamamlanınca 15'er dakikalık iki uzatma devresi oynandı.Второй матч был прерван при счете 0-0 на 50 минуте из-за дождя.
Sezon sonunda Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı uzatmalarda Bursaspor'u yenerek kazandılar.К концу года, в знак благодарности, на горе поставили часовню.
8 Temmuz 2016 tarihinde Liverpool ile sözleşmesini 2022 senesine kadar uzattı.8 июля 2016 года Клопп и его штаб продлили свои контракты с «Ливерпулем» до 2022 года.
Buna göre maça 15 dakikalık bir uzatma devresi eklenir.Из-за этого рекомендуется разделять приёмы на 50 минут.
Gezimi uzatmaya imkân kalmadı.Виза по прибытию не может быть продлена.
1935'te Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması on yıl süreyle uzatıldı.В 1934 году договор о ненападении был продлён на 10 лет.
2009-10 sezonunda, Haziran 2010'a kadar olan sözleşmesini, 21 Mayıs 2010'da bir yıl daha uzattı.В середине сезона 2008/09 контракт Мейонга был продлен ещё на один год, до июня 2011 года.
Nisan 2017'de sınıflandırma 3 aşamalı bir system, mevcut 4 aşamalı bir sisteme uzatıldı.وفي أبريل 2017 تم استبدال نظام التصنيف المكون من ثلاث مراحل إلى نظام الأربع مراحل الحالي.
Bu muafiyet 30 gün daha uzatılabilir.ويمكن تمديد هذا الإعفاء لمدة 30 يوماً أخرى.
Buna karşın tanrılar iyi insanları hastalıktan kurtarıp aynı zamanda yaşamlarını da uzatabilirdi.وعلى النقيض، كان بوسع الآلهة شفاء الصالحين من البشر أو حتى إطالة أعمارهم.
Dizi, Temmuz 2012'de daha da uzatılarak 52 bölüme çıkarıldı.تم توسيع السلسلة مرة أخرى في يوليو 2012 إلى 52 حلقة.
“Servetini haksız kazanç yoluyla (başkasının hakkına el uzatarak) arttırma!”الحجر على السفيه: لقوله تعالى :(ولاتؤتوا السفهاء أموالكم) ويستمر الحجر عليه إلى أن يرشد.
Yediği şeytan meyvesi ona uzuvlarını istediği gibi uzatabilmesini sağlar.أي كالحة مكفهرة لما تتوقعه من العذاب.
1 Nisan 1992 : Hat Pont de Neuilly durağından La Défense durağına kadar uzatıldı.1 أبريل 1992: التمديد من جسر نويي إلى لا ديفونس.
Bir maçta normal oyun süresi eşitlikle sonuçlanmışsa: Eleme maçları için, ekstra uzatmalar oynatılır.إذا كانت مباراة متعادلة بعد وقت اللعب العادي: للمباريات الإقصائية، يتم لعب وقت إضافي.
Ancak ilacın kirpikleri nasıl uzattığı henüz bilinmiyor.لم يعرف، بعد، مدى مامونية هذا الدواء .
Sözleşmesini 2013'e kadar uzatmıştır.وقع عقدًا يستمر حتى عام 2013.
Vize 30 günlük bir kez uzatılabilir.يتم إصدار التأشيرات لزيارة واحدة لمدة 30 يوما.
Uzatma desteği.يُقدم الدَعم.
Almanya uzatmaların 5. dakikasında attığı altın golle kazandı. ^ Maçın normal süresi 1-1 bitti.ألمانيا فازت بالهدف الذهبي الذي سجلته في الدقيقة 5 من الشوط الإضافي الأول.
Bilboardlarda propaganda süresi uzatılarak 20 günden 30 güne çıkarıldı.استغرق تصفية الكيانات القانونية 20 يومًا مقابل 30 يومًا في الماضي.