Ana içeriğe geç
Sözlük

uzat ile cümle

uzat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak buna rağmen Adele'e veya başka birine bu teklifin süresini uzatmadık.Sin embargo, no le hemos hecho ninguna oferta formal a Adele ni a ningún otro artista.
24 Mart 2014 tarihinde, Dante sözleşmesini Bayern Münih ile 2017 yılına kadar uzattı.El 24 de marzo de 2014, Dante extendió su contrato con el Bayern, hasta 2017.
Hayatı yapay bir şekilde uzatmak tatsız.Es de mal gusto prolongar artificialmente la vida.
Uçak, Short 330'un uzatılmış modelidir.Se trata de una versión más grande de la Short 330.
NBA Finalleri 3. maçında, Suns Bulls'u üçüncü uzatmada 129-121'lik skorla yendi.En el tercer partido de las Finales de la NBA, los Suns ganaron a los Bulls en tres prórrogas por 129-121.
Jagdtiger uzatılmış Tiger II şasesi üzerine yapılan kutu şeklinde bir üst yapıdan ibaretti.El Jagdtiger utilizaba una supestructura en forma de caja colocada encima de un chasis alargado del Tiger II.
Yine devam eden yıllarda Slussen'den uzatılan ikiden fazla hat açıldı.En los años siguientes se abrieron 2 líneas más desde Slussen.
Otoyolun, Silifke'ye kadar uzatılması planlanmaktadır.Está prevista que la autopista continuara hasta Arles.
SDP’nin söz dizimi uzatılabilir ve standart şekline bazen yeni özellikler ekleme ihtiyacı duyulabilir.La sintaxis de SDP se puede ampliar y ocasionalmente se agregan nuevos atributos a la especificación.
4 Mart 2014 tarihinde, Arsenal ile olan sözleşmesini uzattı.El 19 de diciembre de 2007 amplió su contrato con el Arsenal.
Planck, aynı zamanda görelilik teorisini uzatmak için epeyce katkıda bulunmuştur.Planck también contribuyó considerablemente a ampliar esta teoría.
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Uno de los chicos va hacia Kristen y agarra su brazo ligeramente, lo que la despierta, gritando con terror.
Glenn bir cevap yazar ve notu Maggie'ye geri uzatır.Glenn escribe una respuesta y devuelve la nota.
Yeni terminal binası 1970'lerde yapıldı ve sonra da pist uzatıldı.Una nueva terminal fue construida a fines de 1970, y la pista también fue alargada.
Yanına yaklaşıldığında bir kolunu uzatarak durumu inceler.Mientras se acerca a ella, ésta le rompe el brazo.
1995'te tartışmalı bir referandumla görev süresini 2000 yılına kadar uzattı.En un referéndum de diciembre de 1995, su mandato se extendió hasta 2000.
Resimlerde bir kız çocuğu, elini rüzgarla ilerleyen kalp şeklinde kırmızı bir balona doğru uzatmaktadır.El mural representa a una niña dejando ir un globo rojo en forma de corazón.
Sözleşmesini 2013'e kadar uzatmıştır.Firmó su contrato hasta 2013.
Bu nokta, yanına geldiği notayı nota değerinin yarısı kadar uzatır.El puntillo aumenta la duración de esa nota en la mitad de su valor original.
Türkiye böylece Yunanistan'a yardım eli uzatan ilk ülke oldu.Grecia recibe el primer tramo de la ayuda.
Sezon sonunda sözleşmesini uzatmayarak Portekiz ekibi Sporting Braga'ya transfer oldu.Al finalizar esa temporada ficha el Sporting de Braga.
İlgezdi aslen iki ay süreyle görevden uzaklaştırılsa da, sonrasında bu süre iki ay arayla uzatıldı.A las dos horas después de medianoche pareçió la tierra, de la qual estarían dos leguas.
Harcamayacağım günleri, onları uzatmaya çabalayarak.Sobrevivir para gastarlos, no tanto.
Hırvat pasaportları beş veya on yıl süreyle geçerli olup, uzatılamazlar.En condiciones adversas debemos aceptar perder de 4 a 5 años de crecimiento sin poder hacer nada.
Uzatmalarda Real Madrid 3 gol daha bularak Şampiyonlar Ligi kupasını kazandı.En la prórroga, el Real Madrid anotó tres goles más.
777-200 ve türevlerinin temel boyutu 1998 yılında uzatıldı ve 777-300 modelleri geliştirildi.Para 1998, el diseño básico había sido alargado, dando nacimiento al 777-300.
Görüşme, dönmek istememesi nedeniyle uzatılmadı.Tuvimos una discusión, porque no nos dejaban pasar.
Birlik üç yıl süreyle uzatılmış, bitince tekrar iki kez uzatılmıştır.La Liga fue promulgada con una duración de tres años, y fue ampliada después dos veces.
Bunların kimisi ses tellerini uzatır, kimisi de kısaltır.Las vides dan muchos frutos y son poco vigorosas.
Sözleşmesi 2015 sezonuna kadar uzatılmıştır.Firma la extensión de su contrato hasta el 2015.
Carol, Noah'dan sakladığı tabancasını o sırada kaçmakta olan Noah'a doğru uzatır ancak Daryl onu durdurur.Matan a los caminantes y Carol apunta con su revólver a Noah que huye, pero Daryl la detiene.
Gerektiğinde tedavi süresi 2 hafta daha uzatılır.Se recomienda repetir el tratamiento a las dos semanas.
Kiralık süresi bir sezon daha uzatıldı.Su renovación del préstamo se extendió por una temporada más.
Elemeli karşılaşmalarda oyun sonunda eşitlik durumu oluşursa 10 dakikalık uzatma devresi oynanır.En el resto de los partidos, se jugarán diez minutos de prórroga.
Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraksamıyorum.De todos modos, se mueve lo suficiente para mí, nunca lo olvidaré.
2- Devlet başkanı Aleksander Lukaşenko'nın görev süresi 1999'dan 2001'e uzatıldı.Es leal al Presidente Aleksandr Lukashenko, quién permanece en el cargo desde 1994.
Kollarını ve bacaklarını fantastik bir şekilde uzatabilir.Sus brazos y piernas pueden alargarse.
Elini en son uzatan (eli en üstte olan) kişi, o eli kaybetmiş olur.Y: Por quien uno es vencido, para esclavo suyo es destinado .
Görev süresi 28 Şubat 2017 tarihine dek uzatılmıştır.Él juró en la oficina el 28 de febrero de 2017.
Metasploit Framework birden çok dilde eklentileri kurmak için uzatılabilir.El Sistema Metasploit se puede extender y es capaz utilizar complementos en varios idiomas.
7 Şunat 2012 tarihinde Pope, sözleşmesini 2 sene daha uzattı.En el verano de 2012 Knight amplio su contrato otros dos años más.
Başarılı performansı sonucu Courtois'in kiralık sözleşmesi bir sezon daha uzatıldı.Tras lograr el ascenso el equipo riojano renovó el contrato de Aldeondo por una temporada más.
Yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmediği takdirde, görev süresi yalnız bir yıl uzatılabilir.No pueden ser elegidos nuevamente sino con un intervalo de un período.
Günümüzde bu ödülün süresinin uzatılması hâlâ ümitle beklenmektedir.Este premio hoy en día permanece a pesar del error.
Mevcut hattaki uzatma projeleri ve diğer hat planları proje sürecindedir.Tendrá la denominación EX-A3 y se están redactando en estos momentos los Proyectos de Construcción.
2013 Mayıs'ında, kulübüyle olan sözleşmesini üç yıl uzattı.En diciembre de 2013, firmó un contrato de tres años con el club.
Bu sebeple uzatmalar oynandı.Y así fueron cayendo los goles.
Muamba, 7 Ağustos 2010 tarihinde Bolton ile dört yıl daha sözleşme uzattı.El 7 de agosto de 2010, Muamba firmó un nuevo contrato de cuatro años con el Bolton Wanderers.
Gümüş sülfadiazin (bir tür antibiyotik) iyileşme süresini uzatabileceğinden tavsiye edilmemektedir.No se recomienda para la prevención de la malaria.
2008 yılında görev süresi bir yıl uzatıldı.A fecha de mayo del 2008 existe una versión de prueba que dura un mes.
15'er dakikalık 2 devrelik uzatmalar oynandı.Se jugaron dos tiempos suplementarios de 15 minutos cada uno.
O, ona bir kitap uzattı.Gli porse un libro.
Bana uzaktan kumandayı uzat.Passami il telecomando.
Anne! Bana tuvalet kağıdını uzatabilir misin?Mamma! Mi passeresti la carta igienica?
Tom cebinden anahtarı çıkardı ve Mary'ye uzattı.Tom tirò fuori la chiave dalla tasca e la porse a Mary.
Tom Mary'ye bir fincan kahve uzattı.Tom porse a Mary una tazza di caffè.
Lütfen bana sözlüğü uzat.Passami il dizionario per favore.
Dizi ikinci sezona uzatıldı.La seconda sigla di chiusura è Go!
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.Uno dei due ragazzi è vicino a Kristen e, quando sta per toccarla, Kristen si sveglia urlando.
8 Aralık 2007 tarihindeyse hat, Fürth Hardhöhe'ye kadar uzatılmıştır.L'8 dicembre 2007 la linea U1 è stata ulteriormente estesa a Fürth Hardhöhe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uzat ile cümle - Sayfa 18 - uzat kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App