Proje .io uzantısıyla aynı ay tekrar ortaya çıktı.A lap még ugyanebben a hónapban újraindult.
Kuzeydoğusunda Pireneler boyunca Fransa ve Andorra ile İspanya arasındaki sınır uzanır.Északon a Pireneusok természetes határt képez Franciaország és Andorra felé.
Interstate 5 (I-5), Amerika Birleşik Devletleri'nin Batı Kıyıları boyunca uzanan bir Interstate karayoludur.Az Interstate 5 (I-5) egy dél-észak irányú autópálya, az USA nyugati partja mentén.
Şirketin tarihi II. Dünya Savaşı'na kadar uzanmaktadır.A vállalat története a második világháború utolsó évéig nyúlik vissza.
Bu sözde otomobil yolları turuncu çizgi boyunca uzanırdı.A narancssárga vonal mentén húzódtak volna ezek az úgynevezett automobil-utak
2015 yılında M43 otoyolu Romanya sınırına kadar uzanıyordu.2015-ben az M43-as autópálya a román határig nyújtózkodott.
Çin tarihi yazılı kaynaklara göre 3500 yıldan fazla geriye uzanmaktadır.Sen kirjalliset lähteet ulottuvat yli 3 500 vuotta ajassa taaksepäin.
2012'de, toplam 35 katılımcı ülke ile Avrupa ötesine uzandı.Vuonna 2012 kilpailu laajeni Euroopan ulkopuolelle, yhteensä 35 osallistuvaan maahan.
Baharat Yolu Hindistan'dan Avrupa'ya uzanan bir ticaret yoludur.Tätä reittiä pitkin saattaisi löytyä kauppareitti Intiaan.
Çapraz platform uzantısı Enigmail, Mozilla Thunderbird ve SeaMonkey için GnuPG desteği sağlar.Tarvikeobjektiiveja Sonyn Alpha bajonet -kiinnitykseen valmistavat ainakin Sigma ja Tamron.
Batı'da beşerî bilimlerin kökeni antik Yunan'a uzanmaktadır.Länsimaisen tieteen synty ajoittuu antiikin Kreikkaan.
53. boylamdan 90. boylama kadar uzanır.Se on suuruudeltaan aina alle 90°.
Osmanlı askeri havacılığının tarihi Haziran 1909 veya Temmuz 1911'e kadar uzanmaktadır.Η ιστορία της οθωμανικής στρατιωτικής αεροπορίας χρονολογείται Ιούνιο του 1909 ή τον Ιούλιο του 1911.
Arnavutluk'un kıyı uzunluğu 611 km olup, Adriyatik ve İyon Denizi boyunca uzanır.Το μήκος της ακτογραμμής της Αλβανίας είναι 476 χλμ., που εκτείνεται κατά μήκος της Αδριατικής και του Ιονίου.
Tek tek buzul kolları aşağıya, 4600 m'ye kadar uzanırlar.Ο παγετώνας της κορυφής Κίμπο κατεβαίνει μέχρι τα 4.900 μέτρα.
Onun görüşlerine göre, Atenizm bu eğilimin en uç uzantısıydı.Κατά την άποψή του, ο Ατενοσμός ήταν μία ακραία εξέλιξη αυτής της τάσης.
Tarihi 1530 yılına uzanır.Fortsætter ind i 1530'erne.
Federasyon genellikle Genç Komünist Enternasyonal'in bir uzantısı olarak düşünülüyordu.Organisationen anses for at være efterfølger til Young Communist International.
Kuzeyi Tuna Nehrine kadar uzanır.Indløbet ligger lige nord for Tungefjorden.
İlk olarak, gülün gizlilik anlamı Yunan mitolojisine kadar da uzanıyor.Rosens bibetydning for fortrolighed daterer sig tilbage til græsk mytologi.
İsviçre'de 2.200 m'ye ulaşan ağaç hattına kadar uzanır.Den yngler op til trægrænsen og når fx 2200 meter over havet i Schweiz.
Şerit halinde güneye uzanır.De renner sammen sør for Mut.
Kıtaların iç kesimlerinde bulunan ve okyanusların uzantısı olan su kitleleri.Alver som har bosatt seg ved, og under havet.
Ayna gibi uzanmıştır.Under speilet.
Bourbon Hanedanı, Avrupa'nın önemli kraliyet ailelerinden biri ve Capetain'lerin bir uzantısıdır.Huset Bourbon er en europeisk kongeætt av fransk opprinnelse, en gren av huset Capet.
Ödüle uzanması ise 2004 yılında oldu.Prisen ble opprettet i 2004.
Kemikli balıklarda, vücudun her iki yanında solungaçlardan kuyruğa kadar uzanır.Begge må ha skuldrene sine parallelt med bordets langside.
Bir Google Account hesabı olan tüm kullanıcılar, geliştirdikten sonra uzantılar ekleyebilir.Når en bruker har opprettet en Google-konto, kan de tilføye andre Google-applikasjoner.
Gücü hisseder ama güce uzanamaz.Men hennes kraft blir borte, og han kan heller ikke holde stand.
Beşinci ve altıncı tepeler, batıda Haliç kıyısındaki Balat'a uzanan bir vadi ile ayrılır.Bukit kelima dan keenam dipisahkan oleh lembah yang membentang di sebelah barat Balat di pesisir Tanduk Emas.
Hemen neredeyse tamamı Asya'da yer alır ama ufak bir bölümü Avrupa'ya uzanır.Hampir seluruh wilayahnya berada di Asia, namun sebagian kecilnya berada di Eropa.
Hollywood'un klasik kara film dönemi, 1940'ların başından 1950'lerin sonuna kadar uzanır.Periode film noir klasik Hollywood biasanya dianggap merentang dari awal 1940-an hingga akhir 1950-an.
Yasa, İngiltere ve Galler'e kadar uzanıyor.Hukum ini diterapkan bagi Inggris dan Wales.
Uzan Grubu iflas edince Adanaspor da iflas eder.Apabila tetap melakukan puasa, maka berdosa hukumnya.
Bu kanal 1776'da Runcorn'a kadar uzanan Merşey halicine bağlanmak üzere Runcorn'a kadar uzatıldı.Kanal ini kemudian diperpanjang lagi dari Mersey ke Runcorn pada tahun 1776.
Salix fragilis cv.'Bullata' - Büyük çalı veya küçük bir ağaçtır; 3–6 m'ye kadar uzanır.Acacia aroma var. aroma adalah perdu besar atau pohon kecil yang tumbuh hingga tinggi 6 m.
İlçemizin kuruluş tarihinin nereye kadar uzandığı kesin olarak bilinmemektedir.Tidak jelas sejauh mana kisah-kisah tersebut dapat dipercaya.
Ülkenin Orta Çağ'a kadar uzanan bir müzik tarihi vardır.Negara ini punya tradisi musik yang panjang, dapat ditelusuri hingga sedini Zaman Pertengahan.
DOS işletim sisteminde bir dosya iki kısımda oluşur, dosya adı ve dosya uzantısı.Pada dasarnya, arsip dapat dibedakan kedalam dua kelompok, yaitu arsip transaksi dan arsip referensi.
Sınırları bir ara Anapa'ya kadar uzanan eyaletin 19. yüzyılda sınırları yaklaşık 27.210 km2 idi.Pada abad ke-19, luas wilayah eyalet ini tercatat sebesar 27.210 km2.
Trenton'un geçmişi 3 Temmuz 1719'a uzanır.Ranh giới được ghi nhận cho thị trấn Trenton vào ngày 03 tháng 6 năm 1719.
Stanovoi Dağları'na katılmadan önce Yablonovo Dağları yaklaşık 1600 kilometre uzanır.Dãy Yablonoi kéo dài khoảng 1600 km trước khi giao với dãy núi Stanovoy.
Bu zaman dilimi, Pleistosen’in başlangıcından ortalarına kadar uzanır.Ngọn núi này đã không phun trào từ cuối thế Pleistocene.
Keliserler dışbükeydir ve öne doğru uzanmaktadır.Đôi tai thẳng đứng và hướng về phía trước.
Perry'nin vokalleri B3'ten G#5'e kadar uzanır.Giọng hát của Perry nằm trong khoảng từ nốt B3 đến nốt F♯5.
İş sahası olan CBD, Wellington Limanı'nın bir uzantısı olan Lambton Limanı'na oldukça yakındır.中心業務地区はウェリントン港の一部であるラムトン港 (Lambton Harbour) に近い。
Biraz uzanmak ister misin? (ne?)(エド) 一緒にねよ? ~Shall we sleep?
KD ve GB yönü basık bir sırt halinde uzanır.ISO/JIS/BSCは進行方向右側が逆ねじ。
Doğu ve batı doğrultusunda ise, genç ve derin vadi oluşumları uzanmaktadır.なお高架化に際してわずかに(新駅の幅だけ)東に移動している。
Çin tarihi yazılı kaynaklara göre 3500 yıldan fazla geriye uzanmaktadır.栽培化の起源は少なくとも3500年前に遡る。
Bu alan güneybatı Oklahoma'dan Texas Pandhandle boyunca uzanarak New Mexico içlerine uzanır.この地域はオクラホマ南西部からテキサス州の回廊地帯を横切り、ニューメキシコまで広がっている。
Uluğ Kayın’ın dallarından biri Güneşe biri de Aya uzanır.片方が太陽、片方が月を模した錫杖を携えている。
Uzanıp tutuver elimi.挙手:手を挙げる。
UWP, Windows Runtime'nin bir uzantısıdır.UWP是Windows Runtime的一个扩展。
San Marco Venedik'in Şehrin merkezine uzanan altı kısmından biridir.圣马可区(San Marco)是威尼斯的6个区之一,位于该市的心脏。
Bu sürüm yalnızca MSP ve BMP dosya uzantılarını desteklemekteydi.這個版本只支援MSP和BMP檔案格式。
Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı.),不然便會拿刀出來砍你。
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.這種情況以下要么逃跑,要么躺在地上裝死。
Ayalon'un güneyinde Ben Gurion Uluslararası Havaalanı ve Kudüs'e uzanan 1. Otoban yer alır.从亚雅伦公路向南可以接入1号公路,通往本·古里安国际机场和耶路撒冷。
Aydınlık artışı tüm elektromıknatıssal izgeyi kapsayarak, X ışınlarından radyo dalgalarına kadar uzanır.亮度的增加跨越了整個光譜,從X射線到無線電波。