Bahçe, denize paralel, rıhtım boyunca uzanan süslü bir duvarla çevrilidir.Зовні сад оточено білою стіною, обмежуючи таким чином простір.
Bu halkaların çapı genellikle yüzlerce kilometreden binlerce kilometreye kadar uzanır.Ці викиди іноді покривають землю на тисячі км².
Çapraz platform uzantısı Enigmail, Mozilla Thunderbird ve SeaMonkey için GnuPG desteği sağlar.Multiplatformní plugin Enigmail poskytuje podporu GnuPG pro Thunderbird a SeaMonkey.
Ayrıca Satürn’ün bir başka uydusu olan Enceladus’un buzlu yüzeyi altında bir okyanusun uzandığı sanılmaktadır.Kromě toho by mohl mít podobné moře i Saturnův měsíc Enceladus, totiž pod svým - opět - ledovým povrchem.
Tarih öncesi çağlardan, 21. yüzyıla kadar uzanan, oldukça geniş bir koleksiyon yelpazesi vardır.Pohřebačka má dlouhou historii sahající téměř až do 13. století.
Bölgenin merkezinde Javorie ve Krupina ovaları uzanmaktadır.V buňce se snižují zásoby tuku a glykogenu.
Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı.Willie ji probodl nožem a ještě utopil.
Rus animasyonu, Rus İmparatorluğu dönemine kadar uzanmaktaydı.Ruská kinematografie se začala rozvíjet již v období Ruského impéria.
Bu hale yaklaşık olarak 300 yay-saniye (5 yay-dakika) çap üzerinde uzanır.Acest halou se extinde pe un diametru de aproximativ 300 de secunde de arc (5 minute de arc).
Arazi yapısı dağlık ve tepelik olup, güney kuzey istikametinde uzanan vadilerden oluşmaktadır.Relieful este format din munte, deal, terase și lunci ce se desfășoară în trepte de la nord la sud.
Aden ili ülkenin güneyinde Hint Okyanusu boyunca uzanır.Oceanul Indian și Atlanticul de Sud apar în această perioadă.
Daha sonra bu uzantılar ince bir ip gibi süzülür.Se folosesc atunci de pungile lor ca de o plasă.
İki ince ana kol, merkezden dışarıya doğru uzanır.Două rampe înclinate duc până la un portic central.
Shai'tan gücün bu kısmına uzanamaz daha doğrusu hiçbir erkek uzanamaz.În lipsa celor doi, puterea lui Cersei nu mai este îngrădită de nimeni.
İlk üretimleri 1917 ile 1921 yıllarına kadar uzanmaktadır.Construcția s-a desfășurat de-a lungul a 4 ani, din 1917 până în 1921.
Kuruluş tarihi kesin olarak tespit edilememekle beraber, tarihi MÖ 3000 yıllarına uzanmaktadır.Datele calendaristice nu sunt confirmate de nici o dată certă pentru o perioadă de aproximativ trei milenii.
Adanın doğusundan batısına volkanik dağlar zincir halinde uzanır.Un lanț de munți vulcanici se întinde de la est la vest ca o coloană vertebrală a insulei.
Sol tarafına uzan.Culcă-te pe partea stângă.
Sol tarafına uzan.Întinde-te pe partea stângă.
Tom Mary'nin eline uzandı.Tom s-a întins după mâna Mariei.
Göğe doğru uzanabilir.Biztosan a mennyországba fog jutni.
U.S. Route 1 (US 1), Amerika Birleşik Devletleri'nin Doğu Kıyıları boyunca uzanan bir U.S. Route karayoludur.U.S. Route 1 (US 1) szövetségi országút, ami az Amerikai Egyesült Államok keleti partja mentén halad.
Ayrıca Beydağları'nın o muazzam görüntüsü, o uzantısı şehre ayrı bir güzellik katmaktadır.A város kivételes szépségét e csodás fekvése miatt is köszönheti.
İlçenin tarihi MÖ 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır.A gyöngyfűzés története évezredekre tekint vissza.
Uzunyaylanın en geniş arazisine sahiptir.Arazisi alabildiğine uzanır.Erdeje igen nagy, legelője is bőven; de földje leginkább zabot terem.
Lenin'in anıtmezarının yakınındaki öbür mezarlar da Kremlin duvarı boyunca uzanır.A temető a Kreml falánál ma a Lenin-mauzóleum mögött található.
Kafkasya'ya kadar uzanır.Hű a koporsóig.
Kıyı şeridi Langesundsfjorden'den Gjernestangen'e kadar uzanır.Rövid tengerpartja a Langesundsfjorden és az aust-agderi Gjernestangen nyúlik el.
Zaman birgünden daha ileriye uzanır ve son sahne gün doğumundan hemen sonradır.Viszont ez is késlelteti az indulást, így az utolsó pillanatban megérkezik a Santa Fé.
Uzanıp tutuver elimi.Kéz a kézben.
Kentin tarihi M.Ö. 3000 yılına kadar uzanmaktadır.A város története több mint háromezer évre nyúlik vissza.
Coğrafi keşiflere hatta daha öncesine kadar uzanan bir geçmişe sahiptir.A felfedezésnek azonban korábbi előzményei is voltak.
İklim üzerinde deniz etkisi ve yükseltinin yanı sıra, yer şekillerinin uzanışı da büyük rol oynar.A menettulajdonságokat és a stabilitást a méretek mellett a hajó formája is nagyban befolyásolja.
Hindistan ve Çin’e kadar uzanan önemli ticari rotaları vardı.Seine Geschäfte reichten bis Indien und China.
Baruthane Deresine dek uzanır.Sie steigt bis zur Zwergstrauchstufe auf.
Kanepeye uzanabilir miyim?Est-ce que je peux m'allonger sur le sofa ?
Oğlan radio dinleyerek uzanmıştı.Le garçon était allongé en train d'écouter la radio.
Nehrin kaynağı ise doğuya doğru uzanır, dört aylık seyahat uzaklığındadır.La source de la rivière se trouve vers l'est à une distance de quatre mois de voyage.
Uzan bekle onları.Levez-vous s'il vous plaît.
Japon sömürge ordusu önce Sibirya'dan Baykal Gölü'ne dek uzanan bölgeyi işgal etmeyi amaçlamıştı.Voulant profiter de l'occasion, l'armée japonaise prévoit d'occuper la Sibérie à l'ouest jusqu'au Lac Baïkal.
Arnavutluk'un kıyı uzunluğu 611 km olup, Adriyatik ve İyon Denizi boyunca uzanır.Son littoral s'étend sur 362 kilomètres le long de l'Adriatique et de la mer Ionienne.
Ayrıca, siyah bir bant da çeneden göğüs yüzgeçlerine uzanır.Cette dernière se différencie aussi par le semis de tâches noires qui descend de l'œil à la poitrine.
Ancak burada da varlık gösteremeyip kupaya uzanamadı ve hiç podyuma çıkamadı.Seulement, voilà, il est maintenant allongé sur son lit et incapable de faire le moindre mouvement.
Manisa'nın tarihi Yontma Taş Devri'ne kadar uzanır.L'occupation du site de Wimmis remonte à l'âge de la pierre.
Kente olan tek demiryolu bağlantısı, dolambaçlı bir ray uzantısıdır.La seule usine de rails d'acier du pays a un réseau à voie large.
Buradan onu görmek için uzanamıyorum.Desde aquí no alcanzo a verlo.
Uzay uçuşuna dair ilk gerçekçi öneri Konstantin Tsiolkovsky ismine kadar uzanır.La primera propuesta realista acerca de vuelos espaciales se remonta a Konstantin Tsiolkovsky.
Tarihi çok eskilere uzanan bu sansür birçok topluluk ve din tarafından uygulanmıştır.Este tipo de censura tiene una larga historia y es practicada en muchas sociedades y por muchas religiones.
Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır.Las vainas de hojas caducas en su totalidad (dejando una faja).
Hatta Central Luzon ovasının kuzey bölümüne, Zambales Dağlarının kuzey ile batısına kadar uzanır.Además ocupa la parte norte del llano de Luzón Central, al noreste de los Montes Zambales.
Köyün tarihi eski çağlara uzanmaktadır.Las creencias de la Nueva era son prevalentes.
Tabana ait yükseklik tabanın uzantısı ile kesişir.La grupa inclinada con una cola de inserción alta.
Moğolistan'ın kuzeyinden Sibirya'ya kadar uzanan topraklarda kuruldu.Es originaria del sur de Siberia hasta Mongolia.
Birinci Silezya Savaşı genel olarak Avusturya Veraset Savaşı'nın bir uzantısı olarak görülür.La Primera Guerra de Silesia fue el primero de los teatros de operaciones de la Guerra de Sucesión de Austria.
Araç trafiğine kapalı olan geçitte ulaşım Lötschberg Tüneli boyunca uzanan demiryoluyla sağlanmaktadır.Trasporto auto accompagnate attraverso il tunnel del Lötschberg.
Uzanıp tutuver elimi.Dammi la mano
M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva'ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Si deve forse ai Pasta, nel Settecento, la definitiva evoluzione in villa.
Çalgıların tarihi, insan kültürünün başlarına kadar uzanır.La storia della povertà coincide evidentemente con quella dell'umanità.
Kaleden günümüze yalnızca kuzey ve doğu yönünde uzanan sur duvarı kalıntısı gelebilmiştir.Della fortezza oggi rimane solo parte del basamento delle mura volte a nord e a est.
Hyarmendacil I döneminde, Gondor gücünün doruklarındayken sınırları Umbar'a kadar uzanmaktaydı.Durante il regno di Hyarmendacil, i confini di Gondor raggiunsero la loro più ampia espansione.