Ana içeriğe geç
Sözlük

uzan ile cümle

uzan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun sayesinde dil rahatça ileri uzanıp çekilebilir.Die Zunge muss dabei vorn entspannt bleiben.
Geç bronz veya erken demir çağına uzanır.Einige stammen aus der späten Bronze- oder der früheren Eisenzeit.
Hristiyanlığın kökenleri en azından, MS 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu yönetimindeki İsrail'e değin uzanır.Die Wurzeln des Christentums liegen im Judentum im römisch beherrschten Israel zu Beginn des 1. Jahrhunderts.
Bunlarda sadece 2'sinde kupaya uzanabildi.Sie habe sich aber gewundert, dass um zwölf jemand ein Bad genommen hat.
Yağlı güreşlerin tarihi 4500 yıldan öncesine uzanmaktadır.Wasserluxus vor 4500 Jahren.
İspanyol ekibi FC Barcelona, İngiliz ekibi Manchester United 'ı 2-0 devirerek kupa uzanmıştır.Dort schlug der FC Barcelona Manchester United mit 2:0.
Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı?Welche der Nichten hat einen Vorteil aus dem plötzlichen Tod des reichen Onkels?
Çal bölgesinin kuruluşu 1072 yıllarına kadar uzanır.Annos Einfluss am Hof muss jedoch noch mindestens bis 1072 angenommen werden.
Sahil boyunca uzanan duvarlar, şehri bir deniz filosu saldırısından korumak için inşa edilmiştir.Mauern entlang der Küstenlinie sicherten die Stadt vor Seeangriffen.
Tek tek buzul kolları aşağıya, 4600 m'ye kadar uzanırlar.Einzelne Gletscherarme reichen bis 4600 m hinunter.
Bu alan güneybatı Oklahoma'dan Texas Pandhandle boyunca uzanarak New Mexico içlerine uzanır.Dieses Gebiet reicht von Südwestoklahoma über den Texas Panhandle bis nach New Mexico.
Harflerin kullanımı Bronz Çağı'na kadar uzanır.Ihre Nutzung reicht bis in die Bronzezeit.
Fakat bu tarih, muhtemelen 7 bin yıl öncesine uzanmış olmalıdır.Die riss vermutlich vor 7000 Jahren ab.
Musculus serratus anterior ile birlikte uzaktaki bir nesneye uzanmamıza ve yumuruk atmamıza yardım eder.Der Musculus serratus anterior ermöglicht das Schulterblatt nach vorn und rund um den Brustkorb zu ziehen.
Yanardağın eteklerinde Andlar'ın içine kadar erişen dağ gölü Lago Todos los Santos uzanır.Am Fuße des Vulkans erstreckt sich der Gebirgssee Lago Todos los Santos, der weit in die Anden hineinreicht.
1934'te 695 km normal hat İzmir-Kasaba (Turgutlu) ve Uzantıları satın alındı.1953 wurden im Nordvicus drei frühe Grubenhäuser und sechs Steingebäude (I–VI) freigelegt.
Uzanıp tutuver elimi.Gibt mir die Hand.
Tabii yaşam alanı kuzey Meksika'ya kadar uzanır.Südlich reicht das Gebiet bis zum nördlichen Mexiko.
Alman romantizminin kaynakları 18. yüzyıla kadar uzanır.In Deutschland wurden spanische Romanzen ab dem 18. Jahrhundert rezipiert.
Güneybatıdan kuzeydoğuya uzanan sınır, 38. enlemi dar açıyla kesmektedir.Die Bundesautobahn 38 führt nordwestlich an und in der Gemarkung vorbei.
Genellikle iki veya üç sıra halinde uzanır.Meist sind sie ein- oder zweifach verzweigt.
1900' den günümüze kadar uzanan geniş kolleksiyonları sergilemektedir.Berühmte Bauwerke von 1900 bis heute.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Beide erheben sich und gehen jeder in eine andere Richtung davon.
Yıkanan kimseler, bu sekilerde uzanıp dinlenirler.In diesen Nischen sitzen die Badegäste dann nackt.
Yapılar mikroskobik bir saç uzantısına benzemektedir.Das Gerät ähnelt in der Funktion einem Haarföhn.
Poppea bahçesinde uzanmıştır ve hizmetlisi Arnalta onun uyumasını sağlamak için bir şarkı söylemektedir.Poppea ruht auf ihrem Lager und Arnalta singt für sie ein Schlaflied.
Bu plajlar aralarında denize uzanan kayalık burunlar bulunmaktadır.Wie Pilze stehen die riesigen Felsen hier im Meer.
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.Die ältesten Grabanlagen stammen noch aus der Gründungszeit.
Yere kadar uzanan beyaz, gümüşten saçları vardır.An den Fruchtschalen befinden sich innen lange, silberweiße Haare.
Binanın her iki tarafından açık galeriler uzanır.In beide Richtungen führen offene Galeriegänge.
Hindistan ve Çin’e kadar uzanan önemli ticari rotaları vardı.Seine Geschäfte reichten bis Indien und China.
Hobbes ile Locke'un zıt düştüğü nokta ise alanın uzandığı yerler.Nach Hobbes und Locke hingegen muss der menschliche Stolz maximal gebändigt werden.
Kenarları beyaz olan kalın koyu renkli kuşaklar boğazdan omuza doğru uzanır.Ein schmaler weißer, schwarz eingefasster Streifen zieht sich vom Nacken zu den Schultern.
Fransa ve Türkiye'nin ilişkilerinin tarihi 16. yüzyıl başlarına kadar uzanmaktadır.Der Kontakt zwischen Deutschland und Indonesien besteht seit dem 16. Jahrhundert.
Şehir, Humboldt Nehri'nin iki yakasına doğru uzanmıştır.Hier folgt die Route im Wesentlichen dem Humboldt River.
Bu yürüyüş patikasının "resmi-olmayan" uzantıları da bulunmaktadır.Es treten daher keine noch so kleinen „Treppenstufen“ in der Bilddarstellung auf.
Baruthane Deresine dek uzanır.Sie steigt bis zur Zwergstrauchstufe auf.
Güneyinde ise Segeberg ili uzanır.Im Norden erhebt sich der Seimersberg.
Köyün tarihi 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır.Die Dorfkirche ist auf das 17. Jahrhundert datiert.
Talas Ala dağlarının batı etekleri güney Kazakistan ve doğu Özbekistan içlerine kadar uzanır.Die westlichen Ausläufer des Talas-Alataus reichen in das südliche Kasachstan und in das östliche Usbekistan.
Tiber Nehri boyunca uzanan yeni bir madde keşfetti.Außerdem wurde unterhalb von Riga eine neue Schanze am Fluss angelegt.
Gökyüzüne uzanan reiatsu dalgası ilerledikçe güçlenmektedir.Der Schatten am Himmel kommt immer näher.
Kemaller köyü ve yayla çevresinde Roma zamanına uzanan belirsiz kalıntılar mevcuttur.Es gibt in der Umgebung sowohl Spuren aus der Kelten- als auch aus der Römerzeit.
Dağılım bölgesi, Kuzey Meksika'dan Uruguay ve Arjantin'e kadar uzanır.Das Verbreitungsgebiet reicht vom südlichen Mexiko bis in das nördliche Argentinien und Uruguay.
Kanepeye uzanabilir miyim?Est-ce que je peux m'allonger sur le sofa ?
Sıcak bir banyonun içinde uzanmak kadar rahatlatıcı bir şey yoktur.Il n'y a rien d'aussi relaxant que de s'allonger dans un bain chaud.
Tahta döşemede uzandı.Il s'est allongé sur le plancher.
Sırtüstü uzanıp yıldızları seyrediyordu.Allongé sur le dos il regardait le ciel.
O, evinde uzanarak okurdu.Chez lui, il lisait toujours allongé.
Bankın üzerine uzandı.Il est allongé sur le banc.
Hayat senin önünde uzanıyor.La vie s'étend devant toi.
Oğlan radio dinleyerek uzanmıştı.Le garçon était allongé en train d'écouter la radio.
Kaplan kafesin ortasına uzanmıştı.Le tigre était allongé au milieu de la cage.
Kendime geldiğimde, hastanede uzanmıştım.Quand je revins à moi, j'étais allongé à l'hôpital.
Denis sırt üstü toprakta uzanıyordu.Denis était couché à plat sur le sol.
Biraz uzanacağım.Je vais m'allonger un peu.
ISO 9660 seviyeleri ve Joliet uzantısını destekler.Support de tous les niveaux ISO 9660 et de l'extension Joliet.
Nehrin kaynağı ise doğuya doğru uzanır, dört aylık seyahat uzaklığındadır.La source de la rivière se trouve vers l'est à une distance de quatre mois de voyage.
1985'te RCD'nin bir uzantısı olarak Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) kuruldu.En 1985, la fondation de l'Organisation de coopération économique (ECO) se pose comme une évolution de la RCD.
Tel Aviv, Ayalon Otobanı boyunca uzanan dört adet demiryolu istasyonuna sahiptir.Tel Aviv a 4 gares ferroviaires le long de l'autoroute Ayalon reliées par une ligne de train.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod