Ana içeriğe geç
Sözlük

uzama ile cümle

uzama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Allah’ı severseniz gayret gösterin, ödemeler bu haftadan sonraya uzamasın.Ради бога выручите, не оставьте к празднику без денег.
Bu ise telomeraz tarafından gerçekleştirilen telomer uzamasını engellemede PINX1’e yardımcı olabilir.Он может взаимодействовать с PINX1 и ингибировать удлинение теломер теломеразой.
İkinci aşama uzamadır (elongation).Вторая стадия (олигоанурическая).
Yıllar geçtikçe özel olarak belirtilmeyen belirtilerin listesi anektodlarla uzamaya başlamıştır.ومع مرور السنوات، ازدادت العناصر المدرجة في قائمة الأعراض غير المحددة استنادًا إلى أسباب وصفية.
Ayrıca, vardenafil QT aralığının uzamasına sebep olmaktadır.ديلامانيد يطيل فترة كيو تي .
Uzamak anlamı taşır.أبجد بمعنى أخذ.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.Cada vez que Pinóquio mente cresce-lhe o nariz.
Bu da toplam seyahat süresinin önemli miktarda uzamasına neden olmaktadır.Daardoor is de evolutie van het totale aantal reizigers wel relevant.
Bitkilerde boyca uzamayı sağlar.Hoe fruitbomen te planten.
Yünün esnekliği ve uzama yeteneği onun en önemli özelliğidir.Życie i uczucia Rain są dla niego największą motywacją.
Savaşın uzaması nedeniyle, Sauron 3441 yılında savaş alanına çıkmıştır.Zginął w bitwie na stokach Orodruiny w czasie wojny Ostatniego Sojuszu z Sauronem w 3441 DE.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Kolor samego stolca pozostaje przeważnie niezmieniony.
Hasattan sonra tekrar uzamaya bırakılarak 2. Ve 3. kesim de yapılabilir.Tillståndet i reaktor 1 och 3 kan man vid det här laget bara gissa.
Daha büyük kütleli Sefe'lere doğru gidildikçe dönem uzamakta ve yaş küçülmektedir.När de blir större lever de ensamma och är inte längre minerare.
Pinokyo periye yalan söyledikçe burnu uzamakta ve herkes yalan söylediğini fark etmektedir.När klassföreståndaren ställer några frågor till Pinocchio ljuger han och för varje lögn växer hans näsa.
Bu adet, aile reisinin yaşamının uzaması ve ailenin köle değil, hür olmasını dilemek anlamındadır.Je znám svými aktivitami za zrušení otroctví Nejsem člověk a bratr?
Savaşın uzaması nedeniyle, Sauron 3441 yılında savaş alanına çıkmıştır.Během dlouhých let obléhání byl Anárion zabit a v roce 3441 Druhého Věku se Sauron zapojil osobně do bitvy.
Bunun sonucu olarak yeni ipliğin uzaması 5'->3' yönünde olur.Díky tomu se tento řetězec prodlužuje ve směru 5'-3'.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Pokud je sucho, barva dužiny se skoro vůbec nezmění.
Gündüzlerin ve gecelerin kısalmaya veya uzamaya başladığı andır.Cei doi se luptă o zi și o noapte, până când, osteniți, își acordă un răgaz.
Boy uzaması duracak ya da uzadığı kadarı ile kalacaktır.Partenerul îl va prinde pe măsură ce va coborî.
Bu yüzden fazla uzamaması için kemirmekten törpülenmesi gerekir.Félni kell, hogy túlságosan messzire megy.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Amikor mozdulatlanul ül, a ralt majdnem lehetetlen észrevenni.
Transkripsiyon üç aşamadan oluşur: başlama, uzama ve sonlanma.Όπως προαναφέρθηκε, η μετάφραση λαμβάνει χώρα σε τρεις φάσεις: έναρξη, επιμήκυνση και τερματισμός.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Bevægelige fimrehår findes næsten ikke alene.
Yıllar geçtikçe özel olarak belirtilmeyen belirtilerin listesi anektodlarla uzamaya başlamıştır.Dalam tahun-tahun berikutnya, daftar gejala non-spesifik terus bertambah atas dasar anekdot.
Sesli harflerin üzerine konularak (işaretlenerek) hece uzaması sağlanır.種子は密教の真言(密教的な呪文のようなもの)でもあるので下から読む。
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.エルフである為、外見はほとんど変化していない。
Bu nedenle bekleme listeleri zaman geçtikçe uzamaktadır.因此,其驅動輪旋轉時間較靜止時間長。
Bu yüzden işlem süreci haliyle uzamaktadır.והמשיב עונה בהתאם.
Bu üç orduya bağlı tümenlerin savunmakla görevli oldukları cephe hattı 60 kilometreye kadar uzamaktadır.Общият фронт, който трите армии покриват, е с ширина от 120 км.
Eklem kıkırdağı : Kemiğin boyca uzamasını sağlar.Клинично доказано е, че смехът стяга корема.
Deve derisinin artık kafa derisiyle bütünleşmeye başlamasıyla kazınan saçlarda yeniden uzamaya başlar.От стреса дори косата ѝ започва да пада.
Daha büyük kütleli Sefe'lere doğru gidildikçe dönem uzamakta ve yaş küçülmektedir.На четиридесет царицата изглежда много по-възрастна за годините си, ставайки все по-слаба.
Kılın büyümesine izin vererek onu düz uzamasına sağlamak.Те решават да го отгледат въпреки физическото му състояние.
Savaşın uzaması nedeniyle, Sauron 3441 yılında savaş alanına çıkmıştır.По време на операция Пустинна буря, Стъркоу извършва 41 бойни полета над територията на Ирак.
İkinci aşama uzamadır (elongation).Druga je faza elongacija ili produživanje.
Yaylara uygulanan kuvvet arttıkça, yayın uzama miktarı da orantılı bir şekilde artar.Keďže ju nie je možné ďalej zväčšiť, používa sa škálovanie násobením maximálnej veľkosti okna.
Uzama miktarı sıkışma miktarına eşittir.Ne mažiau svarbus inkilo pakabinimo aukštis.
Bu nedenle bekleme listeleri zaman geçtikçe uzamaktadır.Tad akies kampučius laikas nuo laiko reikia pavalyti.
Sonuç olarak, bu tip iplerde gerilme, uzama miktarından bağımsızdır.Tokiu būdu šis dydis tampa nepriklausomas nuo transporto priemonės dydžio.
Bunun sonucu olarak yeni ipliğin uzaması 5'->3' yönünde olur.Selle tulemusena pikeneb uus ahel 5’-3’ suunal.
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.Kasulik helisignaal ise jääb selle juures peaaegu muutumatuks.
Hava ikmal hattının mesafesinin uzamasıyla yeni güçlükler ortaya çıktı.Ajapikku on kahe järjestikuse purske keskmine vahe suurenenud.
Ancak insan ömrü uzamaya devam etti.老人の死亡のペースが緩やかになったからです
Aslında her yöne uzamaya devam ediyor ama ben sadece bir kısmını çiziyorum.모든 방향으로 뻗어나가지만 일단 일부만 그려 보죠
Aslında her yöne uzamaya devam ediyor ama ben sadece bir kısmını çiziyorum.Planerne fortsætter i alle retninger.
Aslında her yöne uzamaya devam ediyor ama ben sadece bir kısmını çiziyorum.Тя продължава в всички посоки. Аз просто чертая една част от равнината.
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""A béke azt jelenti, hogy a lábkörmeim újra visszanőnek."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Friede ist, dass meine Zehennägel wieder wachsen."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Hòa bình là khi móng chân của tôi mọc trở lại"
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""평화는 제 발톱이 다시금 자란다는 사실입니다."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""La paix est le fait que mes ongles des pieds repoussent de nouveau."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""La paz es cuando las uñas de los pies crecen otra vez".
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Mier je to, keď moje nechty na nohách znova rastú."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Mír znamená to, že mi moje nehty na prstech u nohou znovu rostou."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Pacea este faptul că unghiile mele de la picioare cresc din nou la loc."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Paz é o facto de as minhas unhas dos pés "estarem a crescer outra vez."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Perdamaian adalah kondisi di mana kuku kaki saya tumbuh kembali."
"Barış ayak tırnaklarımın yeniden uzamaya başlamasaı gerçeğidir.""Pokój jest wtedy kiedy moje paznokcie u nóg znowu odrastają."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod