Ana içeriğe geç
Sözlük

uzaktan ile cümle

uzaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle bir şeyle uzaktan yakından alakası olmasını istemiyormuş.She didn't want any of that.
Uzaktan gözlemleyin, fakat kavgaya karışmayın.Observe from a distance, but do not join the fray.
Ama eğitimli bir yalan gözcüsü bir kilometre uzaktan sahte bir tebessümü farkedebilir.But a trained liespotter can spot a fake smile a mile away.
Voyager uzay aracıyla çekilen bu fotoğraf en uzaktan çekilen.It was taken by this thing, which is called the Voyager spacecraft.
Robotları yeni bir uzaktan oynama teknolojisi olarak düşünmeyi seviyorlar.So I love the idea of thinking about robots as a new kind of distance-play technology.
Bir uzaktan kumandaya ihtiyacım vardı.So that told me right away: I need a remote control device.
Uzaktan kumanda olmadan yaşayabilir miydiniz?Can you live without a remote control?
Ve orada oturuyorken, uzaktan alkış sesi duydum ve oraya doğru bakıyordum.And we're sitting there, and I hear [clapping] from a distance, so I look over.
Ve bu da, uzaktan bakıldığında tek bir grupmuş gibi görünür.And from a distance it appears that it's a single group.
Ve üstelik, eğer bir dizüstü bilgisayara sahipseniz, bunlara uzaktan erişebilirsiniz.And you can get at them remotely, if you happen to have a laptop.
Uzaktan kumandalı, pilotsuz, küçük uçaklar zaten yapıldı.It has been made, already, on remote controlled little airplane models, without pilots.
Ve o figüre uzaktan bakmak yerine, kendimizi o figürle özdeşleştiririz.And instead of looking towards that figure we instantly become that figure.
Uzaktan bakan kişiler, ancak heykeller renkli olduğunda detayları görebiliyorlar.There is still this kind of balance. He's a god. Absolutely.
Çünkü biz -- eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.It's because we -- if we look from far, we see our line of evolution.
Uzaktan çok düzgün gözükür, böyle.From far, this line looks very smooth, like that.
Tek yapabildiği uzaktan izlemek olan biri nasıldır bilir misin?What's a person to do when all they can do is... ...watch from afar?
Neden o kadar uzaktan uçtu?Tek yapması gerekenin geriye dönmesi olduğunu söylemiştik.Why did he fly on? Everything said we have to turn back.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.What these pictures demonstrate is that we do feel the pain of others, however distantly.
Çivi yazısı bugünkü batı alfabesinin uzaktan akrabası sayılır.Cuneiform writing is the remote ancestor of the Western alphabet.
Bu Washington Üniversitesi'ndeki bir uzaktan kumanda merkezi.This is a remote center at the University of Washington.
Ama hepimiz biliyoruz ki, kablonun bir kalınlığı var. Tabi uzaktan bakınca görmek çok zor.It's very hard to see it, though, from far away.
Şu anda kolu olan uzaktan kumandalı araçları yolluyorsunuz.Currently you send these remotely controlled vehicles that are armed.
Uzaktan kumandalı değil.It is not remote controlled.
Birisi uzaktan kumandayı bana çevirdiğinde bunu duyabiliyorum.I can hear if someone points at me with a remote control.
Üçüncü gün gideceği yeri uzaktan gördü.On the third day Abraham lifted up his eyes, and saw the place far off.
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.They saw him afar off, and before he came near to them, they conspired against him to kill him.
Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.His sister stood far off, to see what would be done to him.
Bütün insanlar bunları görmüştür, Herkes onları uzaktan izler.All men have looked thereon. Man sees it afar off.
Oradan gözetliyor yiyeceğini, Gözleri avını uzaktan seçiyor.From there he spies out the prey. His eyes see it afar off.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.For though Yahweh is high, yet he looks after the lowly; but the proud, he knows from afar.
Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın.You know my sitting down and my rising up. You perceive my thoughts from afar.
Ticaret gemileri gibidir, Yiyeceğini uzaktan getirir.She is like the merchant ships. She brings her bread from afar.
Uzaktan İsayı görünce koşup geldi, Onun önünde yere kapandı.When he saw Jesus from afar, he ran and bowed down to him,
O da onlar farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Böylece o da, kendileri farkında değilken onu uzaktan gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
O da, kimse farkına varmadan, Musa'yı uzaktan gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Ve kız kardeşine, sen dedi gözetle onu; o da, öbürleri anlamadan uzaktan gözetledi.She told his sister: "Follow him." So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
O da, onlar farkına varmadan uzaktan kardeşini gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Hani o çölde, gece yol alırken, bir ateş gördü uzaktan.When he saw a fire he said to his family: "You wait here.
Bu ateş onları, daha uzaktan görünce, onun öfkesinden gürlediğini ve korkunç homurtusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
Cehennem onları uzaktan görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler.When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.
O da kimse farketmeden uzaktan izledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.They had surely denied it before and aimed without seeing from so far away.
Uzaktan bir ses geldi ona: Mahzun olma, Rabbin, ayağının altından bir ırmak akıttı.Whereupon he called her from beneath her: “Do not worry; your Lord has placed a stream beneath you.
Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.They aim at the unseen from afar off.
Musa'nın ablasına: "Onu izle" dedi. O da, kimse farkına varmadan, Musa'yı uzaktan gözetledi.She said to his sister: 'Follow him' And she watched him from a distance, but they were unaware.
Kızkardeşine, "Onu izle," dedi. O da kimse farketmeden uzaktan izledi.She said to his sister: 'Follow him' And she watched him from a distance, but they were unaware.
Uzaktan OnaylamaRemote Validation
Uzaktan CDDB sorgulamasına izin verEnable remote CDDB queries
Benzeyebilir _BAR_ < < uzaktan kontrolde.May also look like _BAR_ < < on the remote control.
Benzeyebilir _BAR_ > > uzaktan kontrolde.May also look like > > _BAR_ on the remote control.
Uzaktan yönetime izin verAllow remote administration
Uzaktan ErişimNameRemote Access
Uzaktan Denetim Yönetimi Arka UcuNameRemote Control Management Backend
Linux Kızıl Ötesi Uzaktan DenetimNameLinux Infrared Remote Control
Uzaktan Şifreleme EklentisiCommentNetwork Engine
Konqueror için uzaktan şifreleme eklentisiCommentPlaces Data Engine
& Uzaktan Giriş& Remote Login
_ Uzaktan Giriş_Remote login
Uzaktan bağlantılara izin verNAME OF TRANSLATORSAlso allow remote connections
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod