Ana içeriğe geç
Sözlük

uzaktan ile cümle

uzaktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın.אתה ידעת שבתי וקומי בנתה לרעי מרחוק׃
Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın.‎انت عرفت جلوسي وقيامي. فهمت فكري من بعيد
Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın.我 坐 下 、 我 起 來 、 你 都 曉 得 . 你 從 遠 處 知 道 我 的 意 念
Oturup kalkışımı bilirsin, Niyetimi uzaktan anlarsın.我 坐下 、 我 起來 、 你 都 曉得 . 你 從遠處 知道 我 的 意念
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Dia melihat hamparan kosong dengan turunnya angin bergoyang the furze hijau menunjuk jauh semak-semak.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.El a văzut o intindere de coborâşuri gol cu vântul leagănă telecomanda verde-a relevat grozamă tufişuri.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Ele viu um trecho de downs vazio com o vento balançando o tojo verde pontas remotas arbustos.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Er sah eine Strecke von leeren Tiefen mit dem Wind wiegenden dem Remote-grünen Spitzen Stechginster Büsche.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Hän näki venyttää tyhjiä alamäkiä tuulen mukana huojuvat kauko vihreä suippo furze pensaita.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Han såg en sträcka av tomma nedgångar med vinden vajande fjärrkontrollen grön-pekade Furze buskar.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Hij zag een stuk van de lege downs met de wind wuivende de afstandsbediening groen-puntige Furze struiken.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Il a vu un tronçon de bas vide avec le vent balançant la télécommande verte branches de genêts buissons.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.그는 원격 녹색 지적 가시 금작화가 흔들리는 바람에 빈가 양지되고 양지가 스트레치를 본 나무.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Látta egy szakasza üres downs a szél imbolygott a távoli zöld hegyes rekettye bokrok.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Ông nhìn thấy một đoạn thăng trầm trống với gió lắc lư cây kim tước hoa màu xanh lá cây chỉ từ xa bụi cây.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Videl odsek praznih padce z vetrom ziblje na daljavo zeleno-izpostavil furze grmovje.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Viděl úsek prázdné sestřelí s houpající se ve větru vzdálený green-zaměřil furze keřů.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Videl úsek prázdne zostrelí s hojdajúcu sa vo vetre vzdialený green-zameral furze kríkov.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Vide una distesa di bassi vuoto con il vento ondeggiando il telecomando verde punte ginestrone cespugli.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Vio a un tramo de bajos vacíos con el viento balanceaba el mando a distancia verde-señaló aulaga arbustos.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Widział odcinku pusty upadki z wiatru kołysząc zdalnego zielono-wskazał furze krzewów.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Είδε ένα τέντωμα των κενών κατεβάζει με τον άνεμο ταλαντεύονται το απομακρυσμένο πράσινο-τόνισε ύληξ θάμνους.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Він побачив порожню ділянку падіння з вітром погойдуючись віддалених зелених зазначив дрік чагарників.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Он увидел пустой участок падения с ветром покачиваясь удаленных зеленых отметил дрок кустарников.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.Той видя участък от празни падения, с вятър люлее дистанционното зелена посочи прещип храсти.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.رأى تمتد من الهبوط فارغة يتمايل مع الريح البعيد الأخضر وأشار الجولق الشجيرات.
O uzaktan yeşil sivri karaçalı rüzgarla sallanan boş çıkışlar bir streç gördüm çalılar.茂み。 "私は酔っですか?"氏マーベルは言った。 "私はビジョンを持っていたことがありますか?
Predator ve Reaper uzaktan kumandalı uçaklarından bahsetmiyorum.프레데터나 리퍼 드론을 뜻하는게 아닙니다.
Predator ve Reaper uzaktan kumandalı uçaklarından bahsetmiyorum.שבהם האדם הוא שמחליט לגבי המטרות.
Predator ve Reaper uzaktan kumandalı uçaklarından bahsetmiyorum.التي يقوم فيها الإنسان باتخاذ قرارات الهجوم.
Predator ve Reaper uzaktan kumandalı uçaklarından bahsetmiyorum.私は完全自律型のロボット兵器のことを 言っているんです
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.(137:6) Высок Господь: и смиренного видит, и гордого узнает издали.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.A ač vyvýšený jest Hospodin, však že na poníženého patří, a vysokomyslného zdaleka zná.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.A choć wywyższony jest Pan, wszakże na uniżonego patrzy, a wysokomyślnego z daleka poznaje.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Ainda que o Senhor é excelso, contudo atenta para o humilde; mas ao soberbo, conhece-o de longe.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Aunque Jehovah es sublime, mira al humilde; pero al altivo lo reconoce de lejos
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Dầu Ðức Giê-hô-va cao cả, thì cũng đoái đến những người hèn hạ; Còn kẻ kiêu ngạo, Ngài nhận biết từ xa.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Dầu_Ðức_Giê - hô-va cao_cả , thì cũng đoái đến những người hèn_hạ ; Còn kẻ kiêu_ngạo , Ngài nhận_biết từ xa .
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Denn der HERR ist hoch und sieht auf das Niedrige und kennt die Stolzen von ferne.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Domnul este înălţat: totuş vede pe cei smeriţi, şi cunoaşte de departe pe cei îngîmfaţi.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.eccelso è il Signore e guarda verso l'umile ma al superbo volge lo sguardo da lontano
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Engkau teramat luhur, tetapi yang hina Kauperhatikan juga; orang sombong tak dapat bersembunyi daripada-Mu
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.for Herren er ophøiet, og han ser til den ringe, og den stolte kjenner han langt fra.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Ja, HERREN är hög, men han ser till det låga, och han känner den högmodige fjärran ifrån.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Kajti vzvišen je GOSPOD, vendar gleda na nizkega, a prevzetnega spozna oddaleč.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.여호와께서 높이 계셔도 낮은 자를 하감하시며 멀리서도 교만한 자를 아시나이다
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Lebo Hospodin je vysoký, ale vidí poníženého a vysokomyseľného zná zďaleka.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.L`Éternel est élevé: il voit les humbles, Et il reconnaît de loin les orgueilleux.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Noha felséges az Úr, mégis meglátja az alázatost, a kevélyt pedig távolról ismeri.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Sillä Herra on korkea, mutta katsoo alhaiseen, ja hän tuntee ylpeän kaukaa.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.thi HERREN er ophøjet, ser til den ringe, han kender den stolte i Frastand.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.οτι ο Κυριος ειναι υψηλος και επιβλεπει επι τον ταπεινον τον δε υψηλοφρονα γινωσκει μακροθεν.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.Защото, ако и да е възвишен Господ, пак гледа на смирения; А високоумния познава от далеч.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.כי רם יהוה ושפל יראה וגבה ממרחק יידע׃
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.‎لان الرب عال ويرى المتواضع. اما المتكبر فيعرفه من بعيد‎.
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.耶 和 華 雖 高 、 仍 看 顧 低 微 的 人 . 他 卻 從 遠 處 看 出 驕 傲 的 人
RAB yüksekse de, Alçakgönüllüleri gözetir, Küstahları uzaktan tanır.耶和華 雖高 、 仍 看 顧低微 的 人 . 他 卻從遠處 看出 驕傲 的 人
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Cofnęli się, i spojrzeli na większy obraz.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.De har zoomat ut och tittat på helheten.
Resmin bütününe uzaktan baktılar.Hanno concentrato la loro attenzione sull'idea generale, piuttosto che sui dettagli.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod