Turunçgillerle de uzaktan akrabadır.遠い親戚でもある。
Uzaktan düşmanları vurma yeteneği vardır.離れた地点から敵を狙撃するスキルを持っている。
Uzaktan ve yakından birçok insan mezarlığı ziyarete gelirler.人里離れた場所に墓地が設けられ、埋葬されることが多い。
Uzaktan eğlenen halkın sesleri duyulur.遠くまでよく通る声が自慢。
Atlarla saldıran Kızılderililer'i uzaktan vuran Arthur, bir atın onun üzerine geldiğini görür.しかし馬の裏側に潜んで近づいてきた軍団の戦士にアーサーは斧で殴られて地面に激しく倒れる。
Bir cankurtaran uzaktan bize doğru koşmaya çalışıyordu.即座に救助隊員が山に向かって出動した。
Uzaktan bakıldığında kertenkeleye benzerler.西岳を遠方から眺めると風折烏帽子に似ていることから。
Uzaktan eğitimde özgürlüğün çok önemli olduğun vurgulanıyor.自立した自由へのはっきりした意志を育てることを教育の基本としている。
O da Mûsâ'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.“因着信,”摩西繼續保持堅定,“如同看見那不能看見的主”。
Kamo daha sonra Stalin'in soygunda etkin olarak yer almadığını ve sadece uzaktan izlediğini belirtmiştir.卡莫后来表示斯大林没有参与到抢劫中,只是在远方看着它。
Yerel port uzaktan erişim portu gibi aynı port numarasına ihtiyaç duymaz.本地埠號不用與遠地埠號一樣。
Miller'in evinde bir oda Uzaktan Rodolfo ile Federica'nın düğün eğlencelerinin neşeli sesleri gelmektedir.米勒家客厅 鲁道夫和费得里卡婚礼庆典的声音远远传来。
Mr. Uzaktan Eğitim Arş.学生机远程管理。
Yerel bir sistemin kontrolünde bir uzak sistemden diğerine veri aktarmak uzaktan yüklemektir.在本地系统的控制下,将数据从一个远程系统传输到另一个远程系统的功能称之为远程上传。
Uzaktan çeşmenin görünümü.胡適墓園遠景。
Bu saray uzaktan bembeyaz göründüğünden, bulunduğu şehire de Aksaray demişler.仁言於太祖曰:“围城必示之活门,所以开其生路也。
Bir kilometre uzaktan bile duyulabilecek sesler çıkarabilir.叫聲之響亮遠至一公里外也可聽到。
Sayda şehri uzaktan görülmekte.天共高城遠。
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.(麦克维)就是这样,当他向上看的时候,我开始和他交谈,所以他分了心(签了真名)。
Güçlü fiziği ve uzaktan attığı şutlar yüzünden Kasatura Bülent lakabını almıştır.由於其重量和潛在的危險,避免了玻璃。
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.游戏既能以横握Wii遥控器的传统方式进行,也可配合Nunchuk控制方向。
Uzaktan gelen bir gölgeyi gördüğünde, ona "Ebu Zer ol" demiştir.그는 밭에 쳐놓은 새끼줄을 보이면서 "이 새끼줄 안을 괭이로 파 놓고 가라" 하였다.
Adının anlamını "insanları uzaktan çağıran ses" şeklinde çevirmiştir.그녀는 이 이름의 뜻이 "멀리서 사람을 부르는 소리"라고 하였다.
Ve yiyeceklerin kokusunu da çok uzaktan algılarlar.또한 악취가 사라진 것을 놀라워했다.
Bir kilometre uzaktan bile duyulabilecek sesler çıkarabilir.초전자 이어 1km 떨어진 곳에 있는 소리도 들을 수 있다.
ABD olayları uzaktan izliyordu.그러나 그는 미국에 대한 지나친 이상주의를 경계하였다.
Tamino’nun uzaktan duyulan flütünün sesiyle Papageno Pamina ile görünür.볼딘은 멀리서 희미하게 들리는 파블로프 장군의 목소리를 들었다.
Bir cankurtaran uzaktan bize doğru koşmaya çalışıyordu.둘은 지하철을 이용하여 먼 곳으로 탈출하려고 한다.
Hayli uzaktan görünebilirler.멀리 서구가 보인다.
Newton bile açıklanamaz uzaktan etkileşim konusunda kendini yetersiz hissetmiştir.뉴턴은 자신의 조석이론이 조석운동을 설명하는 데 완전하지 못하다는 것을 알고 있었다.
Akciğerlerini hava ile doldururken, geceleri çok uzaktan duyulan horultulu sesler çıkarırlar.이 때문에 음파는 지면을 끼고 모아지므로 밤에는 먼 곳까지 소리가 들리게 된다.
Daha sonra onu uzaktan telefonla arayıp kontrol eder.어느날 아유무에게 전화 한 통만 남긴채 잠적을 감춘다.
Bu durumda, ayrılığın azaltılması, uzaktan eğitim sisteminin bir amacıdır.이에 따라 교육의 임의의 목적은 다면적 흥미의 양성이 된다.
Bunun sonucunda uzaktan eğitimde eşitlik yeniden tartışma haline gelmiştir.이 분류는 학계에서 반복적인 논쟁의 대상이 되고 있다.
Kamo daha sonra Stalin'in soygunda etkin olarak yer almadığını ve sadece uzaktan izlediğini belirtmiştir.קאמו טען מאוחר יותר שסטלין לא לקח שום חלק בפעולה ורק צפה בה מרחוק.
Sayda şehri uzaktan görülmekte.הווילה הייתה מרוחקת מרחק מה מהעיר עצמה.
Julia, Jül Sezar'ın uzaktan kuzenidir.דרך אמו היה קרוב רחוק של יוליוס קיסר.
Bu iki savaşın da I. Dünya Savaşı'nın statik siper harbiyle yakından uzaktan ilgisi yoktu.לשני עימותים אלו היה מעט מאוד במשותף עם מלחמת החפירות הסטטית של מלחמת העולם הראשונה.
Genetik olarak ilgisiz olabilirler veya yalnızca uzaktan alakalı olabilirler.שפות השפראכבונד עשויות להיות מנותקות לחלוטין זו מזו מבחינה גנטית, או בעלות קרבה רחוקה.
Ayni anda uzaktan gok gurlemeleri duyulur.שם, הם שומעים אנחות רמות.
Töz sözcüğü ile uzaktan bağlantısı dikkate değerdir.אות עזרה צריך להיות בולט למרחק.
Aygıtı AVRCP profili ile uzaktan kumanda etmek mümkündür.יכולת לשלוט בקונסולה מרחוק על ידי ה-PSP.
Oulu Eğitim Fakültesi’nde uzaktan eğitim dersleri aldı.הוא למד הנהלת חשבונות בלמידה מרחוק.
Bu yolda Adnan Bey'in uzaktan yeğeni Behlül Haznedar ile tutkulu bir ilişki yaşar.בינה לבין בהלול, אחיינו של אדנן, מתפתח רומן.
Ancak ses bağlantısı veya uzaktan kumanda fonksiyonları mümkün olmayacaktır.הרכזת לא מגבילה מתחמי שידור או מתחמי התנגשות.
Bu etki, Einstein tarafından “uzaktan garip hareket” olarak adlandırılmıştır.את האפשרות להשפעה כזאת כינה איינשטיין: "Spooky action at a distance" (פעולה מוזרה ממרחק).
Daha sonra onu uzaktan telefonla arayıp kontrol eder.לבסוף הוא רואה אותה ממרחק וקורא לה.
Bu kadar uzaktan geldiğin için teşekkürler.תודה על שהגעת מרחק רב כל כך!
Bomba hedeften millerce uzaktan ve yüksek irtifadan bırakılıyor ve uçağın vurulma riski minimuma düşüyor.Бомбите могат да бъдат пускани от голяма височина на много километри от целта, снижавайки риска за самолета.
Köpek balıkları kan kokusunu yüzlerce metre uzaktan alabilirler.Акулите могат да усетят капка кръв на километри разстояние.
Puslanma indeksi, volkan patlama indeksiyle ancak uzaktan ilgilidir.Изригването е взривно, с вулканичен експлозивен индекс 4.
Dağın üstü düz olmakla beraber, uzaktan sivri görünür.Заснеженият връх се вижда отдалече.
M1 Panther II Uzaktan kumandalı mayın temizleyici.М1 Panther II Remote Controlled Mine Clearing Vehicle – минопочистваща машина с дистанционно управление.
Uzaktan bakıldığında rahatlıkla sur izleri görülebilmektedir.По дължината им могат да бъдат набраздени от тънки ивици.
Ayrıca insanlar için bazı şeyleri uzaktan söylemek daha kolay, daha güvenli diye düşünüyorum.Također mislim da je ljudima lakše nešto reći s veće udaljenosti, barem je sigurnije."
Komutan lazerli uzaktan gösterge ile panoramik bir SAGEM VS 580-10 görüş kamerasına sahiptir.Zapovjednik ima mogućnost panoramskog pogleda pomoću ugrađenog SAGEM VS 580-10 s laserskim daljinomjerom.
Hayli uzaktan görünebilirler.Mogu vidjeti na daleke udaljenosti.
Wittmann kendilerinden 200 metre kadar uzaktan geçmekte olan İngiliz konvoyunu tespit etti.Rozov je skočio iz helikoptera u letačkom odijelu wingsuit 700 metara iznad vulkana visokog 2 300 metara.
Bir kilometre uzaktan bile duyulabilecek sesler çıkarabilir.Bubnjanje se može čuti barem jedan kilometar dalje.
Bu sırada yarıda bıraktığı üniversite tahsiline uzaktan eğitim yoluyla devam etti.Do tog je trenutka zapostavljao svoju sveučilišnu naobrazbu.