"Ben size slip vermek için uğraşmadı," Marvel çok uzaklarda olmadığını bir sesle dedi. gözyaşları ile.涙から。 "私はしなかった誓う。
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Chúng ta ăn côn trùng -- chúng rất khác biệt với chúng ta, và điều trên không xảy ra được.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Com os insectos, por serem tão diferentes de nós, isto não acontece.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Ha rovarokat eszünk -- ők annyira távoli rokonaink, hogy ez nem történik meg.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Jeme hmyz - je od nás tak vzdialený, že sa toto nemôže stať.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Jos syömme hyönteisiä, kovin kaukaisia sukulaisiamme, tätä ei tapahdu.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Kita makan serangga -- hubungan kita dan mereka sangat jauh, maka hal ini tidak terjadi.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.우리는 곤충을 먹습니다. 곤충들은 인간과 연관성이 거의 없습니다. 앞선 일들이 벌어지지 않습니다.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Mâncăm insecte - sunt atât de îndepărtate genetic de noi, încât aşa ceva nu se întâmplă.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Natomiast gdy jemy owady, tak dalece różniące się od człowieka, nic takiego się nie dzieje.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Noi mangiamo gli insetti -che sono tanto distanti da noi che questo non succede.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Nous mangeons des insectes -- ils sont si éloignés de nous, que cela n'arrive pas.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Pokud jíme hmyz -- jsou od nás naprosto odlišné -- toto se nemůže stát.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Si comemos insectos, que son tan distantes de nosotros, eso no sucede.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Vi äter insekter -- de är så avlägset besläktade med oss att det här inte händer.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Wij eten insecten. Die zijn zo ver verwant aan ons, dat dit niet gebeurt.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Wir essen Insekten -- die sind so entfernt mit uns verwandt, dass dies nicht passiert.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Τρώμε έντομα -- συνδέονται τόσο λίγο με εμάς, που αυτό δε συμβαίνει.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Если мы едим насекомых, то они достаточно далеки от нас, чтобы такого не случалось.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Когато ядем насекоми, които са толкова далечни роднини на нас, това не се случва.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.Комахи не схожі на нас, тому такого не трапиться.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.אנחנו אוכלים חרקים - הם לגמרי לא דומים לנו, ולכן זה לא קורה
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.ونحن نأكل الحشرات -- إنهم بذلك بعيدة الصلة منا، ولكن هذا لا يحدث.
Böcekleri yediğimizde, bizden o kadar uzaklar ki buna benzer bir şey gerçekleşmiyor.ブタのようなことはめったに起きません 虫の方が優れている点 その1です
Bu ekstra nem bazı aldı gets kadar artan rüzgarların sistemleri tarafından bu geliştirdik ve uzaklara taşındı이러한 여분의 수분의 일부가 고른 됐지 까지 증가하는 바람이 시스템에 의해 그 개발과 멀리 이동했습니다
Bu ekstra nem bazı aldı gets kadar artan rüzgarların sistemleri tarafından bu geliştirdik ve uzaklara taşındıמים נוספים על צעדו בתהלוכה המהווה כוח יותר כמה לחות אלה נוספת מקבל הרים על ידי מערכות רוחות כי הגדלת
Bu ekstra nem bazı aldı gets kadar artan rüzgarların sistemleri tarafından bu geliştirdik ve uzaklara taşındıيحصل التقطت بعض هذه رطوبة إضافية حتى من قبل أنظمة رياح متزايدة على أن وقد وضعت, والتي انتقلت بعيدا
Bu ekstra nem bazı aldı gets kadar artan rüzgarların sistemleri tarafından bu geliştirdik ve uzaklara taşındı開発していると遠くに移動しました hammacherは、このプロセスと信じている
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.Acestea sunt sentimentele cuiva care a fost departe de casă.
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.Dit zijn de sentimenten van iemand die van thuis weg is geweest.
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.이건 고향에서 멀리 떠나온 사람이 느끼는 감정입니다.
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.Это чувство знакомо людям, живущим вдали от родного дома.
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.אלו רגשות של אדם שהיה רחוק מהבית.
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.هذه هي مشاعر أي شخص بقي بعيداً عن وطنه
Bu hisler, evinden uzaklarda olan birinin yaşayacağı şeyler.私も彼女と同じ郷愁を感じています
Buna rağmen Sevdiklerimden ayrılmış olsam bile şu anda daha da uzaklardayım.Cu toate astea, am simţit că, chiar dacă eram separat de cei dragi - - şi, că acum sunt şi mai departe.
Buna rağmen Sevdiklerimden ayrılmış olsam bile şu anda daha da uzaklardayım.Въпреки това, аз чувствах че, макар да бях отделен от близките ми -- и, разбира се, сега съм още по-отдалечен.
Buna rağmen Sevdiklerimden ayrılmış olsam bile şu anda daha da uzaklardayım.Тем не менее, я чувствовал, что хоть я и был отделен от тех, кого я любил, и, конечно, теперь я еще дальше.
Bu soğuk günde bile, basın ve değerli konuklarımız... ...çok uzaklardan buraya teşrif ettiler.رغم برودت الجو. الصحفيين, وضيوف الشرف الذيت اتو من بعيد
Çok uzaklar.Příliš daleko od sebe.
Çok uzaklar.انهما بعيدان جداً
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Горн было слышно далеко.
Çok uzaklar.Demasiado lejos.
Çok uzaklar.답과는 거리가 머네요
Çok uzaklardan duyarız sesini; kalbimiz seninle...De loin, nous t'entendons et nos coeurs sont avec toi
Çok uzaklardan duyarız sesini; kalbimiz seninle...Se te escucha desde lejos, y estamos contigo
Çok uzaklardan duyarız sesini; kalbimiz seninle...Van ver weg horen wij jullie en onze harten zijn met jullie
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.A harsonaszó messziről hallatszott.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Dzwięk trąb był słyszalny z daleka.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Goarna s-a auzit de foarte departe.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Jejich polnice byly slyšet z velké dálky.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Les trompettes ont été entendues au loin.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Man hörte die Fanfaren von weitem.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Tiếng kèn được nghe thấy từ đằng xa.
Çok uzaklardan kalk borusu duyuldu.Η σάλπιγγα ακούστηκε από μακρυά.
Çok uzaklar.では、次は
Çünkü neden öğrencilerimiz bulundukları bölgeden çok çok uzaklara gitmek zorunda kalsınlar ki?De ce să fie nevoiți elevii noștri să meargă atât de departe de acasă?
Çünkü neden öğrencilerimiz bulundukları bölgeden çok çok uzaklara gitmek zorunda kalsınlar ki?Denn wieso sollten unsere Schüler so weit weg von ihrem Wohnort fahren?
Çünkü neden öğrencilerimiz bulundukları bölgeden çok çok uzaklara gitmek zorunda kalsınlar ki?Dlaczego uczniowie mają jeździć do szkoły tak daleko od domu?
Çünkü neden öğrencilerimiz bulundukları bölgeden çok çok uzaklara gitmek zorunda kalsınlar ki?För varför ska våra elever behöva åka långa sträckor bort från hemmet?