Ana içeriğe geç
Sözlük

uzaklar ile cümle

uzaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çok uzaklara göç eden mükemmel uçuculardır.遙遠的出逃者世界保持完好。
Çok uzaklardan yokileri hissedebilir.먼 곳을 두루 볼 수 있다.
Uzaklarda modern apartmanlar görünür.주변에는 대형 아파트 등도 건설되고 있다.
Daha uzaklara gitmek için nasıl para kazanılır?“생각할 수록 멀어지는 건 왜?
Uzaklarda, modern apartmanlar görülebiliyordu.멀리서 본 삼성동 아이파크.
Sarmaşıklar sayesinde çok uzakları da görebilir.ניתן לראות את הבעלים, (המתוארים כעשירים) עומדים במרחק.
Bazı tanrılar daha da uzaklara ulaşmıştır.Някои видове лавдан стигат и по-далече.
Bu arada Abigail, kilisenin paralarıyla uzaklara kaçmıştır.По това време Гьобелс започва да се дистанцира от църквата.
Daha uzaklara gitmek için nasıl para kazanılır?Защо хората искат да отидат все по-далеч и по-далеч?
Kız bu yüzden arabaya biniyor ve camdan uzaklara dalıyor, delice üzgün ve düşünceli duruyor.Тя го целува и слиза от колата, оставяйки го щастлив и объркан.
Uzaklarda, modern apartmanlar görülebiliyordu.И днес могат да се видят сградите, отдавна запустели.
Beni Bırak Uzaklara (öyküler), 2004.Daj da zaboravim (2004.)
Sürekli bir iç sıkıntısı duyan Mürşit ise bir türlü hayalini kurduğu uzaklara gidememiştir.Mjesečar se u budnom stanju obično ne sjeća onog što je činio tijekom sna.
Uzaklarda modern apartmanlar görünür.U novije vrijeme se grade moderne zgrade.
Sayfa 185. ^ Uzaklar (Milliyet bas.).135. – 185. (podatci sa str.
Daha çocuk sayılabilecek bir yaştayken evden kaçarak uzaklara gitti.Kao tinejdžer pobjegao je od doma.
Bazı tanrılar daha da uzaklara ulaşmıştır.Niektorí z nás však idú ešte o jedného boha ďalej.
Kızı Ponyo'ya müdahale etmeye çalışır fakat Ponyo'yu uzaklara iter.Fujimoto sa snaží Sosuke s Ponyo priviesť k nim ale oni mu neveria.
Yeni gemisi Palarran'ı inşa etmişti ve çok daha uzaklara bir gezi planlamıştı.Boeing je hotel obdržati tržni delež zato je razvil novo raketo.
Celine: Bazen uzaklara baktığımda gözlerini üzerimde hissetmek hoşuma gidiyor.Težki časi so… Ko ga pogledam v oči, mi skoraj omedli v rokah.
Ötüşü uzaklardan duyulur.Balsai iš toli : .
Daha çocuk sayılabilecek bir yaştayken evden kaçarak uzaklara gitti.Dar vaikas būdamas pabėgo iš namų.
Beni Bırak Uzaklara (öyküler), 2004.Mano meilės užteks, 2004 m.).
Çok uzaklardan yokileri hissedebilir.Inimesi on ta võimeline ära tundma suure vahemaa tagant.
Genişleyen evrenin modellerinde galaksiler ne kadar uzaklarsa birbirlerinden o kadar hızlı uzaklaşırlar.Mida kaugemal galaktikad paiknevad, seda kiiremini kihutavad need eemale.
Buna rağmen arabayla oldukça uzaklara ve yükseklere doğru yol almaya başlar.Hiljem hakkas ta pikemaidki distantse hästi sõitma.
Daha uzaklara gitmek için nasıl para kazanılır?Kuidas saada raha juurde?
2 ve 30. Hala çok uzaklar. 3 ve 20, hala çok uzaklar.3と20も、まだ遠く離れています。 1つが負数の場合、合計は+17か−17です。
2 ve 30. Hala çok uzaklar. 3 ve 20, hala çok uzaklar.하나를 음수로 하면 합은 +59 또는 -59 가 됩니다 2 와 30 도, 3 과 20 도 너무 차이가 큽니다
2 ve 30. Hala çok uzaklar. 3 ve 20, hala çok uzaklar.سالباً، فستحصل اما على موجب 59 او -59 هذا كمجموعهما، 2 و 30، لا زالا بعيدان عن بعضهما، 2 و 30
2 ve 30. Hala çok uzaklar.I kdyby jste z jednoho udělali kladné a z druhého záporné číslo, dostali byste součet buď +59 nebo -59.
2 ve 30. Hala çok uzaklar.Дори да направите 1 отрицателно, няма да получите нито плюс 59 като сума, нито минус 59 като сума.
3 ve 20, hala çok uzaklar.2 a 30 jsou pořád daleko od sebe.
3 ve 20, hala çok uzaklar.2 i 30 są zbyt daleko od siebie.
3 ve 20, hala çok uzaklar.2 и 30, все още са далеч едно от друго.
3 ve 20, hala çok uzaklar.Між 2 і 30 теж велика різниця
Ama bir kez uzaklara gitmek istedim, tüm insanligi gormek için.Seulement une fois j'ai voulu partir Voir l'ensemble de l'humanité
Ama bir kez uzaklara gitmek istedim, tüm insanligi gormek için.Solo una vez me quise marchar Ver al conjunto de la humanidad.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.Ale ako protiklad k tomuto, rozvojový svet, ďaleko, cieľom priemernej rodiny tu bolo mať v ten deň čo jesť.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.Ale na druhé straně, daleko odsud byli rozvojové země, kde průměrná rodina usilovala o jídlo na každý den.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.A v nasprotju s tem, v svetu razvoja, daleč stran, je bila glavna želja vsake družine, vsakdanji kruh.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.하지만 이것과 대조적으로 저 멀리 있던 개발 도상국들의 평범한 가정의 열망은
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.Och i kontrast till det, i u-länderna, långt borta, strävade den genomsnittliga familjen efter mat för dagen.
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.אך בניגוד לזה, העולם המתפתח, הרחק, השאיפה של המשפחה הממוצעת שם
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.وعلى النقيض من هذا كان العالم النامي بعيدا جدا عن هذا المستوى فقد كان طموح العائلات هناك
Ama buna karşılık, uzaklarda gelişmekte olan dünyada, ortalama bir ailenin amacı günlük yiyecek almaktı.発展途上国における 平均的な家庭の強い願いは その日一日の食料を確保することでした
Ama negatif yönde çok çok uzaklara giderse sorun çıkabilir.ー3は大丈夫、−4、ー5
Ama negatif yönde çok çok uzaklara giderse sorun çıkabilir.Det må dog ikke blive for højt et negativt tal.
Ama negatif yönde çok çok uzaklara giderse sorun çıkabilir.그런데 h 가 음수라면, h 가 -3 이라면
Ama negatif yönde çok çok uzaklara giderse sorun çıkabilir.ولكن اذا كانت القيمة سالبة جداً، اي اذا اتجهت الى
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.먼 전장에서 동맹군과 함께 전투를 해 준 그들이었습니다.
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.les soldats américains, avec leurs alliés, qui ont combattu sur des champs de bataille éloignés.
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.los soldados estadounidenses y sus aliados, luchando en campos de batalla lejanos.
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.Soldații americani împreună cu aliații lor care au luptat pe câmpuri de luptă îndepărtate.
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.החיילים האמריקאים עשו זאת, יחד עם בנות בריתם, שלחמו בשדות קרב רחוקים.
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.الجنود الأمريكان و حلفائهم بالقتال في ساحات المعارك البعيدة
Amerikan askeri, müttefikleri ile birlikte, uzaklardaki savaş alanlarında yaptı bunu.遠くの戦地で戦った兵士です 彼らにふさわしい名声が 与えられる日も来るでしょう
- Anlıyor musun? - Uzaklardan geliyorum.-Ai înţeles?[br]-sunt de departe.
Avrupa ışık hızıyla bile olsa çok uzaklardadır. verilen emirin araca ulaşması bir saatten fazla sürecek.Az Európa olyan messze van, hogy még a fény sebességével is egy órába tellne, míg a parancs eléri a járművet.
Avrupa ışık hızıyla bile olsa çok uzaklardadır. verilen emirin araca ulaşması bir saatten fazla sürecek.Europa jest tak daleko, że komenda wysłana z prędkością światła dotarłaby do pojazdu dopiero godzinę później.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod