uzaklaşma ile cümle
uzaklaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yaşlı bir adamla tanıştıklarında çok uzaklaşmamışlardı.They had not gone very far when they met an old man.
Bir sağanağa yakalanmadan önce uzaklaşmamıştık.We had not gone far before we were caught in a shower.
Ben birkaç gün için Tokyo'dan uzaklaşmayı umuyorum.I hope to get away from Tokyo for a few days.
Sanırım birkaç gün buradan uzaklaşmalıyız.I think we should get away from here for a few days.
Günlük hayattan uzaklaşmak istedi.She wanted to get away from everyday life.
Onun bütün yapabildiği onun uzaklaşmasını izlemekti.All she could do was watch him walk away.
Sanırım bu kargaşadan uzaklaşmamın zamanıdır.I think it's time for me to walk away from this mess.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını rica etti.Tom asked Mary to go away.
Yakala onu, uzaklaşmasına izin verme.Grab him! Don't let him get away.
Tom bununla birlikte uzaklaşmayacaktır.Tom won't get away with this.
Tom onunla uzaklaşmayacaktır.Tom won't get away with it.
O, on aylık bir uzaklaşmadan sonra evine geri döndü.He returned home after being away for ten months.
Helikopterin yere inebilmesi için bu insanlara uzaklaşmalarını söyle.Tell these people to move away, so that the helicopter can land.
Onların uzaklaşmasını istemiyorum.I don't want them to go away.
Benden uzaklaşma.Don't walk away from me.
Tom uzaklaşmaya başladı.Tom started to walk away.
Tom kalktı ve uzaklaşmaya başladı.Tom got up and started to walk away.
Sadece Tom'un uzaklaşmasını istiyorum.I just want Tom to go away.
Tom uzaklaşmadı.Tom didn't go away.
Tom'un uzaklaşmasına izin verme.Don't let Tom get away.
Tom'dan uzaklaşma.Don't walk away from Tom.
Tom fazla uzaklaşmadı.Tom didn't get very far.
Bir süre uzaklaşmalıyım.I have to go away for a while.
Sadece uzaklaşmanı istiyorum.I just want you to go away.
Tom uzaklaşmaya başladı ama Mary onu durdurdu.Tom started to walk away, but Mary stopped him.
Birkaç günlüğüne Boston'dan uzaklaşmak istiyorum.I'd like to get away from Boston for a few days.
Kalabalıktan uzaklaşmak için bir sonraki plaja doğru yürüdük.We walked to the next beach to get away from the crowds.
En kısa sürede buradan uzaklaşmamızı öneriyorumI suggest we get away from here as soon as possible.
Tom Mary'ye uzaklaşmasını söyle.Tom told Mary to go away.
Konudan uzaklaşma.Don't wander from the subject.
Uzaklaşman gerekiyor.You need to walk away.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını izledi.Tom watched Mary walk off.
Tom daha önce evden hiç uzaklaşmadı.Tom has never been away from home before.
Benim karım ve ben Noel molasında bir haftalığına uzaklaşmayı umuyoruz.My wife and I hope to get away for a week during the Christmas break.
Tom Mary'nin uzaklaşmasını istedi.Tom wanted Mary to go away.
Bizden uzaklaşma.Don't walk away from us.
Onlardan uzaklaşma.Don't walk away from them.
Ondan uzaklaşma.Don't walk away from him.
Memleketinden uzaklaşmadan önce ebeveynlerine sarıl.Hug your parents before leaving your hometown.
Buradan uzaklaşmak istiyorum.I want to move away from here.
Ben uzaklaşmak istiyorum.I want to move away.
Tom'un uzaklaşması gerekiyor.Tom needs to go away.
Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye doğru uzaklaşmamız gerekiyor.We need to move away from fossil fuels towards renewable energy.
Mary Tom'dan uzaklaşmak istedi.Mary wanted to get away from Tom.
Tom'un Boston'tan uzaklaşması gerekiyordu.Tom needed to get away from Boston.
Tom uzaklaşmak için hiç zaman kaybetmedi.Tom lost no time in getting away.
Dinden uzaklaşma başladı.The backsliding has begun.
Fadil fazla uzaklaşmadı.Fadil didn't get very far.
Fadıl uzaklaşmadı.Fadil didn't get far.
Daha önce hiç evden uzaklaşmadım.I've never been away from home before.
Buradan mümkün olduğu kadar çabuk uzaklaşmak istiyorum.I want to get away from here as soon as possible.
Sami uzaklaşmadı.Sami didn't get far.
Uzaklaşmam çok zor oldu.It's become very hard for me to walk very far.
Sami, sorunlarından uzaklaşmak ve serser olmak istiyordu.Sami wanted to walk away from his problems and become a drifter.
Tom Mary'nin uzaklaşması gerektiğini söyledi.Tom said Mary should've walked away.
Sami herkesten uzaklaşmak istiyordu.Sami wanted to get away from everyone.
Tom insanlardan uzaklaşmaya başladı.Tom started to avoid people.
Fazla uzaklaşma.Don't wander too far.
Japonya bu ölçütlerin bazılarından yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır.Japan has begun to gradually move away from some of these norms.
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.Instead of being grateful for the continuous show of our shame — I start looking away.