Tom'un anne babası ondan üç mil uzakta yaşıyor.Tom's parents live three miles from him.
Biz havaalanından ne kadar uzaktayız?How far are we from the airport?
Benim kadınımdan uzak durun.Stay away from my woman.
Benim kız arkadaşımdan uzak dur.Stay away from my girlfriend.
Tom uzaktayken Mary'ye bir mektup bile yazmadı.Tom didn't even write one letter to Mary while he was away.
Tom uzaktayken Mary'ye bir sürü mektup yazdı.Tom wrote a lot of letters to Mary while he was away.
Öyle insanlardan uzak durmalısın.You should stay away from people like that.
Onların öyle kişilerden uzak durmaları gerekir.They should stay away from people like that.
Araba sürerken kamyonlardan ve diğer araçlardan uzak durun.Keep distance from trucks and other vehicles when driving.
Uzaktan adayı gördük.In the distance we saw the island.
Biz adayı uzaktan gördük.We saw the island in the distance.
Muhtemelen biz uzaktayken Mary çiçekleri suladı.Presumably, Mary watered the flowers while we were away.
O şeyi benden uzak tut.Keep that thing away from me.
Uzak ufuklara seyahat etmek ister misin?Would you like to travel to distant horizons?
Günde bir çikolata parçası doktoru uzak tutar.A piece of chocolate a day keeps the doctor away.
Biz uzaktaki sirenleri duyabiliyorduk.We could hear sirens in the distance.
Bugün Tom'dan uzak durmalısın.You should stay away from Tom today.
Tomdan uzak durmalısın.You should stay away from Tom.
O pis ellerini benden uzak tut!Keep your dirty hands off me!
Uzakta öten bir baykuş duyabiliyordum.I could hear an owl hooting in the distance.
Uzakta uluyan kurtları duyabiliyorduk.We could hear wolves howling in the distance.
Metro istasyonu oldukça uzak.The metro station is quite far.
El bombası askerlerden beş metre uzakta patladı.The grenade exploded five metres from the soldiers.
Lütfen doğrudan güneş ışığından uzakta, serin ve kuru bir yerde saklayın.Please store in a cool and dry place, out of direct sunlight.
Okuldaki diğer kızlar Mary'den uzak durdular.At school the other girls shunned Mary.
Kaldığım otel, Tom'un evinden çok uzak değildi.The hotel I stayed in was not too far from Tom's house.
Buradan uzakta olmayan iyi bir restoran biliyorum.I know a good restaurant not far from here.
Tom çok uzakta yaşamıyor.Tom doesn't live very far away.
Tom bizi duyamayacak kadar çok uzakta.Tom is too far away to hear us.
Benim evim uzak.My home is far away.
Boston buradan ne kadar uzaklıkta?How far is Boston from here?
İkinci sabah İskoçyalı ağacının tepesinden uzakta büyük bir kale gördü.On the second morning, the Scotsman saw from the top of his tree a great castle far away.
Memleketinden uzaklaşmadan önce ebeveynlerine sarıl.Hug your parents before leaving your hometown.
Hatırladığım kadarıyla, Tom'un evi ana yoldan biraz daha uzak.As I recall, Tom's house is a little farther in from the main road.
Köpekler nihayet vazgeçti ve rakundan uzaklaştı.The dogs finally gave up and wandered away from the raccoon.
Tom Mary'nin uzakta olduğunu biliyor.Tom knows Mary is away.
Tom çok uzakta olamaz.Tom can't be far away.
O uzakta uzun bir yol.That's a long ways away.
Araba uzak bir köyde bozuldu.The car broke down in some remote village.
Buradan uzakta olmayan iyi bir motel biliyor musunuz?Do you know a good motel not far from here?
Biz Selanik'ten on kilometre uzakta yaşıyoruz.We live ten kilometers from Thessaloniki.
Bir sorun hakkında düşünmemek onu uzaklaştırmaz.Not thinking about a problem doesn't make it go away.
Gezgin uzaktan bir ışık gördü ve sevindi.The traveler saw a light from afar and rejoiced.
Uzak dur!Stay away!
Sidney buradan millerce uzakta.Sydney is miles away from here.
Keşke Tom uzak dursa.I wish Tom would stay away.
Keşke Tom uzak dursaydı.I wish Tom had stayed away.
Keşke çok uzakta yaşamasan.I wish you didn't live so far away.
Ben uzaklaşmak istiyorum.I want to move away.
Mary'den uzak kalması için Tom'u uyardım.I warned Tom to stay away from Mary.
Mary'nin babası kızından uzak kalması için Tom'u uyardı.Mary's father warned Tom to stay away from his daughter.
Birkaç gün için uzakta olabilirim.I may be away for a couple of days.
En yakın istasyondan kilometrelerce uzakta yaşıyorum.I live kilometers away from the nearest station.
Tom'a bizden uzak kalmasını söyledim.I told Tom to stay away from us.
Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.It happened that I saw my friend walking in the distance.
Biz uzaktayken evimiz soyuldu.Our house was robbed while we were away.
Havaalanına ne kadar uzaklıkta?How far is it to the airport?
Doktor hastaya şaraptan uzak durmasını emretti.The doctor has ordered the patient to abstain from wine.
O, New York'a ne kadar uzakta?How far is it to New York?
Yaşlı adam insanlardan uzaktı.The old man kept to himself.