Villa denizden birkaç kilometre uzaklıktadır.The villa is located several kilometers from the sea.
Plaj buradan uzakta değil.The beach isn't far from here.
Sudaki küçük bir miktar insan kanı bile köpek balıklarını millerce uzaktan çekebilir.Even a small amount of human blood in the water can attract sharks from miles away.
Yarın uzak bir kuzen geliyor.Tomorrow a distant cousin is coming.
Bildiğim kadarıyla yürümek için o kadar uzak değil.As far as I know, it's not all that far to walk.
Son zamanlarda, uzaktan eğitim hakkında bir çok konuşma vardı.Recently, there's been a lot of talk about distance education.
Ne kadar uzak?How far?
Tom'tan uzak dursaydın başın dertte olmazdı.You wouldn't be in trouble if you had stayed away from Tom.
Buradan yaşadığın yere ne kadar uzak olduğunu bilmek istiyorum.I want to know how far it is from here to where you live.
Tom uzaklaşmaya başladı ama Mary onu durdurdu.Tom started to walk away, but Mary stopped him.
Emeklilikten üç hafta uzaktayım.I'm three weeks away from retirement.
Yerinde olsam Tom'dan uzak dururdum.I'd stay away from Tom if I were you.
Tom oradan uzak durmamı söyledi.Tom told me to stay away from there.
Tom oradan uzak kalmamı söyledi.Tom told me to stay away from there.
Tom'a Mary'den uzak kalmasını söyledim.I told Tom to stay away from Mary.
Tom araba uzaklaşırken el salladı.Tom waved as the car pulled away.
Uzun zaman uzaklarda olacağım.I'm going to be away a long time.
Buradan uzakta yaşamazdım.I used to live not far from here.
Benden uzak kalamazsın, Tom.You won't get away from me, Tom.
Tom, Mary uzaklaşırken izledi.Tom watched as Mary walked away.
Sana benden uzak kalmanı söyledim.I told you to stay away from me.
Arabama bindim ve uzaklaştım.I got in my car and I drove off.
Terinde olsam uzak dururum.I'd stand back if I were you.
Tom uzaktan izledi.Tom watched from a distance.
Beş dakikadır uzaktaydım.I was away for five minutes.
Tom endişeyle uzaklaştı.Tom anxiously hurried away.
Ben sadece bir telefon çağrısı uzaktayım.I'm just a phone call away.
Birkaç yıldır uzaktaydım.I was away for a few years.
Tom uzaktan kumandayı aldı.Tom picked up the remote.
Sana uzak kalmanı söyledim.I told you to stay away.
Sana uzak durmanı söyledim.I told you to keep away.
Bundan uzak duruyorum.I'm staying out of it.
Ben üç saat uzaklıktayım.I'm three hours away.
Tom benim uzaktan bir akrabam.Tom is a distant relative of mine.
Tom bugün çok uzak görünüyor.Tom seems very distant today.
Kent iki mil uzaklıktadır.The city is two miles away.
Buradan havaalanı ne kadar uzaklıkta?How far is the airport from here?
Orası, doğduğum yerden sadece bir taş atımı uzaklıkta.It's only a stone's throw away from where I was born.
Evimden çok uzakta olmayan birkaç park var.There are a couple of parks not too far from my house.
Tom arabasına bindi, kapıyı kapattı ve uzaklaştı.Tom got into his car, closed the door and drove away.
Şimdi Boston'dan yaklaşık yüz mil uzaktayız.We're now about a hundred miles away from Boston.
Bomba patladığında Tom üç metre uzaklıktaydı.Tom was three meters away when the bomb exploded.
Tom ve Mary zıt yönlerde yürüyerek uzaklaştı.Tom and Mary walked away in opposite directions.
Tom mümkün olduğu kadar kapıdan uzak oturdu.Tom sat as far from the door as possible.
Tom motosikletine bindi ve uzaklaştı.Tom got on his motorcycle and drove off.
Biz kıyıdan yaklaşık 3 kilometre uzaktayız.We're about three kilometers off shore.
Tom'un Boston'dan çok uzak olmayan bir çifliği var.Tom had a farm not too far from Boston.
Tom uzakta bir şey farketti.Tom noticed something in the distance.
Tom arabaya bindi ve onlar uzaklaştı.Tom got in the car and they drove off.
Tom Mary'nin şemsiyesi ile uzaklaştı.Tom walked off with Mary's umbrella.
Tom otobüsle sadece üç saat uzaklıkta.Tom is only three hours away by bus.
Tom arabaya bindi ve uzaklaştı.Tom got into the car and drove away.
Tom arabasını çalıştırdı ve uzaklaştı.Tom started his car and drove away.
Tom bıçağı Mary'den uzaklaştırdı.Tom took the knife away from Mary.
Tom arabayı çalıştırdı ve uzaklaştı.Tom started the car and drove off.
Tom uzakta bir şey gördü.Tom saw something in the distance.
Tom arabasına bindi ve uzaklaştı.Tom got in his car and drove away.
Benim evden o kadar uzakta değiliz.We're not that far from my place.
Biz sadece otuz dakika uzaktayız.We're only thirty minutes away.
Boston'dan o kadar uzak değiliz.We're not that far from Boston.