Ana içeriğe geç
Sözlük

uzağa ile cümle

uzağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Katalonya'da da aynı şey oluyor, İspanya'yla daha uzağa gidilemez.It's happening in Catalonia, with Spain there is nowhere to go.
Güneşten daha da uzağa gittiğiniz zaman da, bu giderek güçlenecektir.So as you go further away from the Sun, this becomes more and more powerful.
İki metre uzağa gitti, arkasına döndü ve gülümseyerek dedi ki,She gets six feet away, turns around, smiles and goes,
Ancak ayni zamanda ask asigi insanlik sürüsünden milyonlarca mil uzaga koparir.living as she is in a world entirely different from theirs.
Aslında, bu ikiyi biraz daha uzağa yazayım, birazdan yere ihtiyacım olacak.Actually, let me put the plus 2 further out-- plus 2, all the way up out there.
Evet ama bu ormanda üç saat seni fazla uzağa götürmez.Yeah, but three hours doesn't take you far in this jungle.
Bilgisayarlar uzağa!Computers away!
Hem de binlerce km. uzağa, güneydoğuya yürüyerek giderken.Unless you head southeast, thousands of miles
Aslıdan çok uzağa gitmek istemiyorum, çünkü şu aşağıdaki çözümü görmek istiyorum.Oh, I don't actually want to get too far, cause I want to be able to see the resolution down here.
Çocukla konuşmana bakılırsa biraz uzağa gidiyorsunuz.It seems you're going a bit too far in the way you're talking to the child.
Evren sadece genişlemiyor, eğer galaksilere bakarsanız, daha uzağa gidiyorlar.The universe is not only expanding. If you look at the galaxy, it's moving away.
Portakal yetiştiriyor ama uzağa gönderiyoruz çünkü kabukları soyamayacağımız kadar kalın,So if we didn't feed them corn they wouldn't necessarily need the hormones to make less fat?
Uzağa gitmeyeceğim !I will not go far!
Köyden çok uzağa saptım.I wandered too far from the village.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.She looks out and past us here, and there's no doubt she's a queen.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.You forever prevail against him, and he departs. You change his face, and send him away.
Her kim Allah'a şirk koşarsa, haktan çok uzağa sapmış olur. [4,48]And he who associates compeers with God has indeed wandered far astray.
Ve kitap hakkında ihtilâfa dalanlar, haktan pek uzağa düşmüşlerdir.And verily, those who disputed as regards the Book are far away in opposition.
Uzağa bağlanacak% 1:% 2...Offering remote connection on port %1...
Normalde, sterik etkiler büyük ortanıkları birbirinden uzağa yerleştirmek için baskındır.Ordinarily, steric effects predominate to place large substituents far from each other.
Daha yakın olan beden daha uzağa olanı tamamen gizlemezse, olaya transit denir.If the closer body does not entirely conceal the farther one, the event is called a transit.
Göz merceği hedefe daha yakın ve daha uzağa hareket ettirilerek görüntü odaklanabilir.The image can be focused by moving the eyepiece nearer and further from the objective.
Olgun kapsüller patlayarak tohumları birkaç metre uzağa fırlatırlar.The mature capsules burst, sending seeds up to several meters away.
Kuşlar binlerce kilometre uzağa uçup, her yıl aynı yere dönebilirler.Vögel können Tausende von Kilometern fortfliegen und kommen jedes Jahr an denselben Ort zurück.
Çok uzağa gitti.Sie ist zu weit gegangen.
Eğer roket atlamasında daha uzağa gidilmek isteniliyorsa ctrl tuşuna basılı tutulmalıdır.Ist die Entfernung zu groß, muss das Kfz verladen werden.
Yani ses daha uzağa yayılabilir.So kann der Klang stärker variiert werden.
Grup ardından Son Durak'tan mümkün olduğu kadar uzağa gitmeye karar verir.Er beschließt, Paris so schnell wie möglich zu verlassen.
Bu sefer, çok uzağa gittiniz.Cette fois, vous êtes allés trop loin.
Çok uzağa gitti.Il est allé trop loin.
Çok uzağa gitmedin.Tu n'es pas allé très loin.
Amaç, mümkün olduğunca uzağa gidebilmek.Le but, c'est d'aller le plus loin possible.
Bunlar kendisinden uzağa akıntıyı zorlarlar.Ils y demeureront éternellement.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Blondin charge la moitié du butin sur son cheval et s'éloigne, pendant que Tuco crie à l'aide.
Fakat uzağa taşındı ve Hıristiyanlarca gizli bir yere gömüldü.Il meurt isolé, mais est enterré en terre chrétienne.
Fakat aşağıya ve uzağa dik dik bakmaktadır.Elle regarde en haut en dedans et en arrière.
Ayaklarınızı tahtanın düzgün dönebilmesi için yeterince tahtadan uzağa çekin.Ramener immédiatement les pieds pour revenir en position jambes fléchies.
Tom çok uzağa gitti.Tom ha ido demasiado lejos.
Çok uzağa gidiyorsun.Estás yendo demasiado lejos.
Ne kadar uzağa gidiyoruz?¿Qué tan lejos vamos a ir?
Çok uzağa gitti.Ella fue demasiado lejos.
Tom'u uzağa gönder.Manda lejos a Tom.
Ayrıca oldukça da hızlıdır, havada attığı bir takla ile 108,000 li (54,000 km) uzağa gidebilir.Puede moverse a gran velocidad, atravesando 108 000 li (54 000 kilómetros) de un solo salto.
Atılgan kendisinden önceki bütün insan yapımı taşıtlardan daha hızlıdır ve daha uzağa gidebilmektedir.Siempre anticipar Puedo dibujar los libros más rápido que yo.
Fazla uzağa gidemedik, utanç vericiydi çünkü onlar gerçekten iyiydi.Ella no quería hacerlo, porque estaba muy avergonzada.
Oyuna ilk olarak, üçgenden en uzağa kafliğini atan oyuncu başlar.Gana el jugador que lanza el weet-weet más lejos.
Fazla uzağa gidemedik, utanç vericiydi çünkü onlar gerçekten iyiydi.Non siamo andati oltre, ed è stato un vero peccato perché erano davvero buone».
Aynı şekilde amaç maddeyi olabildiği kadar uzağa atmadır.Nessun altro strumento è in grado di amplificare così tanto l'effetto quanto lei.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Блондин забирает половину золота, а вторую половину оставляет около стоящего на кресте связанного Туко.
Ayrıca, ressam tarafından bilinçli bir şekilde birbirlerinden uzağa yerleştirilmişlerdi.Вероятно, они были отправлены печатнику отдельно.
Vahşi doğada kaplanlar 5 m. kadar yükseğe ve 9–10 m. kadar uzağa zıplayabilirler.Во время охоты тигр способен прыгать на высоту до 5 м и на 9—10 м в длину.
Çoğu avlanmak için yuvalarından 3 km.'den uzağa gitmez.Не более 5 км от него располагаются множество больших болот.
Idioglossia nadir bir olay olarak bulunmuştur ve bilim adamlarının dikkati bu düşünceden uzağa kaymıştır.وقد تبين أن الزمزمة نادرة الحدوث، وتحول انتباه العلماء بعيدا عن هذه الفكرة.
Birkaç aşamanın sonunda plazma yavaş yavaş Jüpiter’den uzağa doğru akmaya başlar.Como resultado de vários processos, o plasma gradualmente escapa de Júpiter.
Doktor, Tzim-Sha'ya geri çağırma aygıtını atar ve onu uzağa ışınlar.A Doutora empurra o dispositivo de recordação em Tzim-Sha e ele se transporta para longe.
Bir bölgede birkaç gün yaşayabilirler ve birdenbire kilometrelerce uzağa gidebilirler.Elas podem começar em uma pequena área e, em seguida, espalhar-se por centenas de metros.
Cüssenin artması sonucunda hareketli olan hortum da daha uzağa erişebilmek için uzamıştır.Ao se aproximar da torre, um mecanismo fez com que o cavalo mais alto abaixasse.
Bunlar kendisinden uzağa akıntıyı zorlarlar.Daarin zullen zij voor eeuwig vertoeven.
Oyun oynanan saha büyükse havadaki çeliğe bir daha vurarak mümkün olduğunca uzağa gönderir.Bij het zetten gaat het erom de kloot zover mogelijk door de lucht te gooien.
Çoğu avlanmak için yuvalarından 3 km.'den uzağa gitmez.Ze jagen zelden meer dan 6 kilometer van hun verblijfplaats af.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uzağa ile cümle - Sayfa 3 - uzağa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App