Ana içeriğe geç
Sözlük

uz ile cümle

uz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Babam bacaklarını kanepeye uzattı.Dad extended his legs on the sofa.
Baban şimdi uzakta.Father is away now.
Tavsiye ettiğim üzere babam tuzlu gıdaları azalttı.My father cut down on salty food as I had advised.
Babam hepimizin en uzunudur.My father is the tallest of us all.
Babam uzman bir cerrahtır.My father is an expert surgeon.
Babam asla uzun süreli dinlenmez.My father never takes a long rest.
Babam uzun boylu.My father is tall.
Babam uzun boylu ve yakışıklı olmaktan gurur duyuyor.My father is proud of being tall and handsome.
Babam evden uzakta.Father is away from home.
Babasının emekliliği üzerine işi devraldı.On his father's retirement he took over the business.
Üzüm üzüme baka baka kızarır.One rotten apple spoils the barrel.
Yaralı adam, polis oraya varmadan önce caddede uzandı.The injured man lay in the street before the police arrived.
Yaralı, olay yerinden uzaklaştırıldı.The injured were removed from the scene.
Takeshi geldi ama uzun kalmadı.Takeshi did come, but didn't stay long.
Takeshi gelmesine geldi ama uzun kalmadı.Takeshi did come, but didn't stay long.
Zarfın üzerine bir pul koymak zorundayım.I have to put a stamp on the envelope.
Zarfın üzerine bir pul yapıştırın.Stick a stamp on the envelope.
Rüzgar, tohumları uzak mesafelere taşır.The wind carries seeds for great distances.
Soğuk algınlığımı atlatmam uzun bir süremi aldı.It took me a long time to get over my cold.
Fukudas üzerinde bırakalım.Let's drop in on the Fukudas.
Bir ordu midesi üzerinde yürür.An army travels on its stomach.
Sadece o kadar uzaklaşabilirsin.You can only go so far.
Fiyatlar tekrar yükselmek üzere.Prices are about to go up again.
Şeylerin üzerinde çok dikkatlice düşünmeyi seven tipim.I'm the type who likes to think things over very carefully.
Makine parçaları ithalatında uzmanız.We specialize in the import of machinery parts.
Onun duvardaki gölgesi üzgün görünüyordu.His shadow on the wall looked sad.
Yanıtlamadaki gecikme için üzgünüm.I'm sorry for the delay in responding.
Yürümek için çok uzak mı?Is it too far to walk?
Işıl ışıl gülümseyen anne, bebeğine elini uzattı.The mother extended her hand to her baby, smiling brightly.
Anne yatakta bebeğinin yanında uzanıyordur.The mother lay beside her baby on the bed.
Okuldan sonra plan üzerinde konuşalım.Let's talk over the plan after school.
Hokkaido çok uzak, değil mi?Hokkaido is very far, isn't it?
Saçım çok uzadı.My hair has grown too long.
Bu CD'yi uzun bir zamandır istedim.I've wanted this CD player for a long time.
Ben Tom kadar uzunum.I'm as tall as Tom.
Geçen yıl uzun bir yolculuk yaptım.I made a long journey last year.
Omuzumun üzerinden göz gezdirdim.I looked over my shoulder.
Çocukken çimin üstünde sırtüstü uzanır beyaz bulutlara bakardım.As a boy, I used to lie on my back on the grass and look at white clouds.
Eğer kitapların listesi çok uzunsa lütfen bütün yabancı kitapları dışarıda bırak.If the list of books is too long, please leave out all foreign books.
Çok üzgünüm.I'm terribly sorry.
Oh, son derece üzgünüm.Oh, I'm terribly sorry.
Gerçekten üzgünüm, ama atkını yanlış yere koymuş gibi görünüyorum.I'm really sorry, but I seem to have misplaced your scarf.
Ben çok üzgünüm ama şemsiyeni kaybettim gibi geliyor.I'm very sorry, but I seem to have lost your umbrella.
Kız kardeşimin uzun bacakları var.My sister has long legs.
Seni çok sık rahatsız ettiğim için üzgünüm.I'm sorry to trouble you so often.
Yarın bütün gün raporum üzerinde çalışıyor olacağım.I will be working on my report all day tomorrow.
Model uzay gemileri yapmak ilginçtir.Making model spaceships is interesting.
Biz ağaçların üzerindeki kuleyi görebiliyoruz.We can see the tower above the trees.
Bir ağaç ne kadar uzun olursa tırmanmak o kadar zor olur.The taller a tree is, the harder it is to climb.
Kendimi koltukta uzanmış bularak uyandım.I awoke to find myself lying on the sofa.
Gözlerin kapalı olarak bir süre bankta uzan.Lie on the bench for a while with your eyes closed.
Gece yaklaştığı için, eve gitmek üzere yola çıktık.Night coming on, we left for home.
Muhalefet partisi hâlâ ısrarla skandal üzerinde duruyor.The opposition party is still harping on the scandal.
İlaç alırken şişe üzerindeki yönergeleri dikkatle izleyin.When taking drugs, follow the directions on the bottle carefully.
İlaç içerken şişe üzerindeki talimatlara dikkatlice uyun.When taking drugs, follow the directions on the bottle carefully.
İlaç kutusunu çocuğunuzdan uzak tutmalısınız.You should keep the medicine box away from your child.
Yağı ateşten uzak tutun.Keep oil away from the fire.
Çok taraflı ticaret müzakereleri ithalat kotaları üzerinde şapa oturdu.Multilateral trade negotiations ran aground over import quotas.
O, birincilik ödülünü kazanmaktan uzak.It's far from winning the first prize.
Arkadaşım Güneş şimdi ve her zaman üzerimde parlar.My friend Sun shine on me now and ever.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod