Ana içeriğe geç
Sözlük

uz ile cümle

uz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Başarmadan önce uzun süre denedim.I tried for a long time before I succeeded.
Uzun bir süre ondan haber almadım.I have not heard from him for a long time.
Uzun süre onu bekledim.I waited for her a long time.
Uzun yürüyüşümüzden sonra halsiz düşmüştük.We were tired out after our long walk.
Uzun süre gözüne uyku girmedi, geleceğini düşündü.She lay awake for a long time, thinking of her future.
Uzun süren tartışma nihayet sonlandı.The long discussion came to an end at last.
Ancak uzun bir tartışmadan sonra bir sonuca vardılar.Only after a long dispute did they come to a conclusion.
Uzun tatilin tadını çıkaralım.Let's enjoy the long vacation.
Uzun yürüyüşten dolayı yoruldum.I'm tired from the long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra aç hissederim.I feel hungry after a long walk.
Böyle uzun bir süre seni beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting for such a long time.
Uzun bir hafta sonundan yararlanalım.Let's take advantage of the long weekend.
Uzun savaş 1920 yılında sona erdi.The long fight ended in 1920.
Uzun yolculuk bizim için çok zahmetli geçti.The long voyage was a trial for us.
Uzun, uzun bir zaman aldı.It took a long, long time.
Saçı uzun olan kız Judy.That girl whose hair is long is Judy.
Ben uzun saçlı bir kız gördüm.I saw a girl with long hair.
Uzun saçlı o kız Judy'dir.That girl who has long hair is Judy.
Ben uzun bir rüyadan uyandım.I awoke from a long dream.
Bu makineyi alarak uzun vadede çok para biriktirebiliriz.In the long run, we can save a lot of money by buying this machine.
Uzun bir tartışmadan sonra, sonunda onu kampa gitmesi için ikna ettim.After a long argument, I finally persuaded her to go camping.
Sonunda uzun bir savaş bitti.The long war came to an end at last.
Uzun kalacak mısın?Are you going to stay long?
O çok daha uzun olacak mı?Will it be much longer?
Uzun kara kış sonunda bitti ve yerini yumuşak ılıman bahara bıraktı.The long cruel winter at last came to an end, giving place to a gentle warm spring.
Ben seni uzun bir süre beklettiğim için üzgünüm.I'm sorry to have kept you waiting for a long time.
Uzun yürüyüş beni yordu.The long walk tired me out.
Uzun yürüyüşten sonra bacaklarım ağrıdı.My legs ached after the long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra acıktım.I felt hungry after the long walk.
Uzun bir yürüyüşten sonra yorgun olmalı.She must be tired after a long walk.
İyileşmek uzun zaman alacak mı?Will it take long to recover?
Uzun süren depresyondan dolayı birçok işçi işsiz.Because of the protracted depression, many workers are unemployed.
Uzun süre hasta olduktan sonra, Jane televizyon bağımlısı oldu.After being ill for a long time, Jane turned into a couch potato.
Ben uzun mesafeler yürümeye alışkın değilim.I am not accustomed to walking long distances.
Uzun yürüyüş ona iyi bir iştah verdi.The long walk gave him a good appetite.
O, uzun mesafe telefon faturasına şaşırmıştı.He was surprised at the long-distance phone bill.
Bu uzun bir zaman aldı, ama sonunda onu ikna etmeyi başardım.It took a long time, but in the end I was able to convince him.
Uzun ve mutlu bir hayata!Here's to a long and happy life!
Uzun adam Tom'a baktı ve gülümsedi.The tall man looked at Tom and smiled.
Uzun saç şimdi moda değil.Long hair is out of fashion now.
Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.The long trip aggravated her injury.
Kuşlar binlerce kilometre uzağa uçup, her yıl aynı yere dönebilirler.Birds can fly thousands of miles away and return to the same place every year.
Geçen bir araba üzerimize su sıçrattı.A passing car splashed water on us.
Balık tutmaya gelince, o bir uzmandır.When it comes to fishing, he's an expert.
Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor.In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.
Erkek kardeşim benim iki yıl önce olduğum kadar uzun değil.My brother is not as tall as I was two years ago.
Kötü hava hakkında üzgünüz.We are sorry about the bad weather.
Meteoroloji uzmanı bu gece için kar öngörüyor.The weatherman predicts snow for tonight.
Hava tahmini göre, daha fazla yağmur gelmek üzere.According to the weather forecast, there'll be more rain on the way.
Meteoroloji uzmanlarına güvenmiyor musunuz?Don't you trust the weathermen?
Üzerine düştüğümde bileğimi kırdım.I broke my wrist when I fell on it.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.Dr. Tanaka carried out tests for two years on three hundred rats.
Elektrikli teçhizatlardan uzak durun.Keep away from the electrical equipment.
Telefon çaldığında, hepimiz evden ayrılmak üzereydik.We were all set to leave when the phone rang.
Telefon çaldığında gitmek üzereydim.I was about to leave when the phone rang.
Telefon çalmaya başladığında, Anne evden ayrılmak üzere idi.Anne was just about to leave the house when the phone began ringing.
Telefonun icadı, uzak mesafelerdeki insanlarla haberleşmeyi mümkün hale getirdi.The invention of the telephone made it possible to communicate with people far away.
Ben son dakikada randevuyu iptal ettiğim için üzgünüm.I am sorry to cancel the appointment at the last minute.
Öğretmen gerçekten üzgündü ve Johnny'yi sınıftan attı.The teacher was really upset and threw Johnny out of class.
Tokyo borsasında, yaklaşık 450 şirketin hisse senetleri sayaç üzerinde işlem gördü.In the Tokyo stock market, stocks of about 450 companies are traded over the counter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod