Sadece, bize nereye gitmemizi söyleyen küçük ekrana uyuyoruz.نحن مجرد نطيع صوت المتحدث في لوحة المعلومات لدينا.
Sadece, bize nereye gitmemizi söyleyen küçük ekrana uyuyoruz.そのような働きをするはずの脳の部分は
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.단지 언니가 서 있었어. 그의 마지막 엿볼는 어머니를 통해 만졌을 때
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.רק אחותי הייתה בעמידה. הצצה האחרון שלו חלף על פני אמו
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.لم يكن سوى شقيقة واقفا. نحى محة الأخير على الأم
Sadece kardeş duruyordu. Onun son bakış anne üzerinde fırçalanmış artık tamamen uyuyordu.誰が今完全に眠っていた。
Sadece uyuyor. Ayıların kış uykusuna yatması gibi.Jak niedźwiedź zimą
Sadece uyuyor.Csak alszik.
Sadece uyuyor.Dia tertidur
Sadece uyuyor.Elle dort.
Sadece uyuyor.Không cô ấy chỉ đang ngủ thôi
Sadece uyuyor.Sólo esta durmiendo.
Sadece uyuyor.Sólo esta durmiendo.
Sadece uyuyor.Sta semplicemente dormendo.
Sadece uyuyor.إنها نائمة فقط
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.A lampa Boża jeszcze nie była zagaszona, Samuel też spał w kościele Pańskim, gdzie była skrzynia Boża,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.a lampa Božia nebola ešte vyhasla, a keď ležal Samuel v chráme Hospodinovom, kde bola truhla Božia,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.đèn của Ðức Chúa Trời chưa tắt, Sa-mu-ên nằm ngủ trong đền thờ của Ðức Giê-hô-va, là nơi có cái hòm thánh.
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.eikä Jumalan lamppu ollut vielä sammunut ja Samuel makasi Herran temppelissä, jossa Jumalan arkki oli,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.하나님의 등불은 아직 꺼지지 아니하였으며 사무엘은 하나님의 궤 있는 여호와의 전 안에 누웠더니
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.og Guds Lampe endnu ikke var gået ud, og Samuel lå og sov i HERRENs Helligdom, hvor Guds Ark stod -
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.og Guds lampe var ennu ikke sluknet, og Samuel lå i Herrens helligdom, hvor Guds ark var -
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.Samuel také spal, a světlo Boží ještě zhašeno nebylo v chrámě Hospodinově, v němž byla truhla Boží,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.ο δε Σαμουηλ εκοιτετο εν τω ναω του Κυριου, οπου ητο η κιβωτος του Θεου, πριν ο λυχνος του Θεου σβεσθη,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.и Божият светилник не беше още изгаснал в Господния храм, гдето беше Божият ковчег, и Самуил си беше легнал,
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.и светильник Божий еще не погас, и Самуил лежал в храме Господнем, где ковчег Божий;
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.ונר אלהים טרם יכבה ושמואל שכב בהיכל יהוה אשר שם ארון אלהים׃
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.وقبل ان ينطفئ سراج الله وصموئيل مضطجع في هيكل الرب الذي فيه تابوت الله
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.神 的 燈 在 神 耶 和 華 殿 內 約 櫃 那 裡 、 還 沒 有 熄 滅 、 撒 母 耳 已 經 睡 了
Samuel ise RABbin Tapınağında, Tanrının Sandığının bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrının kandili daha sönmemişti.神 的 燈在 神 耶和華 殿 內約 櫃那裡 、 還沒 有 熄滅 、 撒母耳 已 經 睡了
Şapkaları da uyuyor.De kan matcha hatten.
Şapkaları da uyuyor.Guiam-se pelos chapéus.
Şapkaları da uyuyor.모자와 옷의 색을 비교해서 누구 머리인지 더 정확히 찾아냈던 겁니다.
Şapkaları da uyuyor. Pekala şimdi yerimizi alalım.次に行きましょう
Şapkaları da uyuyor.Sie können den Hut zuordnen.
Şapkaları da uyuyor.Μπορούν να ταιριάξουν το καπέλο.
Şapkaları da uyuyor.הן נשענות על רמזים מעולם האופנה. הן יכולות להתאים את הכובע.
Şapkaları da uyuyor.يعتمدن على تلميحات الأزياء . يستطعن مطابقة القبعة
"Sevgili anneciğim,çok güzel uyuyorum hava çok güzel, çok mutluyuz""Querida mamá, estoy durmiendo bien, el clima es bueno, estamos contentos "
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Acum, respectăm legile naționale și locale.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Bien, seguimos las leyes estatales y locales.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Giờ đây, chúng tôi tuân thủ luật pháp của bang và luật địa phương.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.이제 우리는 각 지역의 규제를 따르며,
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Nós seguimos as regulamentações nacionais e locais.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Nous suivons les lois et les règlements locaux,
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Nu følger vi statslige og lokale bestemmelser.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Ora, noi ci atteniamo ai regolamenti nazionali e locali.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Sekarang, kami mengikuti peraturan daerah dan lokal.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.We houden ons aan landelijke en lokale regels.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Wir folgen jetzt staatlichen und lokalen Vorschriften.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Τηρούμε τους κρατικούς και τοπικούς κανονισμούς.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Ми також дотримуємося державних та місцевих норм.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Мы следуем государственным и местным нормам.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.Сега, ние следваме щатските и местните разпоредби.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.עכשיו, אנחנו נוהגים על פי התקנות, הן המקומיות והן של המדינה.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.الآن، ونحن نتقيد بالقوانين المحلية.
Şimdi biz devlet ve yerel yasalara uyuyoruz.廃棄物は適切に処理しますし
Şimdi kredi alma koşullarına uyuyoruz.Naše dobrá úvěrová pověst nyní splňuje požadavky.
Şimdi kredi alma koşullarına uyuyoruz.Nasz kredyt spełnia wymagania.
Şimdi kredi alma koşullarına uyuyoruz.Nuestra clasificación de crédito ahora pasa el filtro