Yeşil size uyuyor.Зелене тобі пасує.
Uyuyor musun, Tom?Томе, ти спиш?
O uyuyor.Вона спить.
Bebek uyuyor.Немовля спить.
Erkek kardeşim hâlâ uyuyor.Мій брат все ще спить.
Tom uyuyordu.Том спав.
Tom şimdi uyuyor.Том наразі спить.
Tom uyuyor.Том спить.
Ben uyuyorum.Я сплю.
Kadın yatak odasında uyuyor.Жінка спить у спальні.
Tom, uyuyor musun?Томе, ти спиш?
John okula gittiğinde Tom ve Mary hâlâ uyuyordu.Том та Мері все ще спали, коли Джон пішов до школи.
Neden uyuyorsun?Чого ти спиш?
Neden uyuyorsun?Чому ти спиш?
Tom uyuyor olabilir.Том, може, спить.
Sami ve Leyla çatıda uyuyor.Самі та Лайла сплять на горищі.
Bu elbise bana çok iyi uyuyor.Această rochie mi se potrivește foarte bine.
Gece çalışıyordu ve gündüz uyuyordu.Muncea noaptea şi dormea ziua.
Tom alt ranzada uyuyor.Tom doarme în patul de jos.
O, tanıma uyuyordu.El corespundea descrierii.
Konuşman ortama uyuyor.Discursul tău se potrivește în circumstanța dată.
O gazetedeki tanıma uyuyor.El se potrivește descrierii din ziar.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ön altatta el, Ön ébressze is fel!”
Buralarda uyuyorum ama mutluyum uyuyorum'' dedi.Minä elän mukavaa elämää ja olen onnellinen."
Bir bebek gibi uyuyor.Hän nukkuu kuin pikkuvauva.
Bebek gibi uyuyor.Hän nukkuu kuin vauva.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ο άνθρωπος κοιμάται, κι εγώ είμαι ξύπνιος".
Babam uyuyor!Ο πατέρας καλεί!
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Εργαζόταν την ημέρα και έγραφε τη νύχτα.
Bebek uyuyor. Gürültü yapmayın.Το μωρό κοιμάται. Μην κάνετε θόρυβο.
Kedi sandalyenin üstünde uyuyor.Η γάτα κοιμάται πάνω στην καρέκλα.
Ayakta uyuyorum.Κοιμάμαι όρθιος.
Çocuklar uyuyor mu?Κοιμούνται τα παιδιά;
Sanki Tom uyuyor.Φαίνεται ότι ο Θωμάς κοιμάται.
Işıklar açık mı uyuyorsun?Κοιμάσαι με τα φώτα ανοιχτά;
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Han fortsatte med at skrive noveller og arbejde på romaner om aftenen og i weekenderne.
Doğruca oteldeki odama gidip uyuyorum ve sabahleyin bir şeyler yemeye konsantre oluyorum.I stuen sov og spiste man og foretog det indendørs arbejde.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........«Asleep Or Awake?»
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Han sov om dagen og arbeidet om natten, for å fullføre sin roman.
Babam uyuyor!Pappa kan alt!
Doğruca oteldeki odama gidip uyuyorum ve sabahleyin bir şeyler yemeye konsantre oluyorum.Foreldrene skal i et middagsselskap på hotellet, og datteren skal legge seg til å sove når de går.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Mungkin ia merenung, mungkin ada urusannya, mungkin ia bepergian; barangkali ia tidur, dan belum terjaga."
Bir sürücü, arabanın içinde uyuyordu.Seorang sopir tidur didalam mobil.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........」もしくは「寝とんのかい、おい!
Babam uyuyor!寝てるんだろう!
Eşim Roy ve ben uyuyorduk.ケリーとジョージは、ある夢を抱いていた。
O, uyuyor mu?彼は寝ているのですか。
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........혹(惑), 수면(隨眠)."
Jerry yatağında uyuyordu, rüyasında Tom onu yakalıyordu ve onun kafasına vuruyordu.헨리는 꿈을 꾸는데, 꿈에서 헨리의 머리는 터져서 날아가버리고 머리가 있던 자리에 아기의 머리가 솟아난다.
Bizim kriterlerimize uyuyor.단음 표기를 원칙으로 한다.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........אדם ישן – האם הוא חייב למות לפני שהוא מתעורר?"
Babam uyuyor!הוא ישן!".
Hansel uyuyor taklidi yapmaktadır.אמפר שינה עכשיו גישה.
O uyuyor mu?היא ישֵנה?
O uyuyor mu?הוא ישן?
O uyuyor mu?האם הוא ישֵן?
Tom'un uyuyor olabileceğini düşündüm.Сестра ти спи.
Kız kardeşin uyuyor.Сестра ти спи.
Bu sabah evi terk ettiğimde Tom hâlâ uyuyordu.Тази сутрин, когато излизах от вкъщи, Том все още спеше.
Çocuklardan bazılarının uyuyacak yerleri yoktu, bunlar halka açık hanlarda veya köprü altlarında uyuyorlardı.Prema izvještajima, zatvorenici nisu imali krevete nego su spavali izravno na podu ili na zemlji.