Babam uyuyor!Oče spi.
Bizim kriterlerimize uyuyor.Ravnaj v skladu s predpisi.
Hansel uyuyor taklidi yapmaktadır.Jeronimas vaizduojamas miegantis.
Bir bebek gibi uyuyor.Miega kaip kūdikis.
Sanki Tom uyuyor.Izskatās, ka Toms guļ.
Bizim kriterlerimize uyuyor.Me sõltume oma sõnadest.
Çocuklardan bazılarının uyuyacak yerleri yoktu, bunlar halka açık hanlarda veya köprü altlarında uyuyorlardı.Algselt ei olnud telgid lubatud ja meeleavaldajad magasid magamiskottides või tekkidesse mähituna.
-2+7=5 İşte oldu! Bu uyuyor!Se eu usar o -2... vou fazer noutra cor... se eu fizer -2 mais 7, é igual a 5.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.(118:67) Прежде страдания моего я заблуждался; а ныне слово Твое храню.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes de ser afligido, eu me extraviava; mas agora guardo a tua palavra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes que fuera humillado, yo erraba; pero ahora guardo tu palabra
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Avant d`avoir été humilié, je m`égarais; Maintenant j`observe ta parole.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Dokiaľ som nebol snížený, blúdil som; ale teraz ostríham tvoju reč.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ehe ich gedemütigt ward, irrte ich; nun aber halte ich dein Wort.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ennenkuin minut nöyryytettiin, minä eksyin, mutta nyt minä noudatan sinun sanaasi.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.For jeg blev ydmyget, for jeg vild, nu holder jeg dit Ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Før jeg blev ydmyket, fór jeg vill; men nu holder jeg ditt ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Förrän jag fick lida, for jag vilse, men nu håller jag mig vid ditt tal.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.고난 당하기 전에는 내가 그릇 행하였더니 이제는 주의 말씀을 지키나이다
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Minekelõtte megaláztattam, tévelyegtem vala; most pedig vigyázok a te szódra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pierwej niżem się był uniżył, błądziłem; ale teraz wyroku twego przestrzegam.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pînă ce am fost smerit, rătăceam; dar acum păzesc Cuvîntul Tău.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Preden sem bil ponižan, sem zahajal v zmote, sedaj pa izpolnjujem govor tvoj.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prima di essere umiliato andavo errando, ma ora osservo la tua parola
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prvé než jsem snížen byl, bloudil jsem, ale nyní výmluvnosti tvé ostříhám.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Sebelum dihukum, aku menyimpang, sekarang aku berpegang pada perintah-Mu
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn nạn, thì tôi lầm lạc; Nhưng bây giờ tôi gìn giữ lời Chúa.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn_nạn , thì tôi lầm_lạc ; Nhưng bây_giờ tôi gìn_giữ lời Chúa .
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Voordat ik in moeilijkheden kwam, dwaalde ik vaak van U af. Maar nu houd ik mij alleen nog aan wat U zegt.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Πριν ταλαιπωρηθω, εγω επλανωμην αλλα τωρα εφυλαξα τον λογον σου.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Преди да бях наскърбен аз заблуждавах; Но сега държа Твоето слово.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.טרם אענה אני שגג ועתה אמרתך שמרתי׃
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.قبل ان أذلل انا ضللت. اما الآن فحفظت قولك.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受 苦 以 先 、 走 迷 了 路 . 現 在 卻 遵 守 你 的 話
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受苦 以 先 、 走 迷了路 . 現在卻 遵守 你 的 話
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Człowiek spał, ale słyszał słowa chleb, świątynia, Bóg i się przebudził.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.De man sliep half maar hoorde de woorden brood, tempel, God en hij werd wakker.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Der Mann war also eingeschlafen, aber als er die Worte Brot, Tempel und Gott hörte, wachte er auf.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.El hombre estaba dormido, pero escuchó las palabras pan, templo, Dios, y despertó. Dijo:
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.부자는 말씀 중에 빵과 회당, 하느님만을 듣고 졸다 깼습니다.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.L'homme était endormi, mais il entendit les mots de pain, temple, Dieu, et il se réveilla.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.L'uomo stava dormendo, ma sentì le parole pane, tempio, Dio e si svegliò.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Mannen sov, men han hörde orden bröd, tempel, Gud, och han vaknade.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Người đàn ông ngủ, nhưng ông ta nghe những từ bánh mì, đền thờ, Thượng Đế, và ông ta tỉnh dậy.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.O homem estava a dormir, mas ouviu as palavras — pão - templo - Deus — acordou e disse:
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Omul dormea, dar a auzit cuvintele paine, templu, Dumnezeu si s-a trezit.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Pria itu tertidur, tapi ia mendengar kata-kata 'roti', 'rumah ibadah', 'Tuhan', dan ia pun terbangun.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Ο άντρας είχε αποκοιμηθεί, αλλά μόλις άκουσε τις λέξεις ψωμί, ναός, και Θεός ξύπνησε.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Мужчина спал, но проснулся, услышав слова хлеб, храм, Бог.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Човекът бил заспал, но чул думите хляб, храм, Бог и се събудил.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Чоловік спав, але почувши слова "хліб", "храм", "Бог", він прокинувся.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.האיש ישן, אבל הוא שמע את המילים לחם, בית מקדש, אלוהים, והוא התעורר.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.ولكن الرجل سمع الكلمات , الخبر , المعبد , الله ثم استيقظ
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.そして言いました「神はパンを望んでおられる。わかったぞ!神が望んでおられるものが!」
Akşam 8 dolaylarında yatıyor gece yarısına kadar sonra tekrar uyuyorlar gece 2 den güneşin doğuşuna kadar.그들은 8시쯤 잠에 들고 자정에 일어납니다. 그리고 다시, 2시부터 자서
Akşam 8 dolaylarında yatıyor gece yarısına kadar sonra tekrar uyuyorlar gece 2 den güneşin doğuşuna kadar.De går i seng ved 20 tiden, indtil midnat og igen, de sover fra cirka 2 tiden til solopgang.
Akşam 8 dolaylarında yatıyor gece yarısına kadar sonra tekrar uyuyorlar gece 2 den güneşin doğuşuna kadar.Do postele idú okolo ôsmej večer a spia do polnoci, a potom znova spia od druhej rána do východu slnka.
Akşam 8 dolaylarında yatıyor gece yarısına kadar sonra tekrar uyuyorlar gece 2 den güneşin doğuşuna kadar.Este nyolckor lefekszenek, és éjfélig alszanak, majd kb. hajnali kettőtől napkeltéig ismét alszanak.
Akşam 8 dolaylarında yatıyor gece yarısına kadar sonra tekrar uyuyorlar gece 2 den güneşin doğuşuna kadar.Họ đi ngủ tầm 8 giờ tối cho đến nửa đêm và rồi họ lại tiếp tục ngủ từ 2 giờ sáng đến khi bình minh.
Akşam 8 dolaylarında yatıyor gece yarısına kadar sonra tekrar uyuyorlar gece 2 den güneşin doğuşuna kadar.Idą spać koło 20 i śpią do północy, potem śpią znowu od 2 do wschodu słońca.