Ana içeriğe geç
Sözlük

uyur ile cümle

uyur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.I Fred går jeg til Hvile og slumrer straks, thi, HERRE, du lader mig bo alene i Tryghed.
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.I sposobisz większą radość w sercu mojem, niż oni miewają, gdy się im zboża ich i wina ich obficie zrodzą.
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.내가 평안히 눕고 자기도 하리니 나를 안전히 거하게 하시는 이는 오직 여호와시니이다
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.Maka aku berbaring dan tidur dengan tentram, sebab hanya Engkau, TUHAN, membuat hidupku aman
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.V miru ležem in zdajci zaspim, zakaj ti, GOSPOD, mi v samoti daješ, da prebivam brez skrbi.
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.Εν ειρηνη θελω και πλαγιασει και κοιμηθη διοτι συ μονος, Κυριε, με κατοικιζεις εν ασφαλεια.
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.Спокойно ще легна и ще спя, Защото Ти, Господи, в самотия ме правиш да живея в безопасност.
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.בשלום יחדו אשכבה ואישן כי אתה יהוה לבדד לבטח תושיבני׃
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.‎بسلامة اضطجع بل ايضا انام. لانك انت يا رب منفردا في طمأنينة تسكّنني
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.我 必 安 然 躺 下 睡 覺 、 因 為 獨 有 你 耶 和 華 使 我 安 然 居 住
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.我 必 安然 躺下 睡覺 、 因 為獨 有 你 耶和華 使 我 安然 居住
"Evet. İnekler ayakta uyurlar."Dia berkata, "Ya, Sapi tidur sambil berdiri..
"Evet. İnekler ayakta uyurlar.""어. 소들이 서서 자잖아.
"Evet. İnekler ayakta uyurlar."והוא אמר, "כן. פרות ישנות בעמידה.
"Evet. İnekler ayakta uyurlar."قال نعم .. الا تعلم . ان الابقار تنام وهي واقفة على ارجلها
"Evet. İnekler ayakta uyurlar."だから 後ろの風下から近づいて ぐいと押したら
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.A dormir juntos cuando uno se casa.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Ah, formidable !
Evlenince, eşinle birlikte uyursun. Boeun...Sranje...
Evlenince, eşinle birlikte uyursun. Boeun...Trời đất!
Evlenince, eşinle birlikte uyursun. Boeun...Хората спят заедно, когато се оженят.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Du sover tillsammans när du gifter dig.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Em phải ngủ chung sau khi kết hôn chứ.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Je slaapt samen als je gaat trouwen.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Les gens mariés dorment ensemble.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Lidé spolu spí, když jsou manželé.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Se duerme juntos después de casarse.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.Муж и жена спят вместе.
Evlenince, eşinle birlikte uyursun.تنامين سوية عندما تتزوّجين
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.A spal by, a vstával by ve dne i v noci, a semeno by vzešlo a vzrostlo, jakž on neví.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.A spałby i wstawałby we dnie i w nocy, a nasienie by weszło i urosło, gdy on nie wie.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.a spával by a vstával vodne i vnoci, a semä by vzchádzalo a rástlo, že sám nevie ako;
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.dorma o vegli, di notte o di giorno, il seme germoglia e cresce; come, egli stesso non lo sa
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.e dormisse e se levantasse de noite e de dia, e a semente brotasse e crescesse, sem ele saber como.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.Él duerme de noche y se levanta de día, y la semilla brota y crece sin que él sepa cómo
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.És alszik és fölkel éjjel és nappal; a mag pedig kihajt és felnõ, õ maga sem tudja miképen.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.fie că doarme noaptea, fie că stă treaz ziua: sămînţa încolţeşte şi creşte fără să ştie el cum.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.in spi in vstaja po noči in po dnevi, in seme poganja in raste, da on ne ve kako.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.ja hän nukkuu, ja hän nousee, öin ja päivin; ja siemen orastaa ja kasvaa, hän ei itse tiedä, miten.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.저가 밤낮 자고 깨고 하는 중에 씨가 나서 자라되 그 어떻게 된 것을 알지 못하느니라
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.Na verloop van tijd kwam het zaad op.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.người ngủ hay dậy , đêm và ngày , giống cứ nẩy chồi mọc lên , mà người không biết thể_nào .
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.người ngủ hay dậy, đêm và ngày, giống cứ nẩy chồi mọc lên, mà người không biết thể nào.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.og sover og står op Nat og Dag, og Sæden spirer og bliver høj, han ved ej selv hvorledes.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.og sover og står op, natt og dag, og sæden spirer frem og blir høi, uten at han selv vet av det.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.qu`il dorme ou qu`il veille, nuit et jour, la semence germe et croît sans qu`il sache comment.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.und schläft und steht auf Nacht und Tag; und der Same geht auf und wächst, daß er's nicht weiß.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.και κοιμαται και σηκονηται νυκτα και ημεραν, και ο σπορος βλαστανη και αυξανη καθως αυτος δεν εξευρει.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.и спи, и става нощ и ден; а как никне и расте, той не знае.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.и спит, и встает ночью и днем; икак семя всходит и растет, не знает он,
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.та й спить, і встає в ночі і в день, а зерно сходить і росте, як він не знає.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.וישן וקם לילה ויום והזרע יצמח וגדל והוא לא ידע׃
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.وينام ويقوم ليلا ونهارا والبذار يطلع وينمو وهو لا يعلم كيف.
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.黑 夜 睡 覺 、 白 日 起 來 、 這 種 就 發 芽 漸 長 、 那 人 卻 不 曉 得 如 何 這 樣
Gece olur, uyur; gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.黑夜 睡 覺 、 白日 起來 、 這種 就 發芽 漸長 、 那人 卻 不 曉得 如何 這樣
Grup çadırlarda uyurken, sabahın beşinde polis parkı bastı.A polícia invadiu o parque às 5h da manhã enquanto essas pessoas dormiam nas barracas.
Grup çadırlarda uyurken, sabahın beşinde polis parkı bastı.La police a investi le parc à cinq heures du matin alors qu'ils dormaient dans des abris de fortune.
Grup çadırlarda uyurken, sabahın beşinde polis parkı bastı.La policía invadió el parque a las cinco de la mañana, cuando el grupo dormía en tiendas.
Grup çadırlarda uyurken, sabahın beşinde polis parkı bastı.La polizia ha fatto irruzione nel parco alle cinque di mattina, mentre la gente dormiva nelle tende.
Güney yine uyurdu da... ...bu, hacýyatmaz gibi.Γιατί επενδύει τόσο πολύ σε αυτόν; Είναι τόσο έξυπνος, ευφυής;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod