Ana içeriğe geç
Sözlük

uyuma ile cümle

uyuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, ben je nog niet gaan slapen?
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo,du schläfst noch nicht?
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, em vẫn chưa đi ngủ sao?
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, ešte si nespal.
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, har du inte sovit än?
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, jeszcze nie śpisz?
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, kau belum tidur juga.
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, nu ai dormit inca.
Eun Jo, hala uyumamışsın.Eun Jo, tu ne dors pas encore ?
Eun Jo, hala uyumamışsın.Ουν Τζο, δεν κοιμήθηκες ακόμη.
Eun Jo, hala uyumamışsın.Ын Чжо, ты еще не лег.
Eun Jo, hala uyumamışsın.إيون جو، لم تنم بعد.
Eun Jo, hala uyumamışsın.今回は いろいろ世話かけちゃったな
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Aangezien Eun Jo ziek is, moet hij bij mij slapen.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Deoarece Eun Jo este bolnav, el o sa doarma cu mine.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Eun Jo geht es nicht gut, er schläft bei mir.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda. Evet. Evet.Odkąd Eun Jo źle się czuje, musi spac ze mną
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.I och med Eun Jo är sjuk, så sover han med mig.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Keďže je Eun Jo chorý, bude spať so mnou.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.은조 아프니까 나하고 자야죠.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Protože je Eun Joovi špatně, musí spát se mnou.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Puisque Eun Jo est malade, il doit dormir avec moi.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Vì Eun Jo bị ốm nên ngủ với em.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Visto che Eun Jo sta male, lui deve dormire con me.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Αφού ο Ουν Τζο δεν είναι καλά, θα κοιμηθεί μαζί μου.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Так как Ын Чжо болеет, он будет спать со мной.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.Той е болен и затова ще спи с мен.
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.בגלל שאון ג'ו חולה, הוא ישן איתי
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda..بما ان أينو جو مريض لذا يجب أن ينام معي
Eun Jo'n hasta, o benimle uyumak zorunda.はい
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Ale očividne to bol veľmi milý pes a vždy nechal spať mačku v psej posteli.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Dar se pare că a fost un câine foarte drăguţ şi lăsa mereu pisica să doarmă în patul său.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Dia anjing yang sangat baik selalu membiarkan kucing tidur di tempatnya.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Er war ganz klar ein sehr lieber Hund, denn er ließ die Katz immer in seinem Hundekörbchen schlafen.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Hij was blijkbaar een zeer lieve hond en hij liet de kat altijd in het hondenbedje slapen.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.카멜로는 아주 착한 개였어요. 고양이가 항상 자기 침대에서 자도 가만 뒀거든요.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Mais apparemment c'était un chien très gentil qui laissait toujours le chat dormir dans son lit à lui.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Mas aparentemente ele era um excelente cão e sempre deixou o gato dormir na sua cama.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Pero aparentemente era un perro muy simpático y siempre permitía que el gato durmiera en la cama del perro.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Però era veramente un cane molto simpatico e lasciava sempre dormire il gatto nel letto del cane.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Podobno był przemiłym psem i pozwalał kotom spać w swoim kojcu.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Tuy vậy nó vẫn là một con chó đáng yêu và luôn để con mèo ngủ trên giường của nó.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Προφανώς ήταν ένας πολύ καλός σκύλος και άφηνε πάντα τη γάτα να κοιμηθεί στο κρεβάτι του.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Но беше много добро куче и винаги позволяваше на котката да спи в кучешкото легло.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.Но всё же он был чудесной собакой, всегда позволял коту спать в собачьей корзинке.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.הוא היה כלב חביב ביותר ותמיד הרשה לחתול לישון במיטה שלו.
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.وكلنه على ما يبدو كان كلباً لطيفاً جداً فقد كان يدع دوما القطة في المنزل تنام في فراشه
Fakat çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi.自分のベッドをいつも 猫に貸してあげてたのよ
Fakat dürüst olun. Çocuklar uyumaya gidince kim geçer Playstation'ın önüne?Ale úprimne, keď deti spia, kto sedí za PlayStationom?
Fakat dürüst olun. Çocuklar uyumaya gidince kim geçer Playstation'ın önüne?Dar să fim sinceri, când copiii dorm, cine se joacă pe PlayStation?
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.밤 공기가 80화씨(26.5도정도)가량 아래로는 정말 드물게 내려갔고 잠을 자기가 힘들거나 혹은 잘 수가 없는 상황이 되었습니다.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.À noite, a temperatura da carrinha raramente ia abaixo dos 27ºC, tornando o sono difícil ou impossível.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Nachts wurde es im Bus kaum kälter als 26°C, was es schwierig oder unmöglich machte zu schlafen.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Nočné teploty klesli pod 27 °C len zriedkavo. Zaspať bolo ťažké až nemožné.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Öinen lämpötila autossa oli harvoin alle 30 astetta, joten nukkuminen oli vaikeaa tai mahdotonta.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Por la noche, la temperatura en la camioneta rara vez bajaba de 27°C dificultando o imposibilitando dormir.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Suhu malam hari di van jarang sekali di bawah 27 derajat Celsius, sehingga sulit sekali tidur.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.W nocy temperatura w vanie rzadko spadała poniżej 25 stopni, czasami nie sposób było zasnąć.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Ночью температура в фургоне редко опускалась ниже 26 градусов, так что было тяжело, почти невозможно спать.
Geceleri sıcaklık 27 derecenin altına nadiren iniyordu, ki bu da uyumayı imkansızlaştırıyordu.Уночі температура в машині рідко була нижчою за 27 С, і через це заснути було важко .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod