Ana içeriğe geç
Sözlük

uyum sağlamak ile cümle

uyum sağlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.Man has a great capacity to adapt to environmental changes.
Koşullara uyum sağlamak zorundasın.You have to adapt to circumstances.
Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.Dan struggled to adapt to life outside jail.
Tom uyum sağlamak için çok zor zaman geçirdi.Tom had a very difficult time adapting.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Humans are well-adapted to the physical conditions at the surface of the Earth.
Teknik gelişmelere uyum sağlamak.Learning to adapt.
Değişen sayfa yapılarına uyum sağlamak için öğrenen sistemler kullanılmaktadır.Efforts are being made to find an alternate site.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Each ring is composed of seven individual proteins.
Ancak yine de, yapılar buradaki daha nemli ve soğuk havaya uyum sağlamak zorundaydı.Furthermore, the equipment had to operate in a vibrating and cold environment.
Bunun sonucunda çocuklar çevreye uyum sağlamakta zorlanır.It teaches children to respect their surroundings.
Uyum sağlamak lazım.So you have to adapt.
Uyum sağlamak istiyordum, işe yaramıyordu.And I started feeling, I want to fit in, this is not working out.
Biz de grubumuz ne yapıyorsa uyum sağlamak için onu yaparız.We do what that group does that we're trying to identify with.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.I wanted to blend in like a chameleon.
Ekosisteme uyum sağlamak istedim.I wanted to fit into the ecosystem.
Size uyum sağlamak için, bu video 31 Aralık 2012'de yok olacak.To level with you, this movie expires on December 31, 2012
Bu sembiyoz iki tür için de öyle önemlidir ki birbirlerine uyum sağlamak için evrilmişlerdir.This symbiosis is so important to both species that they've changed, or evolved, to suit each other.
Geçmişte hedef standartlaşma ve uyum sağlamaktı.The goal of the past was standardization and compliance.
Şiddetli fırtına ve sellere uyum sağlamak ile başlayarak üç grup örneği paylaşmak istiyorum.I'd like to share three sets of examples, starting with adapting to violent storms and floods.
Belki işbirliği yapmak ve uyum sağlamak konusundaki yetenekleri?Maybe their greater ability to cooperate and adapt? (Laughter)
Makedon Ademi: hükümet uyum sağlamak için çalışıyorMacedonia's Ademi: government working to harmonise
Aile, o zamanlar Kudüs'te bulunan ilkel yaşam standartlarına uyum sağlamakta güçlük çekti.The family had difficulty adjusting to the primitive living standards then available in Jerusalem.
Caíto, uyum sağlamakta güçlük çeken sorunlu bir gençtir.Caíto is a troubled young man who has difficulty adapting.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Structurellement, le virus est construit à partir de sept protéines structurelles différentes.
Bunun sonucunda çocuklar çevreye uyum sağlamakta zorlanır.Elle se bat pour que les enfants puissent être le mieux entourés.
Teknik gelişmelere uyum sağlamak.Se acepta la modernidad técnica.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Cada uno de estos anillos está compuesto por siete proteínas individuales.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.على مدى سنوات من التطور، تكيف البشر بشكل جيدا مع الظروف المادية على سطح الأرض.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Os seres humanos estão adaptados para a vida na superfície da Terra.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Iedere ring is opgebouwd uit zeven aparte eiwitten.
Sezon Buffy'nin dirildikten sonra tekrar hayata uyum sağlamakta zorlanmasını anlatır.Po przygodzie z Sevillą ponownie mu zaufano.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Každý z kruhů je tvořen ze sedmi zvláštních proteinů.
Bunun sonucunda çocuklar çevreye uyum sağlamakta zorlanır.V této fázi však pomáhají dítěti mít pocit, že světu kolem sebe rozumí.
Koşullara uyum sağlamak zorundasın.Trebuie să te adaptezi la circumstanțe.
Uygulama, çoklu dokunmaya uyum sağlamak için yeniden tasarlandı.Suunnitelmasta lähti etenemään kosken ennallistaminen.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Κάθε δακτύλιος απαρτίζεται από 7 πρωτεΐνες.
Her bir halka yedi farklı özelleşmiş proteine uyum sağlamak üzere bulunmaktadır.Mỗi vòng gồm bảy protein riêng lẻ.
1906 yılına gelindiğinde Mexico City'deki sinema popülerliğine uyum sağlamak için 16 sinema salonu açıldı.1906年(明治39年)までに、メキシコシティには、16軒の映画サロンが開かれ、同国での映画の大衆化に寄与した。
Teknik gelişmelere uyum sağlamak.技術的な進歩を確認できる。
Değişen sayfa yapılarına uyum sağlamak için öğrenen sistemler kullanılmaktadır.構造変化を見つけるために用いられるプログラムがいくつか存在する。
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.人類在生理學上能夠良好地適應在地球上生存。
Ancak yine de, yapılar buradaki daha nemli ve soğuk havaya uyum sağlamak zorundaydı.Ne glede na razlog, je bilo paladijevstvo še vedno treba prilagoditi bolj vlažnemu, hladnejšemu vremenu.
Bu tür psikolojik değişikliklere uyum sağlamak ise davranış değişikliğiyle kıyaslandığında daha zordur.Kartais šie pataisymai būna sudėtingesni nei pats formato keitimas.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Jie – labiausiai prisitaikę gyventi sausumoje augalai.
Ama zaman hızla ilerliyor. Size uyum sağlamak için, bu video 31 Aralık 2012'de yok olacak.Ez a film 2012 december 31-én lejár.
Ama zaman hızla ilerliyor. Size uyum sağlamak için, bu video 31 Aralık 2012'de yok olacak.Naar niveau met u, deze film verstrijkt op 31 December 2012
Ama zaman hızla ilerliyor. Size uyum sağlamak için, bu video 31 Aralık 2012'de yok olacak.Na rovinu, tomuto filmu vyprší lhůta 31. prosince 2012.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Ale musimy ustalić nowe priorytety, potrzebna nam odpowiednia infrastruktura.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Doch wir müssen unsere Prioritäten neu setzen. Wir brauchen die nötige Infrastruktur.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Însă trebuie să schimbăm prioritățile, să avem o infrastructură potrivită.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.여기에서 우선순위를 변경할 필요가 있습니다. 먼저 이 기술을 진행하기 위한 기반시스템을 갖춰야 합니다.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Ma dobbiamo cambiare queste priorità, abbiamo bisogno delle infrastrutture necessarie.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Mais nous devons avoir ces changements de priorités, nous devons avoir l'infrastructure qui va avec.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Musíme ale dospět ke změnám priorit, musíme dospět k infrastruktuře, která s námi bude spolupracovat.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Nhưng ta phải có những thay đổi ưu tiên, ta phải thay đổi cả cơ sở hạ tầng.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Pero tenemos que tener estos cambios, tenemos que tener la infraestructura para llevar esto a cabo.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Но нам нужна эта смена приоритетов, нам нужна инфраструктура, чтобы с этим продолжать.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.Но трябва да имаме тези приоритетни промени, трябва да имаме инфраструктура, която да върви с това.
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.אנחנו צריכים שתהיה תשתית יחד עם זה מבחינה היסטורית אתם רואים שהסתובבנו
Ancak, bu önemli değişimlerimizin olması gerek,... ...buna uyum sağlamak için alt yapımızın olması gerekiyor.ولكن علينا أن نغير الأولويات, يجب أن تكون لدينا بنية تحتية تتماشى مع هذا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod