Ana içeriğe geç
Sözlük

uyuşturucu ile cümle

uyuşturucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Patlayıcı ve uyuşturucu arama köpeklerinden sorumludurlar.They are also responsible for explosives and drug search dogs.
2006-günümüz: Meksikalı Uyuşturucu Savaşı.2006–present: The Mexican Drug War.
Geminin, Türkiye'ye uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelenilmekteydi.The ship was suspected of being involved in smuggling illegal drugs into Turkey.
Uyuşturucu korkum... bağımlılık korkum.My fear of drugs... fear of addiction.
Örneğin Poe'nun uyuşturucu bağımlısı olmadığı günümüzde bilinmektedir.For example, it is now known that Poe was not a drug addict.
Craven "Lambamı alırsanız, hiçbir uyuşturucuya gerek duymazsınız...Craven said, "If you buy my lamp, you won't need drugs...
Böylelikle hem intikam alacak hem de uyuşturucu şebekesini ortaya çıkarıp yıkacaktır.To do this, he would have to defeat and destroy all the deities on Earth.
25 Haziran 2001 tarihinde, oğlu Matthew, Kaliforniya'da, Monrovia'da aşırı doz uyuşturucudan öldü.On June 25, 2001, his son Matthew died from a drug overdose in Monrovia, California.
Steve (Jon Lovitz): restoran sahibi ve Phoebe'in bildiğine göre uyuşturucu bağımlısı.Steve (Jon Lovitz): a restaurant owner and drug addict whom Phoebe knows.
Ancak Frèhel'in alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle ilişkileri 1911'de bitti.However, due to her alcoholism and drug addiction, their liaison ended in 1911.
Gerilla ve paramiliter gruplar, uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizmle suçlanmaktadır.Both guerrilla and paramilitary groups have engaged in drug trafficking and terrorism.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.United Nations Office of Drugs and Crime.
Oğlu Erdal'ı da uyuşturucu üretmeye alıştırmıştır.She also introduced her son to heroin consumption.
1993 - Kolombiya'lı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellín'de güvenlik güçlerince öldürüldü.1993 – Colombian drug lord Pablo Escobar is shot and killed in Medellín.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.Sweden has low levels of burglary, car theft and drug problems.
Şehveti arttıkça alkol, uyuşturucu ve egzotik seks yöntemlerini denemeye başlamıştır.As his desire increased, he experimented with drugs, alcohol, and exotic sex.
Pakistan, aşırıcılık, uyuşturucu ve silahların geri tepmeleriyle karşı karşıya kaldı." demekteydi.Pakistan was left to face the blowback of extremism, drugs and guns.
Böylece Kerman, uyuşturucu operasyonları için kara para aklamaya başladı.Kerman laundered money for the drug operation.
Fakat deneme mahiyetinde kendisi ve asistanları da kullanınca uyuşturucu alışkanlığına düştüler.Knowing well the danger, he and his assistants tried the vaccine on themselves.
Tüm uyuşturucular zaman kaybıdır.Any discussions beforehand are a waste of time.
Birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi ölüm cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır.In many countries that use the death penalty, drug trafficking is also a capital offence.
Uyuşturucu kaçakçılığı.Drugs trafficking.
Grup 1980'lerde kısıtlı bir kitleye seslenip uyuşturucu problemleri ile boğuşuyordu.In the 1980s, the nation faced a serious problem with drug abuse.
Hill, 27 Nisan 1980 tarihinde uyuşturucu kaçakçılığından tutuklandı.On April 27, 1980, Hill was arrested on a narcotics-trafficking charge.
Bunu karısından saklar ve para kazanmak için uyuşturucu taşır.He rips off his family for drug money and they disown him.
Herkes uyuşturucu bağımlısı olduğumu sanırdı. dedi.People thought we were on drugs.
Uyuşturucu dolu uçağın gerçek yüzünü öğreniriz.This caused confusion about aircraft true identity.
Ayrıca bir uyuşturucu bağımlısıdır.He is also a drug addict.
Ama bu uyuşturucu onu yavaşça öldürmektedir.Consumption kills slowly.
Uyuşturucu veya silahlardan bahsetmiyorum şarkılarımda.I'm not talking about my scars or my battles.
Hayatı boyunca depresyonla olduğu kadar uyuşturucu ve alkol bağımlılığı ile de sorun yaşamıştır.James admits to having had problems with drugs and alcohol throughout his life.
Şarkıda özellikle uyuşturucu bağımlılığına değinilmektedir.The song is not specifically about drugs.
Adsız Narkotik örgütü de uyuşturucu riyazeti için yardım sağlamaktadır.An illegal drug trade operates to distribute illegal drugs.
Birçok ülke sınırlarından tehlikeli hayvan girişini ve uyuşturucu girişini yasaklamıştır.Most countries prohibit carrying illegal drugs or endangered animals across their borders.
İnsanlar ikincil metabolitleri ilaç, tatlandırıcı ve uyuşturucu olarak kullanırlar.Humans use secondary metabolites as medicines, flavorings, pigments, and recreational drugs.
Uyuşturucuyu tamamen bırakıyor.He was completely out of the drug business.
1960'lı yılların sonuna doğru gelindiğinde uyuşturucu Meksikalı kaçakçıların esas işi halini aldı.Towards the end of the 1960s, Mexican narcotic smugglers started to smuggle drugs on a major scale.
İkinci gerekçesi ise uyuşturucu tüketiminin hukuksal bir hak olduğu fikridir.A second issue is whether the existence of Hell is compatible with justice.
Maximinio Arciniega - Krazy-8, bir uyuşturucu kartelidir.Max Arciniega as Domingo "Krazy-8" Molina.
Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar.Charlie looks at it for a moment before tossing it into the fire, smiling.
Bu yüzden uyuşturucu kullanmayın.Does not use drugs.
Uyuşturucu kullanmak yasalara aykırıdır.The regulation of drugs varies by jurisdiction.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.He struggled with alcohol and drugs.
Bu dönemde uyuşturucu kullanmaya başladı.During this time modern medicine began.
Bir süre uyuşturucu kullandı.During this time, she also used drugs.
Rap kariyeri yapmak için uyuşturucu satmayı bıraktı.Williams gave up medicine to work in the railroad industry.
Uyuşturucu testi pozitif çıktı.The doping tests returned negative.
Festivalde iki kişi aşırı doz uyuşturucu kullanımı nedeniyle hayatını kaybetmiştir.She joined the program because at least ten of her friends have died because of drug overdoses.
Bünyesinde Türkiye’nin tek özel uyuşturucu tedavi kliniğini barındırır.It also boasts the country's only Liver Transplant Unit.
Silah ve uyuşturucu ticareti yapmaktadır.Оружие и его незаконный оборот.
Uyuşturucu satışıyla ilgilenir.They're selling drugs.
Şehir dünya çapında uyuşturucu kaçakçılarıyla ünlüdür.The house was widely known for drug trafficking.
Uyuşturucuya karşı mücadeleyi destekledi.She toured with the War on Drugs.
Orijinal hareket fazlasıyla uyuşturucu ve alkol kullanımı içerir.The only problem that is more prevalent in male athletes is drug and alcohol use.
Ayrıca uyuşturucuya ve uyuşturucu kullanımına karşıdır.He is also active in campaign against AIDS and drug abuse.
Albümün kayıt aşamaları ise uyuşturucu sorunlarıyla sıkıntılı geçti.The album's progress was affected by contractual disputes.
Bazı söylentilere göre grubu uyuşturucu alışkanlığı yüzünden bırkatı.Police reports say they separated because of her drunken habits.
Ardından çabaları sonuç vermiş ve uyuşturucu ve alkolü bırakmıştır.He listened to his doctor's warnings and gave up alcohol and drugs.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Alcohol and drug abuse became major problems.
12 ila 14 yaşlarında dilenci ve uyuşturucu bağımlısı oluyorlardı.By the age of 12 or 14, they'd become beggars and drug addicts.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod