uymadı ile cümle
uymadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar.We did not write it for them, and they did not observe it as it should be observed.
Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik.Despite this intention, they did not properly observe it (the monastic life).
Arama hiçbir resime ya da görüntüye uymadı.Search did not match any images or videos.
Veri, diske uymadı.Data did not fit on disk.
Fakat Türk hükümetinin “zaman zaman” yasaya uymadığı görüldü.The Turkish government, however, failed to abide by the law "at times".
Bu ailenin uymadığı bazı gelenekler de var.There are some traditions that this particular family doesn't follow.
Fakat Makedonya'nın Ramazan Bayramı'nı tanıma kararı herkese uymadı.Macedonia's decision to recognise Ramadan-Bayram did not sit well with everyone, however.
Ancak müteakip sayılar, Benjamin'in başyazısında öne sürülen deklarasyona uymadı.Subsequent issues, however, did not live up to declaration put forward in Benjamin's editorial.
Odysseus, gemiye döndüğünde yoldaşlarını emirlerine uymadıkları için azarlar.When he returns to the ship, Odysseus rebukes his companions for disobeying his orders.
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.Er habe sie, obwohl nicht sichtbar, zweifellos gelenkt.
Avrupa Birliği'nin Euro Emisyon Normlarına uymadığı için üretimi 2000 yılında durdurulmuştur.En 2007 la production sera stoppée pour sa non-conformité à la norme antipollution Euro 3.
Bu gemiler ablukaya uymadıkları takdirde batırılacaklardı.Ce sera dans des navires qui n'ont pas encore coulé.
Tipik yönetim danışmanı kalıbına hiçbir zaman uymadı.Nunca le faltó consejo de compañero.
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Carlo I riuscì però a fuggire e la guerra continuò ancora per un anno.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.L'emulatore non riusciva ad entrare negli 8 KB della cache e quindi la macchina era molto lenta.
Dizayn başlangıçta, bir savaş anıtı için göreneklere uymadığından dolayı tartışmalı bulundu.كان التصميم مثير للجدل في البداية لكونه تصميم غير تقليدي لنصب تذكاري للحرب . .
ELAS, verilen ültimatoma uymadı.إل إس دى غير قابل للإدمان.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.O emulador 68000 do Mac OS não coube no 8 KiB e portanto reduziu drasticamente a velocidade do computador.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.De 68000-emulator in het Mac-besturingssysteem paste niet in 8 kB, wat de computer dramatisch traag maakte.
Grubun türü kendi türüne uymadığı için ayrılmıştır.Die van de even groep laat je ongemoeid.
ELAS, verilen ültimatoma uymadı.Don Feder: V jak nuda bez treści.
Tipik yönetim danışmanı kalıbına hiçbir zaman uymadı.Någon Rådmansleden kom aldrig till stånd.
Faysal bu ültimatoma uymadı.Sublime har samarbetat med No Doubt.
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Віллем I відмовився підписати таку угоду, і протистояння тривало ще кілька років.
ELAS, verilen ültimatoma uymadı.Samotná ELAS byla zcela rozpuštěna.
Bu sebeple örgüt üyelerinin çoğu kez örgütün aldığı kararlara uymadıkları gözlemlenmiştir.De obicei non-membrii sunt invitați să participe, atunci când sunt părți la litigiile discutate de Consiliu.
Sadece IBM bu ısrara uymadı.Végül egyedül az IBM állt ellen ennek a követelésnek.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.A 680x0 emulátor nem fért bele 8 kilobájtba, és ez drasztikusan lelassította a működést.
Sadece IBM bu ısrara uymadı.Tätä eburonit eivät antaneet anteeksi.
Ancak Calles anlaşmaya uymadı ve çatışmalar bir süre daha devam etti.Ο Παττακός αρνήθηκε κι η διαφωνία τους κράτησε αρκετή ώρα.
Sözlük yazarları da sözlük kurallarına uymadıklarında elenebilmektedir.Η γραφή των νοτάριων δεν τηρεί τους κανόνες ορθογραφίας.
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.I harmen som oppstod ble ikke dette noe vektig argument.
O yüzden tek Avrupalı kral bile Papa’nın çağrısına uymadı.Det var ikke uten grunn at paven ville ha ham.
Bu kuralların diğer hayvanlara uyup uymadığını yapılacak araştırmalar belirleyecektir.Ia memerintahkan mereka untuk menjaga binatang-binatang yang lain.
Faysal bu ültimatoma uymadı.ファブリオーは概してこのうえなく下品である。
Bu sınırlamalara uymadığı için hapis bile yattı.中山がまだ落ちなかったため、処罰を加えなかった。
Fakat, 1913’te Einstein bu yaklaşımdan “ Hole Argument” e uymadığı gerekçesiyle vazgeçti.然而,在1913年,愛因斯坦利用“空穴论证”证明这种方法不自洽,因而放弃了它。
Bu gemiler ablukaya uymadıkları takdirde batırılacaklardı.最嚴重的情況下,男人們會跟著沉沒。
Bu gözlemin yürürlükteki kurama uymadığı belliydi, ama daha doyurucu bir açıklaması da yoktu.屋宇署表示經視察後認為安全,未有封樓的必要,但會密切監察。
Sadece IBM bu ısrara uymadı.Гледай само ти, Иванчо, да не го развалиш.
Grubun türü kendi türüne uymadığı için ayrılmıştır.Причината за това е че лицето се изключва от групата.
Ayrıca "Gol" şarkısının bu albüme uymadığını ekledi.Kapela tiež nahrala klip ku pesničke "Denied", z tohto albumu.
Bu sınırlamalara uymadığı için hapis bile yattı.Jis net buvo apkaltintas dėl vienos moters, nepakėlusios asketinių apribojimų, mirties.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Aber unsre Väter wurden stolz und halsstarrig, daß sie deinen Geboten nicht gehorchten,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni a naši otcovia prevádzali pýchu a zatvrdili svoju šiju a nepočúvali na tvoje prikázania.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni i ojcowie nasi hardzie sobie poczynali, i zatwardzili kark swój, i nie słuchali rozkazania twego.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ali oni, očetje naši, so ravnali prevzetno in postali so trdovratni in niso poslušali zapovedi tvojih
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Dar părinţii noştri s'au îngîmfat şi şi-au înţepenit grumazul. N'au urmat poruncile Tale,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.저희와 우리 열조가 교만히 하고 목을 굳게 하여 주의 명령을 듣지 아니하고
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Maar onze voorouders waren trotse, hardnekkige mensen, die weigerden naar Uw geboden te luisteren.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mais nos pères se livrèrent à l`orgueil et raidirent leur cou. Ils n`écoutèrent point tes commandements,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men de, våre fedre, var overmodige og hårdnakkede og hørte ikke på dine bud.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men våra fäder, de voro övermodiga; de voro hårdnackade, så att de icke hörde på dina bud.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men vore Fædre blev overmodige og halsstarrige og hørte ikke på dine Bud;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mutta he, meidän isämme, olivat ylimielisiä; he olivat niskureita eivätkä totelleet sinun käskyjäsi.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Nhưng tổ phụ chúng tôi cư xử cách kiêu hãnh cứng cổ mình, không nghe các điều răn của Chúa,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Nhưng tổ_phụ chúng_tôi cư_xử cách kiêu_hãnh cứng_cổ mình , không nghe các điều răn của Chúa ,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Õk pedig, a mi atyáink, felfuvalkodának, és megkeményíték nyakukat és nem hallgaták parancsolataidat;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Oni pak a otcové naši pyšně sobě počínali, a zatvrdivše šíji svou, neposlouchali přikázaní tvých.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Pero ellos y nuestros padres actuaron con soberbia; endurecieron su cerviz y no escucharon tus mandamientos
İlgili Sayfalar