Veri, diske uymadı.Данните не се вместиха на диска.
Veri, diske uymadı.Данные не поместились на диске.
Veri, diske uymadı.גודל הנתונים לא מתאים לקיבולת התקליטור
Veri, diske uymadı.データがディスクに収まりません。
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Dan hasil-hasil darinya mungkin tidak sesuai dengan niat-niat kita pada awalnya.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.E i risultati potrebbero non corrispondere a quelli che erano i nostri propositi.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.En de uitkomst daarvan zal niet altijd met onze intenties overeenkomen.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.És az eredmény vagy egyezik a szándékainkkal, vagy nem.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Et les conséquences ne correspondent pas forcément à ce qu'étaient nos intentions.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Iar rezultatul este posibil să nu se potrivească cu intenţiile noastre.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.그 결과는 우리가 의도했던것과 일치할수도 있고 불일치할수도 있지요.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Os resultados podem não corresponder às nossas intenções.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Rezultat tego może nie pokrywać się z naszymi intencjami.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Saker kan gå snett.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Tulos ei välttämättä sovi aikomuksiimme.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Y los resultados de eso puede que no coincidan con nuestras intenciones.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Και τα αποτελέσματα πιθανώς δεν ταιριάζουνε με τις αρχικές μας προθέσεις.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.И резултатите от това може да не съвпадат с това какви са били намеренията ни.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Результати ж можуть не виправдати наших очікувань.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.Результаты могут не оправдать ожиданий.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.והתוצאות של זה לא תואמות בהכרח את הכוונות שהיו לנו.
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.والنتائج التي ربما لا تتوافق مع نوايانا
Ve sonuçlar niyetlerimize uymayabilir.もしかしたら間違っているかもしれない。それなら、私たちの責任はどうなるのか?
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Am fost catapultată dintr-o piesă de mozaic în alta, şi marginile lor nu se potrivesc.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Byla jsem katapultována z jednoho kousku skládanky do jiné, a jejich hranice do sebe nezapadávaly.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Dan saya terlontar dari suatu potongan puzzle ke yang lain yang sisinya tidak cocok.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.E fui lançada de uma peça do puzzle para outra, e as peças não se encaixavam.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Ero stata catapultata da una tessera all'altra del mosaico, ma i loro bordi non collimavano.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.És akkor hirtelen a mozaik egy másik kockáján találtam magam, ami sehogyan sem illeszkedett az előzőhöz.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Et j'ai été catapultée d'une pièce du puzzle à l'autre, et leurs bords ne cadraient pas.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Ik werd van het ene in het andere puzzelstukje gekatapulteerd, en de stukjes pasten niet.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Katapultowano mnie z jednego kawałka układanki do drugiego, a ich krawędzie nie pasowały.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.한순간에 새로운 퍼즐 조각이 더해졌지만 그 조각은 제가 살던 인생의 조각들과 잘 들어맞지 않았습니다.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.To me je katapultiralo z enega koščka sestavljanke na drugega, njuni robovi pa se niso ujemali.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Und ich wurde von einem Puzzlestück zum nächsten katapultiert, und die Ränder passten nicht zusammen.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Và tôi bị phóng từ mảnh ghép xếp hình này sang mảnh khác, nhưng chúng không ghép vừa với nhau.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Vymrštilo ma to z jednej časti skladačky do druhej, avšak okraje jednej a tej druhej do seba nezapadali.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Y fui catapultada de una pieza del rompecabezas a la otra, pero sus bordes no encajaban.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Και εκτοξεύθηκα από το ένα κομμάτι του παζλ σε ένα άλλο και οι άκρες τους δεν ταίριαζαν.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.И така бях прехвърлена от едно парченце от пъзела в друго, и тези две парченца не си пасваха.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Мене кинуло з одного кавалка складанки на інший, але вони не пасували один до одного.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Меня катапультировали из одной части головоломки в другую, и я не могла их сопоставить.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.והושלכתי מפיסה אחת של התצרף לאחרת, ושולי הפיסות לא חפפו.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.وتم قذفي من جزء في الاحجية الى جزء اّخر, لم تتناسب أطرافها
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.別な箇所へと放り出されましたが ピタリとは嵌りませんでした フッツクレーで無名だったタン・レイは
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Alebo idea nepochopeného génia, frustrovaného, že svet nekorešponduje s jeho myšlienkami.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Czy obraz niezrozumianego geniusza, sfrustrowanego tym, że świat nie pasuje do jego wyobrażeń.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.아니면 아무도 이해해주지 않는, 세상에 인정받지 못한, 천재로 말할 수도 있겠죠.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Oder diese Vorstellung des verkannten Genies, frustriert, dass die Welt nicht mit seinen Ideen übereinstimmt.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Of het beeld van het verkeerd begrepen genie, gefrustreerd dat de wereld niet in zijn ideeënwereld past.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.O la idea de genio incomprendido, frustrado porque el mundo no está preparado para sus ideas.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.O questa idea del genio incompreso, frustrato che il mondo non si incastra nelle sue idee.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Ori această idee a geniului neînțeles, frustrat că lumea nu se potrivește cu ideile sale.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Ou a ideia do génio mal compreendido frustrado porque o mundo não encaixa nas suas ideias.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Ou encore cette idée du génie incompris, frustré parce que le monde ne veut pas se conformer à ses idées.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Vagy a félreértett zseni aki csalódott, hogy a világ nem passzol az ötleteihez.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Ή η ιδέα της παρεξηγημένης διάνοιας, απογοητευμένη που ο κόσμος δεν ταιριάζει με τις ιδέες της.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Или же никем не понятый гениальный человек в отчаянии от того, что мир не хочет следовать его или её идеям.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.Или тази идея за неразбрания гений, разочарован, че светът не се вписва в неговите идеи.
Veya yanlış anlaşılmış dahi fikri, dünyanın onun fikirlerine uymamasından yılmıştır.או הרעיון הזה של הגאון הלא מובן, שמתוסכל מזה שהעולם לא מתאים לרעיונות שלו או שלה.