Ana içeriğe geç
Sözlük

uyma ile cümle

uyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Da sa Herren til Moses: Hvor lenge vil I være gjenstridige og ikke holde mine bud og mine lover?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Da sprach der HERR zu Mose: Wie lange weigert ihr euch, zu halten meine Gebote und Gesetze?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Disse allora il Signore a Mosè: «Fino a quando rifiuterete di osservare i miei ordini e le mie leggi
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Então disse o Senhor a Moisés: Até quando recusareis guardar os meus mandamentos e as minhas leis?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,És monda az Úr Mózesnek: Meddig nem akarjátok megtartani az én parancsolataimat és törvényeimet?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,In GOSPOD reče Mojzesu: Doklej se pa boste upirali, da spoštujete ukaze moje in povelja moja?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,여호와께서 모세에게 이르시되 어느 때까지 너희가 내 계명과 내 율법을 지키지 아니하려느냐
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Lalu TUHAN berkata kepada Musa, "Sampai kapan kamu tidak mau mentaati perintah-perintah-Ku
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Niin Herra sanoi Moosekselle: "Kuinka kauan aiotte kieltäytyä noudattamasta minun käskyjäni ja lakejani?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Tedy řekl Hospodin Mojžíšovi: I dokudž zpěčovati se budete přikázaní mých ostříhati a zákonů mých?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Tedy rzekł Pan do Mojżesza: I pókiż nie będziecie chcieli przestrzegać przykazaó moich i zakonu mego?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Y Jehovah dijo a Moisés: --¿Hasta cuándo rehusaréis guardar mis mandamientos y mis instrucciones
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Και ειπε Κυριος προς τον Μωυσην, Εως ποτε δεν θελετε να φυλαττητε τας εντολας μου και τους νομους μου;
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,И сказал Господь Моисею: долго ли будете вы уклоняться от соблюдения заповедей Моих и законов Моих?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,Тогава рече Господ на Моисея: До кога ще отказвате да пазите заповедите Ми и законите Ми?
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,ויאמר יהוה אל משה עד אנה מאנתם לשמר מצותי ותורתי׃
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,فقال الرب لموسى الى متى تأبون ان تحفظوا وصاياي وشرائعي.
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,耶 和 華 對 摩 西 說 、 你 們 不 肯 守 我 的 誡 命 和 律 法 、 要 到 幾 時 呢
RAB Musaya, ‹‹Ne zamana dek buyruklarıma ve yasalarıma uymayı reddedeceksiniz?›› dedi,耶和華 對 摩西說 、 你 們 不 肯 守 我 的 誡命 和 律法 、 要 到 幾時 呢
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.Da kundgjorde han eder sin Pagt, som han bød eder at holde, de ti Ord, og han skrev dem på to Stentavler.
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.여호와께서 그 언약을 너희에게 반포하시고 너희로 지키라 명하셨으니 곧 십계명이며 두 돌판에 친히 쓰신 것이라
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.Og han forkynte eder sin pakt, som han bød eder å holde, de ti ord; og han skrev dem på to stentavler.
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.Oznámil vám svoju smluvu, ktorú vám prikázal činiť, desať slov, a napísal ich na dve kamenné dosky.
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.ויגד לכם את בריתו אשר צוה אתכם לעשות עשרת הדברים ויכתבם על שני לחות אבנים׃
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.واخبركم بعهده الذي امركم ان تعملوا به الكلمات العشر وكتبه على لوحي حجر.
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.他 將 所 吩 咐 你 們 當 守 的 約 、 指 示 你 們 、 就 是 十 條 誡 . 並 將 這 誡 寫 在 兩 塊 石 版 上
RAB uymanızı buyurduğu antlaşmayı, yani On Buyruku size açıkladı. Onları iki taş levha üstüne yazdı.他 將所 吩咐 你 們當 守 的 約 、 指示 你 們 、 就是 十 條誡 . 並將這誡寫 在 兩塊 石版 上
Rakamların hesaba uymaması diye bir şey yok.Nun, natürlich summieren sie.
Resmi görevlilerin de yasaya uyma zorunlulukları vardır.Les autorités doivent également respecter la loi.
Resmi görevlilerin de yasaya uyma zorunlulukları vardır.Myös viranomaisten täytyy noudattaa lakia.
Resmi görevlilerin de yasaya uyma zorunlulukları vardır.Också myndigheterna måste följa lagen.
Resmi görevlilerin de yasaya uyma zorunlulukları vardır.También las autoridades deben cumplir la ley.
Resmi görevlilerin de yasaya uyma zorunlulukları vardır.Чиновники также должны соблюдать закон.
Resmi görevlilerin de yasaya uyma zorunlulukları vardır.كذلك يتوجب على السلطات تطبيق القانون الفنلندي.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.주를 향하여 심히 악을 행하여 주의 종 모세에게 주께서 명하신 계명과 율례와 규례를 지키지 아니하였나이다
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.Te-am supărat, şi n'am păzit poruncile Tale, legile şi orînduirile, pe cari le-ai dat robului Tău Moise.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.vi har båret oss ille at mot dig og ikke holdt de bud og lover og forskrifter som du gav din tjener Moses.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.חבל חבלנו לך ולא שמרנו את המצות ואת החקים ואת המשפטים אשר צוית את משה עבדך׃
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.لقد افسدنا امامك ولم نحفظ الوصايا والفرائض والاحكام التي أمرت بها موسى عبدك.
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.我 們 向 你 所 行 的 甚 是 邪 惡 、 沒 有 遵 守 你 藉 著 僕 人 摩 西 所 吩 咐 的 誡 命 、 律 例 、 典 章
Sana çok kötülük yaptık. Kulun Musaya verdiğin buyruklara, kurallara, ilkelere uymadık.我 們向 你 所 行 的 甚 是 邪惡 、 沒有 遵守 你 藉著 僕人 摩西 所 吩咐 的 誡命 、 律例 、 典章
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"그대 자신의 판단에 의해 준수, 조지, 잘가, 그리고"그는 손을 누워 추가
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Tebe to dobre, George, riadiť sa jeho úsudok, a," dodal o ruku
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Thee pa dobro, George, da spoštujejo njegovo presojo, in," je še dodal, položil roko
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Tobě to dobře, George, řídit se jeho úsudek, a," dodal o ruku
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"Εσένα πάει καλά, ο Γιώργος, να συμμορφωθεί με απόφαση του?
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak"لا اليك جيدا ، جورج ، بضرورة الالتزام حكمه ، و" ، وأضاف ، ووضع يده
"Sana kararını uymak, George, iyi ve," diye ekledi ellerini koyarak親切にジョージの肩に、そしてピストルを指して、"と性急な上にないこと
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Bạn phải chọn và chọn, và bất kỳ người nào theo kinh thánh sẽ phải chọn và chọn.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Bisogna scegliere con cura, e chiunque segua la Bibbia dovrà scegliere con cura.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Je moet wel kiezen en delen, en iedereen die de Bijbel volgt zal dit gaan moeten doen.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.골라서 선택해야죠. 성서를 따르려는 사람은 누구나 적절히 골라서 선택하게 됩니다.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Man måste välja och vraka, och vem som än följer bibeln väljer och vrakar.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Man muss wählerisch sein, und jeder der die Bibel befolgt wird wählerisch sein müssen.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Moraš biti izbirčen.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Musisz wybrać to co ci pasuje i każdy kto żyje zgodnie z Biblią będzie wybierał to co mu akurat pasuje.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Musíte si vybírat a volit, a kdokoliv následuje Bibli bude vybírat a volit.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Täytyy olla valikoiva, ja kuka tahansa, joka seuraa Raamattua, tulee olemaan valikoiva.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Temos que selecionar. Quem quiser seguir a Bíblia vai ter que escolher.
Secmece yapmak zorundasiniz, ve Incil'e uymaya calisan herkes ayni sekilde titizlikle secmek zorunda.Tienes que escoger y seleccionar y cualquiera que siga la Biblia va a tener que e scoger y seleccionar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod