Ana içeriğe geç
Sözlük

uyma ile cümle

uyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Ja he pitivät mielessään sen sanan ja tutkistelivat keskenään, mitä kuolleista nouseminen oli.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.저희가 이 말씀을 마음에 두며 서로 문의하되 죽은 자 가운데서 살아나는 것이 무엇일까 하고
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de fastholdt dette Ord hos sig selv og spurgte hverandre, hvad det er at opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Og de holdt fast ved det ord, og de talte sig imellem om hvad det er å opstå fra de døde.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy , môn_đồ ghi_nhớ lời ấy , và hỏi nhau sự từ kẻ chết_sống lại là gì .
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Vậy, môn đồ ghi nhớ lời ấy, và hỏi nhau sự từ kẻ chết sống lại là gì.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Y ellos guardaron la palabra entre sí, discutiendo qué significaría aquello de resucitar de entre los muertos
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.Και εφυλαξαν τον λογον εν εαυτοις, συζητουντες προς αλληλους τι ειναι το να αναστηθη εκ νεκρων.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И они удержали это слово, спрашивая друг друга, что значит: воскреснуть из мертвых.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.И те пазеха тая поръчка, като разискваха помежду си що значи да възкръсне от мъртвите.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.І задержали вони се слово в себе, перепитуючись, що се єсть: із мертвих воскреснути.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.וישמרו את הדבר בלבבם וידרשו לדעת מה היא התקומה מן המתים׃
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.فحفظوا الكلمة لانفسهم يتساءلون ما هو القيام من الاموات.
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門 徒 將 這 話 存 記 在 心 、 彼 此 議 論 從 死 裡 復 活 是 甚 麼 意 思
Bu uyarıya uymakla birlikte kendi aralarında, ‹‹Ölümden dirilmek ne demek?›› diye tartışıp durdular.門徒 將這話 存記 在心 、 彼此 議論從 死 裡 復活 是 甚 麼意思
Bu, uymaman gereken bir emirdi.Đây là 1 lệnh ông không thể thực hiện, và ông biết rõ như vậy!
Bu, uymaman gereken bir emirdi.Diesen Befehl sollten Sie verweigern!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz. Bırakın onu!Tega ne smemo izpolniti.
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.- Den här ordern bör du inte lyda!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.- Denne ordre bør De ikke adlyde!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Dit bevel mag je niet opvolgen.
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.-Ette voi noudattaa tuota käskyä!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Ini satu-satunya perintah yang tak boleh kau patuhi, dan kau tahu itu!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.N-ar trebui să-l respecţi, şi ştii asta!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.¡No debe obedecer esa orden y lo sabe!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Sabe muito bem que não devia cumprir essa ordem!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.- State sbagliando e lei lo sa!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Tenhle rozkaz nesmíte uposlechnout, a víte to!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.- Vous avez tort, et vous le savez !
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Δεν πρέπει να υπακούσεις και το ξέρεις!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Знаеш, че не бива да изпълняваш тая заповед!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.Знаеш, че не бива да изпълняваш тая заповед!
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.,ואם לא נבצע את המשימה .כל כדור הארץ אבוד
Bu, uymaman gereken bir emirdi. İşin içine ettiniz.هذا الأمر الوحيد الذى لا يجب أن تنفذه وأنت تعلم ذلك
Bu, uymaman gereken bir emirdi.Ten rozkaz to pomyłka!
Bu, uymaman gereken bir emirdi.Tudja, hogy ez téves parancs!
Bu uyuyor! 2+(-7) deneyebilirdik ama sonuç -5 olurdu ve bu uymazdı. -Oczywiście mogę spróbować też 2 dodać minus 7, ale to będzie równe minus 5, a więc to nie będzie działać.
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Átkozott, a ki meg nem tartja e törvénynek ígéit, hogy cselekedje azokat! És mondja az egész nép: Ámen!
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Ðáng rủa sả thay kẻ nào không giữ các lời của luật pháp nầy để làm theo! Cả dân sự phải đáp: A-men!
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Ðáng rủa_sả thay kẻ nào không giữ các lời của luật_pháp nầy để làm theo ! Cả dân_sự phải đáp : A-men !
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Förbannad vare den som icke håller denna lags ord och icke gör efter dem. Och allt folket skall säga: »Amen.»
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Forbannet være den som ikke holder ordene i denne lov og ikke gjør efter dem! Og alt folket skal si: Amen.
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Kirottu olkoon se, joka ei pidä tämän lain sanoja eikä täytä niitä. Ja kaikki kansa sanokoon: `Amen`."
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››이 율법의 모든 말씀을 실행치 아니하는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Maldito aquele que não confirmar as palavras desta lei, para as cumprir. E todo o povo dirá: Amém.
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››"'¡Maldito el que no cumpla las palabras de esta ley, poniéndolas por obra!' Y todo el pueblo dirá: '¡Amén!
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Proklet bodi, kdor ne potrdi besed te postave, izpolnjujoč jih! In vse ljudstvo naj reče: Amen!
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››'Terkutuklah orang yang tidak menepati hukum dan ajaran Allah dengan perbuatan.' 'Amin!'
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››'Vervloekt is hij die deze wetten niet nauwgezet gehoorzaamt.' En het hele volk zal antwoorden: 'Amen."
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Zlořečený, kdož by nezůstal v řečech zákona tohoto a nečinil jich; a řekne všecken lid: Amen.
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Zlorečený, kto by nepostavil slov tohoto zákona, aby ich činil. A všetok ľud povie: Ameň.
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Проклет, който не потвърждава думите на тоя закон, като ги изпълнява. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››Проклят, кто не исполнит слов закона сего и не будет поступать по ним! И весь народ скажет: аминь.
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››ארור אשר לא יקים את דברי התורה הזאת לעשות אותם ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››ملعون من لا يقيم كلمات هذا الناموس ليعمل بها. ويقول جميع الشعب آمين
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››不 堅 守 遵 行 這 律 法 言 語 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Bu yasanın sözlerine uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.››不 堅守 遵行 這 律法 言語 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Bu y aynı zamanda yukarıdaki kurala da uymalı.Dobře, y zde také musí splňovat horní podmínku.
Bu y aynı zamanda yukarıdaki kurala da uymalı.Naja, das y muss hier genauso diese Bedingung erfüllen
Bu y aynı zamanda yukarıdaki kurala da uymalı. Y, 4x eksi 17.5'e eşit olmalı.Løsningerne skal passe i begge ligninger. y skal være 4x minus 17,5.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod