Ana içeriğe geç
Sözlük

uyma ile cümle

uyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.그러고 나서 그의 동생이 명령을 차지하였다.
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.כל יחידות הצבא ואיגודי הקצינים נדרשים להצטרף להחלטה זו.
Bu bağ ise Greg'in duruşuna uymamaktadır.נראה שאינה מסופקת מיחסיה עם גרג.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.נשים שלא צייתו לחוק נענשו בחומרה.
Tüm üyeler yüzde yüz bu kurallara uymakla yükümlüdür.מוסדות אלה מחויבים בקיום של 100% מהתוכנית.
Bu kurala uymayan sözcükler öz Türkçe değillerdir.שימוש זה אינו מקובל בהודו עצמה.
Tutuklu düzenli aralarla bir gözetimciye rapor vermek ve bazı koşullara uymak kaydıyla erken salıverilir.החכם באשי, הורה על מעצרו ליום אחד, בתנאים נוחים.
Maalesef yine evdeki hesap çarşıya uymamıştır.לקראת הבחירות לכנסת השביעית לא שובץ שוב ברשימה לכנסת.
1068 tarihi gerçeklere de uymaktadır.ילידי 1068 נפטרים ב-1068 מדיה וקבצים בנושא 1068 בוויקישיתוף
Nitekim John bu anlaşmaya uymak niyetinde değildi.והוא (ג'ונסון) היה נחוש בדעתו למנוע זאת.
Ona uyman lazım.צריך להקשיב לו.
Fakat bazı düzensiz fiiler bu üç kurala da uymayabilir.עם זאת, היא מתייחסת גם לכמה אירועים שאינם עומדים בכל שלושת תנאיה.
Kısacası bu teoriye uymayan o dönemde bölgede fırtına hareketi olmamasıdır.רוב מי התהום אינם זקוקים לשלב זה.
Mahkeme de bu talebe uymak zorunda kalacak.הפורום יעקוב אחר יישום החקיקה.
Kurallara uymak zorundayız.אנו חייבים לציית לחוקים.
Mahkemede kaybından kısa bir süre sonra, Napster mahkeme kararına uymak için kapatıldı.Малко след загубата в съда Napster е изключен, за да се изпълни присъдата.
Uymayan kimselere ‘töresiz’ denir.Недостъпно е за непосветени (несвещенослужещи).
Sadece IBM bu ısrara uymadı.Гледай само ти, Иванчо, да не го развалиш.
Bu yüzden onun emirlerine uymaya çalışır.Те изпълняват неговите заповеди.
Bu önlemlere uymayanlar için ağır cezalar uyguladı.Наложени са тежки наказания за онези, които не плащат.
Ekonomik sorunlar, nüfusun yoksulluğu da bir çoklarının dini propagandalara uymaya mecbur ediyordu.Нищетата и мизерията принуждават много жени да се занимават с проституция.
Bu yöntem uluslararası posta ücretlerine uymak için yapıldı.Всеки участник се съгласява същите условия за провеждане на международни пощенски разноски.
Bu kurala uymayanların soyu kurutulur ve tümü imha edilirdi.Всеки, който има нещо общо с плана, безмилостно е унищожен.
Alışılmadık nesneler her zaman şekil sabitliği kurallarına uymaz ve bakış açısı değiştiğinde değişebilirler.Невидимите неща са винаги в едно и също състояние, докато видимите се променят.
Aveling ise sözüne uymayarak intihar etmedi.Самоубива се без да иска след Освобождението.
Onların da tutarsız ve belirsiz taleplere daha gelişmiş bilgi ve ürün akışı kurarak uyması gerekir.За получаване на изискванията е нужно ясно и задълбочено познание за продуктите, които ще се развиват.
Dizi de Trafik Kurallarına uymak için hazırlanmıştır.Схемата също трябва да отговаря на правилата за безопасност.
UEFA'nın kriterlerine uymaktadır.Покрива изискванията на УЕФА.
Onların kurallarına uymayacaksınız."Вие трябва да спазите закона!“.
Olayların çoğu Atlantis'in batış tarihine uymaktadır.Чиснъдие преживява повечето от събитията в бурната история на Трансилвания.
Grubun türü kendi türüne uymadığı için ayrılmıştır.Причината за това е че лицето се изключва от групата.
Önce Kitbuğa, Laçın'in tavsiyelerine uymaktan kaçındı.Първоначално той отказваше ремача, за да не опетни завещанието на Гробаря.
Hükü­met de halk tarafından seçilmiş bir millet meclisinin kararlarına uymak zorundadır.Изпълнителната власт се осъществява от губернатор, избиран от населението.
Bu önlemlere uymayanlar için ağır cezalar uyguladı.Bio je iznimno strog prema onima koji se nisu pridržavali njegovih odredbi.
Tanrı, emirlerine uyanları mükafatlandırır, uymayanları eğer tövbe etmezlerse cezalandırır.Moli Boga da ga uvijek štiti i ne odjeljuje se od njega, a on će zauzvrat preobraćati nevjernike i grješnike.
24 Beni sevmeyen, sözlerime uymaz.Tko mene ne ljubi, ne drži mojih riječi.
NATO üyesi ülkeler ürettiği bütün askeri malzemeler de bu standartlara uymak zorundadır.Kasnije su sve grane američke vojske prihvatile ovaj standard kao i NATO.
Mahkeme de bu talebe uymak zorunda kalacak.Vrhovni sud mora sada djelovati.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Stoga je od velike važnosti pridržavati se sljedećih pravila.
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.Imatelj mjenice mora po mogućnosti bez odlaganja obavijestiti dužnika o vršenju prava pridržaja.
Kimi çocuklar yaşadıkları ortama uymakta güçlük çekerler.Kolike su patnje morala podnijeti ova moja djeca!
Formula tüm katılımcıların ve arabaların uymak zorunda oldukları kurallar bütünüdür.Slovo "formula" predstavuje súbor pravidiel, ktoré musia všetci účastníci a autá spĺňať.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Za neuposlúchnutie týchto príkazov ľudí postihovali ťažké tresty.
Ayrıca "Gol" şarkısının bu albüme uymadığını ekledi.Kapela tiež nahrala klip ku pesničke "Denied", z tohto albumu.
Profesyonel oyuncular genelde etik kurallara uymakla yükümlüdürler.Preto obvykle spisovatelia dbajú na dodržiavanie gramatických pravidiel.
Bütün üyeliğe aday ülkelerin bu koşullara uyması beklenmektedir.Podmienkou však je, že budú krajiny na to pripravené.
Fakat Alemdar bu tavsiyeyi "mertliğe uymaz" diye kabul etmedi.Šerif ho však upozorní, aby nevyslovoval toto magické meno nadarmo.
Grup uymak zorundadır.Partner by mal pasovať.
Bu isteğe uymayan Benazir Butto, 18 Ekim 2007 gecesi, 8 yıllık sürgünden sonra Pakistan'a geri döndü.18. oktober - Benazir Buto se po osmih letih izgnanstva vrne v Pakistan.
Çekoslovakya hükumeti anlaşmaya uymayı kabul etti.Češkoslovaška vlada je prisiljena pristati na sporazum.
Anlatım Amenemhat'ın öğretisine de uymaktadır.Njegov naslov je Amenemhetova navodila.
Bu kurala uymayan Taylar veya yabancılar lese-majesty yasası sebebiyle hapis cezasına çarptırılabilirler.O politiki se s tujci ne sme razpravljati, zagrožena je kazen zapora.
Formula tüm katılımcıların ve arabaların uymak zorunda oldukları kurallar bütünüdür.Človeški faktor vključuje vse možnosti povezane z vozniki in drugimi udeleženci v prometu.
(Sünnîlere göre bu, Ehli Sünnet ve Cemaat'in itikat ve icraatlarına uymak demektir.)(Ta podoba je ostala v narodovem spominu kot sinonim krutosti in zlobe.)
İşlem kara delik mekanikleri yasalarına uymaktadır.Za črne luknje velja razširjeni entropijski zakon.
Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin.Jis pasakys jiems visa, ką būsiu jam įsakęs.
Sırplar ültimatomun şartlara uymak zorunda kaldı.Tarpukariu vykdavo retos proginės pamaldos.
Endüstri karabinalarının ise Avrupa standardı EN 362:2004'e uyması beklenir.Bendrovė teikia pretenzijas oro linijoms pagal ES 261/2004 reglamentą.
Tanrının da uymak zorunda olduğu bazı ahlak kuralları vardır.Taip pat joje yra papildomų nurodymų, kaip turi gyventi Dievo tauta.
Fakat Deuce bir kurala uymaz, bu iş aşık olmak yok.Nepaisant to, kad jis nekaltas, Vincentas turi ką slėpti ir ką prarasti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod