Bu akşam tüm gece uykusuz kalacağım gibi görünüyor.Het ziet er naar uit dat ik vanavond de hele nacht wakker blijf.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.W wieku 12 lat zdiagnozowano u niej nerwicę natręctw.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.Boll pamiętany jest głównie jako odkrywca rodopsyny.
A Haber'de Uykusuz Her Gece programında sunmuştur.I dagligt tal pratar man om SLE-dimma.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.Zemřel ve věku 30 let na chronické onemocnění ledvin.
Sadece iki saat uyudum. Uykusuz olduğuma şaşmamalı.Am dormit doar două ore. Nu e de mirare că sunt somnoros.
Konu bana birçok uykusuz gecelere mal oldu.Acest subiect m-a costat multe nopți nedormite.
Tom Mary'yi düşünerek uykusuz bir gece geçirdi.Tom a petrecut o noapte albă gândindu-se la Mary.
Tom Mary'yi düşünerek uykusuz bir gece geçirdi.Tom a petrecut o noapte nedormită gândindu-se la Mary.
Uykusuz bir gece geçirdim.Am petrecut o noapte de nesomn.
Kısa ve orta etkili benzodiazepinler, uykusuzluk tedavisi için tercih edilir.A rövid és közepes hatástartamú benzodiazepineket részesítik előnyben az álmatlanság kezelésére.
Tekdüze yaşamı kronik uykusuzluk sorunuyla çekilmez bir hale gelmiştir.Összességében a betegség a krónikus fáradtság képét mutatja.
Uykusuz'da Gittin Gideli Bebek isimli köşeyi halen çizmektedir.Vantaan Jokiniemessä on Sohkasen mukaan nimetty katu.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.Frans II kuitenkin kuoli jo 16-vuotiaana vaikeaan korvainfektioon.
Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.Οι αρχές λένε ότι ο οδηγός αποκοιμήθηκε.
Bu başarısı ona büyük bütçeli Uykusuz ve Prestij filmlerini çekme fırsatı verdi.Μέσα στη βραχύβια δράση της, κατάφερε να βγάλει μερικές βραβευμένες και αξιομνημόνευτες ταινίες.
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.Năm 12 tuổi Laborit bị mắc bệnh lao.
Halen Uykusuz Dergisinde çalışmalarını sürdürmektedir.なお、雑誌の休刊後も続投している。
Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.主に統合失調症、躁病の治療薬として用いられる。
Uykusuzlukla nasıl başa çıkacağımı bana söyle.どうしたら不眠症を治せるのか教えてください。
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.三哥在12 岁因心脏有孔逝世。
Uyku EEG`si çekimi için, hasta kişinin 24 saat uykusuz kalması gerekebilir.DSPS患者不能轻易的强迫自己早睡。
12 yaşından beri kronik uykusuzluk sorunu var.הוא סבל מנדודי שינה כרוניים מאז שהיה בן 12.
A Haber'de Uykusuz Her Gece programında sunmuştur.בלילה נראה ה' אל שלמה בחלום.
Film hakkında konuşurken "Daha önce hiç bu kadar uykusuzluk çekmedim...כשראיתי את הסרט חשבתי שמעולם לא ראיתי משהו יותר אמנותי".
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.30 álmatlan éjszaka után föladta, és korrigálta az osztályzatot.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.30일을 잠 못이루고 나서야 결국 이 선생님이 뜻을 굽히고 성적을 올려주게되었습니다.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Après 30 jours de nuits sans sommeil, elle a fini par capituler, et a rehaussé la note.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Despues de 30 dias de noches sin dormir finalmente se rindió, y le subió la nota.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Dopo 30 notti insonni, aveva deciso di capitolare e di alzare il voto.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.După o lună de nopţi nedormite a renunţat într-un sfârşit, şi a mărit nota la loc.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Na 30 slapeloze nachten heeft ze toegegeven en het cijfer verhoogd.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Nach 30 schlaflosen Nächten gab sie dann schließlich auf und verbesserte die Note.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Po 30 dňoch bezsenných nociach nakoniec kapitulovala a zvýšila stupeň známky.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Po 30 probdělých nocích konečně ustoupila a zvýšila zpětně známku.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Po miesiącu nieprzespanych nocy w końcu się poddała, i podwyższyła ocenę.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Sau 30 đêm mất ngủ, cô ấy cuối cùng kết thúc vụ việc bằng cách nâng điểm.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.Μετά από 30 ημέρες αϋπνίας, τελικά συνθηκολόγησε και ανέβασε το βαθμό.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.После месяца бессоных ночей она все-таки сдалась и исправила оценку.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.След цял месец безсънни нощи тя най-сетне капитулирала и повишила оценката.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.לאחר 30 ימים של לילות ללא שינה, היא נכנעה לבסוף, והעלתה את הציון.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.بعد ثلاثين يوماً ذات الليالي الطوال، استسلمت أخيراً، ورفعت التقدير.
30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti.彼女は降参して成績を戻しました 「人生は短いから こんなことに関わり合っていられない」
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.A privação de sono é extrema.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Az alváshiány szélsőséges.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Der Schlafmangel ist extrem.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Het slaaptekort is extreem.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.수면부족은 견디기 힘들죠.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.la falta de sueño es extrema.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.La mancanza di ore di sonno è estrema.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.La privation de sommeil est extrême.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Lipsa somnului e extremă.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Nedostatok spánku je extrémny.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Thiếu ngủ cũng là 1 điều khắc nghiệt.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Η στέρηση ύπνου είναι μεγάλη.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Крайністю була також втрата сну.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Липсата на сън беше екстремна.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.Потеря сна - это крайность.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.חוסר השינה הוא קיצוני.
Aşırı derecede uykusuz kalıyoruz.وان نعاني من اضطراب النوم ..